Uludağ'da her vadiye bir verici çağrısı

Uludağ Dağcılık Kulübü üyesi İsmet Şentürk, amatör dağcıların sık sık kaybolduğu Uludağ’ın kör noktalarına verici kurulması gerektiğini söyledi.

06 Şubat 2020 Perşembe, 14:39
Abone Ol google-news

Uludağ’da 2 dağcının kaybolması ve cesetlerinin bulunmasının ardından bölgede baz istasyonunun yeterli olmadığı belirtildi. Uludağ Dağcılık Kulubü (ULUDAK) üyesi İsmet Şentürk,“Uludağ’ın bazı bölgelerinde cep telefonları çekmiyor. Devletin ve GSM şirketi yetkililerinin bölge ile ilgili can kayıplarını önlemek için mutlaka yapabilecekleri şeyler var. İlk olarak her vadiye bir verici konulursa sorun çözülebilir” dedi. 

Aralık ayında Uludağ Milli Parklar Bölgesi’nde amatör dağcılar Efe Sarp (37) ve Mert Alpaslan (31), gerçekleştirdikleri yürüyüşte kaybolurken, 17 gün sonra iki dağcının cansız bedeni bulundu. Baz istasyonlarının yetersiz olduğu gündeme gelirken, yapılan incelemeler sonucunda dağcıların çeşitli acil durum hatlarını aradıkları ancak bölgede telefonların çekmemesi nedeniyle ulaşamadıkları tespit edilmişti. Kayıp iki dağcının cansız bedenine ulaşan ekipte yer alan  Uludağ Dağcılık Kulubü (ULUDAK) üyesi İsmet Şentürk bölgede bazı noktalarda cep telefonlarının çekmediğini belirterek, “Mert’in eşi telefonlarından arama yaptıklarını ancak kendilerine ulaşamadıklarını söylemişti. Uludağ’ın bazı bölgelerinde telefon çekmiyor. Devletin de yetkililerin de bu bölge ile ilgili can kayıplarını önlemek için mutlaka yapabilecekleri şeyler var. Örneğin ilk olarak diğer ülkelerde olduğu gibi her vadiye bir verici konulursa sorun çözülebilir. Kör nokta bırakmadan olabildiğince her yerin sinyal alması sağlanmış olur” dedi.

“YANIT ALAMADIK”

Telefonların çekmediği alanlara baz istasyonu kurulması için çalışma yaptıklarını ancak bir sonuç alamadıklarını kaydeden Şentürk, “Ülkemizde çevre konusunda birlikte hareket edebileceğimiz hiçbir kurum yok. Uludağ’da telefonun çekmediği o kadar çok alan var ki. Bir çok kez başvuruda bulunduk ama yanıt alamadık” diye konuştu. Baz istasyonlarının yanında farklı tedbirlerde alınabileceğini anlatan İsmet Şentürk, “İnsanların nasıl ve nerede kayboldukları hakkında bir raporlama yapılarak, bu yerleri belirleyip istatistikler ile ortaya konulmalı. Örneğin bölgede güneş enerjisinden faydalanarak ışık yansıtıcı kılavuz direkler kurulabilir” ifadelerini kullandı. Şentürk, pusulaların ve elektronik aletlerin kötü hava şartlarında yanıltıcı olabildiğini uydudan sinyal alınamadığı için yönü şaşırtabildiğini söyledi. 

“GERÇEKÇİ ÇÖZÜMLER ÜRETİLMELİ” 

Kayıp olaylarının yaşandığı alanların istatistiksel verilerinin çıkartılarak net biçimde belirlenmesi gerektiğini vurgulayan İsmet Şentürk şunları söyledi; “O alanlar zaten çok büyük alanlar değil. İnsanlar kötü hava koşullarında belirli bir yere kadar gidebiliyorlar. Bu alanlar üzerinde çeşitli doğa olaylarına karşı dayanıklı direkler dikilerek kılavuz hat oluşturulabilir. İnsanlar bu hattı takip ederek otellerin olduğu bölgeyi bulabilirler. Çok ucuz, basit ve yararlı bir yöntem olabilir. Kolluk kuvvetlerinin veya yetkililerin dağa çıkmayı yasaklamak yerine farklı çözümleri hayata geçermesi gerekiyor. Doğa sporlarını, dağcılık yapan insanları engelleyerek, insanların kendilerini geliştirmelerine mani olmak anlamsız. Bunun yerine insanları bilinçlendirmek daha yararlı olacaktır. Yasaklar yerine tedbirler ile insanların hayatları kurtarılır.”

Yaşamını yitiren dağcı Mert Alpaslan’ın eşi Burcu Alpaslan da sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile “Mert ilk gün 13.30’dan itibaren defalarca kolluk kuvvaetlerini ve sağlık ekiplerini aramış. Ancak hiçbiri düşmemiş. bu kadar vakaya karşılık böyle bir turistik bir dağa ek bir baz istasyonu kurulsaydı o şimdi yanımda olabilirdi. İlla ölelim mi” diye tepki gösterdi.