Türk Edebiyatı’nın kayıp gotik romanı!

Kara Karga Yayınları’nın Kayıp Kitaplar Kütüphanesi adlı serisinden okurla buluşan, ilk Türk gotik romanı kabul edilen Canvermezler Tekkesi, edebiyatımızda korku türünde yeni bir keşif. Türk edebiyatında ismi neredeyse hiç anılmayan kayıp bir yapıt. Selim Nüzhet Gerçek’in, 1922’de Fransız yazar Claude Farrere’den uyarladığı, Merve Köken’in günümüz Türkçesine çevirdiği resimli roman ilk kez Latin harfleriyle yayımlanıyor.

07 Mayıs 2021 Cuma, 00:03
Abone Ol google-news

Selim Nüzhet Gerçek’in, 1922’de Fransız yazar Claude Farrere’den uyarladığı, metafizik unsurlarla bezeli Canvermezler Tekkesi, ilk Türk gotik romanı kabul ediliyor.

Halk anlatılarımızın ürpertici birçok ögeyi içermesine, Anadolu’daki cin peri hikâyelerinin halk kültüründe hep var olmasına karşın, Canvermezler Tekkesi’nin farkı, bu kadar net imgelerle kaleme alınmış ilk korku romanımız olması.

Yapıt, gerek mekân kullanımı gerek ele alınan konunun işlenişi gerekse yazarın ayrıntılı biçemiyle korku türünde bir öncü olarak karşımıza çıkıyor.

Romanın adındaki tekke sözcüğüyle yapıta tasavvufi anlamlar yüklendiği düşünülebilir ancak romanı okumaya başladığınızda sözcüğün fantastik bir yüklemeyle ölümsüzlük kast edilerek kullanılmış olduğunu görüyorsunuz.

ÜÇ CANVERMEZİN SIRRI!

Yıl 1913... Kasım ayının bir perşembe günü Kilyos dolaylarında, Belgrad Ormanları kenarında, Ayazma tepeleri civarındaki mezarlığa yakın bir yerde yolunu kaybeden ve zorda kalan başkarakter Ali Nail Bey, gece yarısı kayalık sarp ormanda karşılaştığı seksen yaşlarındaki Mehmet Şerif Efendi adlı bir adamın yardım teklifini kabul ediyor.

Ev sahibi yaşlı adamın, asırlık babası Ali Nail Efendi ve büyük babası Hasan Baki adlı üç yaşlı “canvermez”in sırlarına ortak oluşuyla gelişen olaylar, okura ilgi çekici bir serüven sunuyor.

Şeyhleri Hasan Baki olan “canvermezler”, hipnotize ederek evlerine getirdikleri insanların genç vücutlarından yaptıkları hücre takviyesi ve manyetizmayla ölümsüzlüklerini ölümsüzlük katıyorlar.

Karanlık, gizemli, korkutucu, soru işaretleriyle dolu bir ortamda geçen büyülü atmosfer yanı sıra Ali Nail’in hipnotize olmuş sevgilisi Meliha ve eski köhne mekân her satırda merak unsurunu kamçılıyor.

Mekân, dışarıya kesinlikle kapalı ve korku dolu. Adeta içerideki tüm eşyaya ruh üflenmiş! Karanlık ve alçak tavanlı odalar, sadece birkaç mum ile aydınlatılmış koridorlar, okuru üç yaşlı canvermezin dünyasına çekiyor.

Sayfalar geçtikçe gerilim dolu dakikaların sizi beklediğini, ürpertici bir havada sürükleneceğinizi fark ediyorsunuz. Büyük bir sırrı taşımanın diyetiyle romanı tamamlıyorsunuz.

Canvermezler Tekkesi / Selim Nüzhet Gerçek / Kara Karga Yayınları / 192 s. / 2020.