Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı'ndan İstanbul Sözleşmesi feshine destek: “Açın Kur’an-ı Kerim'i okuyun"

Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı Nuri Ünal, Cumhurbaşkanı Kararı’yla feshedilen İstanbul Sözleşmesi’ne ilişkin, “Açın Kur’an-ı Kerimi okuyun. Hadisleri okuyun, İslami sözleri okuyun anlayın. Başka bir şeye gerek yok. Hukukta orada yazılı, kadın hakları da orada yazılı” dedi. Ünal'ın İstanbul Sözleşmesi ile ilgili açıklamasında ayrıca "İsimlerini anmak bile istemediğimiz lgbt v.s bireyler diye tanımlar var. Bunları kabul etmemiz mümkün değildir" ifadeleri yer aldı.

20 Mart 2021 Cumartesi, 16:25
Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı'ndan İstanbul Sözleşmesi feshine destek: “Açın Kur’an-ı Kerim'i okuyun
Abone Ol google-news

Kadına yönelik şiddet her geçen gün artarken  istanbul Sözleşmesi olarak bilinen 'Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi' Cumurbaşkanı Kararı'yla feshedildi. 

Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı Ünal, Cumhurbaşkanı Kararı’yla feshedilen İstanbul Sözleşmesi’ne ilişkin yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi:

“2011 yılı yaz mevsimi başlarında, Mayıs ayında Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi, bilinen adıyla İstanbul Sözleşmesi ismiyle bir metin imzalandı. Güya bu sözleşme ile kadın hakları korunacak, kadına şiddet önlenecekti. Ne oldu sözleşme uygulandığı halde şiddet azalmadı, bitmedi. Tacizler artarak devam ediyor, sözlü şiddet devam ediyor, cinayetlerin ardı yanı bitmiyor hani sözleşmeyi savunanlar bunlardan neden bahsetmiyorlar?”

"İSİMLERİNİ ANMAK BİLE İSTEMEDİĞİMİZ LGBT V.S BİREYLER VAR"

Kadına yönelik şiddetin engellenmesinde İstanbul Sözleşmesi’ni değil dinin esas alınmasını isteyen Ünal, şunları belirtti:

“Bir defa burada Müslüman toplumlara, Türk Milletinin örfüne, geleneğine, göreneğine uymayan ve asla kabul edemeyeceğimiz maddeler de var. İsimlerini anmak bile istemediğimiz lgbt v.s bireyler diye tanımlar var. Bunları kabul etmemiz mümkün değildir, Dinimizde bunların yeri yoktur. Allah insanı nasıl yarattıysa öyle hayatını sürdürmelidir. Tartışılması bile yanlıştır.”

"SÖZLEŞME DEĞİL DİN ESAS"

Halbuki biz bunları 1400 yıl önce aştık, insan hayatının güvencesi Yüce Dinimizdir, Kitabımız Kuran-ı Kerimdir, Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) dir. Müslüman, hem kadına, hem erkeğe, hem hayvana kısacası tüm canlıların hayatlarını her türlü şiddetten, kötülükten koruma altına almıştır. Bunu şimdi şu sözleşmede bu sözleşmede aramaya gerek yok. Açın Kur’an-ı Kerimi okuyun. Hadisleri okuyun, İslami sözleri okuyun anlayın. Başka bir şeye gerek yok. Hukukta orada yazılı, kadın hakları da orada yazılı.

"KADINA ŞİDDETİ DİNİ KURALLARLA AŞALIM"

Tüm bunları bir kenara bırakıyoruz, e İstanbul Sözleşmesi diye bir şey yazalım buna uyarsak her şey düzelir, düzelmiyor işte. Her gün ekranlardan, medyadan okuyoruz, izliyoruz. Gelin kadına şiddeti, tacizi, haksızlığı, hukuksuzluğu dini kuralları yaşatarak aşalım.

Mağdurun korunmasını, zorbalığın engellenmesini, adaleti dinimizde arayalım, tek tek, madde madde yazılı burada. Toplumumuza bunları anlatalım, bilgilendirelim bu şekilde bir farkındalık oluşturarak tüm kötü durumları engelleyebiliriz. Avrupa’ya da Dünya’ya da Kitabımız ile Dinimizle örnek olan biz Müslümanlarız.”