TÜSİAD'dan '1915' çıkışı

1915’te yaşanan olayların yıldönümü yaklaşırken TÜSİAD ve Boğaziçi Üniversitesi tarafından düzenlenen toplantıda, “Türk tarafı kadar Ermenilerin de korku içinde olduğu” belirtildi.

13 Kasım 2014 Perşembe, 09:40
Abone Ol google-news

Boğaziçi Üniversitesi-TÜSİAD Dış Politika Forumu “1915 Trajedisini Yüzüncü Yılında Tartışmak: Anlam, Hafıza ve Siyaset” başlıklı bir toplantı düzenledi. TÜSİAD merkez binasında moderatörlüğünü Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hakan Yılmaz’ın yaptığı toplantıda Bentley Üniversitesi öğretim üyesi tarihçi Asbed Kotchikian, Paris Sciences Po Üniversitesi öğretim üyesi Michel Marian ve Erivan’daki Küreselleşme ve Bölgesel İşbirliği Analitik Merkezi direktörü Stepan Grigoryan konuşmacı olarak yer aldı.

Açılış konuşması yapan TÜSİAD Yönetim Kurulu üyesi emekli büyükelçi Volkan Vural, “soykırım”ın politik bir terim olduğunu vurgulayarak TÜSİAD’ın bu terimi kullanmaya karşı olduğunu söyledi. Vural, “1915 Ermeni tehcirini tanıyoruz ve anlıyoruz. Bu konu bir insanlık sorunu olarak görülmeli. Sorunun doğru bir şekilde çözülmesi Türkiye ile Ermenistan’ın birlikte adım atmasından geçiyor” dedi.

Küreselleşme ve Bölgesel İşbirliği Analitik Merkezi Direktörü Stepan Grigoryan ise Ermenistan halkının Türkiye-Ermenistan arasındaki normalleşme sürecinden ve 2015 yılından beklentilerini aktararak, “Abdullah Gül ve Serj Sarkisyan’ın devam ettirmeye çalıştıkları normalleşme sürecinin sekteye uğraması Ermeni toplumunda şüphe yarattı” diye konuştu.

“Ermeni Tabusu Üzerine Diyalog” kitabının yazarı da olan öğretim üyesi Michel Marian da, konuşmasında “2015 yılının hem Ermeniler, hem de Türkler için doruk noktası olacağını ve iki tarafın da bu tarihten korktuğunu” ifadelerini kullandı. Marian, “Türk tarafı 2015’te çıkabilecek sesleri duymaktan korkarken Ermeni tarafı 2015 sonrasında ikna olmamaktan ya da bir kazanıma sahip olmamaktan korkuyor” sözlerine yer verdi.

“1915 olaylarından bahsedilirken soykırım kelimesinin kullanılmasını Ermenilerin kelimeye duygusal olarak bağlı olmasıyla” ilgili olduğunu belirten Marian, tarihe bakıldığında Türklerin ve Ermenilerin hem birbirine paralel, hem de birbirinden farklı hafızalarının olduğunu sözlerine ekledi. Marian, yaşanan bu durumu “Başlangıçta iki taraf da unutmak isteyerek paralel hafızaya sahipti. Ancak İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra soykırım kavramı ortaya çıktı ve Türk tarafının reddetme süreciyle birlikte hafızalar farklılaşmaya başladı” sözleriyle değerlendirdi.

Kotchikian ise, Türkiye-Ermenistan ilişkileri için “kaçmış fırsatların hikâyesi” ifadesini kullanarak, “Eğer on sene öncesinde Türk hükümetinin danışmanı olsaydım ‘soykırımı tanıyın’ derdim. Çünkü diaspora ne yapacağını bilmiyordu, ama artık daha planlılar” dedi.