Uluslararası Güvenlik Analisti Dr. Ataç, Fransa Cumhurbaşkanı’nın çıkışını yorumladı

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Türkiye’yi “imparatorluk fantezisi kurmakla” itham etti. Uluslararası Güvenlik Analisti Dr. Ataç, “Macron, imparatorluk artığı kimi hezeyanlarıyla büyük güç olma hayali içinde. İşte bunun adı Napolyon Sendromu’dur” ifadelerini kullandı.

05 Eylül 2020 Cumartesi, 06:00
Uluslararası Güvenlik Analisti Dr. Ataç, Fransa Cumhurbaşkanı’nın çıkışını yorumladı
Abone Ol google-news

Uluslararası Güvenlik Analisti Dr. Kaan Kutlu Ataç, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Doğu Akdeniz’de gerilimi yükseltmesine ve Türkiye’yi, “imparatorluk fantezisi kurmakla” suçlamasına tepki gösterdi. Cumhuriyet’e açıklama yapan Ataç, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki mücadelesine dikkat çekerek, şunları söyledi: “Bölgede varlık sürdürmek ve hayatta kalmak için ekonomik, askeri, siyasi, ideolojik alanlarda güçlü olmak yeterli değil, çok güçlü olmak gerekiyor. Bu da sert bir mücadele alanı yaratıyor. Türkiye, siyasi bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü böylesi sert bir coğrafyada emniyete almak istiyor. Türkiye, bunu yaparken de sıklıkla vurguladığı gibi güvenlik alanını başkalarının aleyhine genişletmiyor, böyle bir politikası da yok, zaten ihtiyacı da bulunmuyor. Hakkını savunuyor. Türkiye’nin imparatorluk gibi bir hayali yok. Bu, ‘yeni Osmanlıcılık’ oryantalist bir Batı okumasıdır. Türkiye’nin doğası, sınırların ötesindeki güç algısına dayanır. Çünkü her ülke gibi milli çıkarlarını sınırları ötesinde araması gerekir. Coğrafyadan dolayı, Türkiye’nin yakın tehdit unsurları komşusunda değil, yakın coğrafyası içindedir. Akdeniz, Libya, Körfez buna örnektir” dedi.

‘HAYALİ SÜRGÜNDE BİTTİ’

“Ancak Türkiye’nin bu çabası bölgede emperyal geçmişin hayalini kuran kimi başkentlerde rahatsızlık yaratıyor” diyen Ataç, şu değerlendirmelerde bulundu: “Coğrafya dar olduğu için de gerginlikler ateşin altındaki düdüklü tencerenin basıncını yükseltiyor. Paris’in imparatorluk hevesiyle Avrupa ekseniyle oynayabileceği günler Kuzey Amerika’daki 2 milyon 100 bin kilometrekarelik Louisiana’yı 1803’te ABD’ye sattığı gün başladı. Sabık İmparator Napolyon’un 1821’de, dünyanın en ücra köşelerinden olan Birleşik Krallık’a ait 128 kilometrekarelik Saint Helene’de ‘sürgünde’ ölmesiyle bitti. Macron da, imparatorluk artığı kimi hezeyanlarıyla büyük güç olma hayali içinde. İşte bunun adı Napolyon Sendromu’dur. Türkiye’yi hayalcilik ve imparatorluk günlerine özlemle suçlayan bir insanın oturup Napolyon’un hayaline bakmasına gerekir. Fransa, Suriye ve Lübnan’daki manda yönetimlerinde ciddi bir prestij ve kuvvet kaybına uğraması oldu. Buralarda güç kaybeden Macron, büyüklük gücünü başka şekilde yaşamaya çalışıyor. Ancak Türkiye Cumhuriyeti, Fransa’nın 19. yüzyıldaki sömürü günlerini arayacağı adres değildir.”

‘KUM ÇÖLÜ YUTAR’

Macron’un Hizbullah’la görüşmesine de değinen Ataç, “Türkiye’nin hassas olduğu konularda Bağdat’ta görüşme yapması, Irak Kürdistanı ile Erbil’de görüşmesi yanlış ve tehlikeli bir mesaj tekniğidir. Macron’un, temas ettiği kişilere çok dikkat etmesi gerekiyor. Unutmasın ki Ortadoğu ve Kuzey Afrika çöllerinde gömülmüş bir Fransa İmpataroluğu var. Bu süreç Macron için iyi işlemez. Ülkesindeki iç siyasete oynuyordur, buna kimsenin itirazı yok. Ama Ortadoğu coğrafyasında Arap’la düşüp kalkmanın bedeli farklıdır. Kum çölünde başka şeyler döner. Orası herkesi yutar” dedi.