Unutamadığım Aziz Nesin: Onunla eylem arkadaşı olmak bir ayrıcalıktı

Aziz Nesin... Müstesna bir adam. Herkes özgündür. Fakat Aziz Nesin’in özgünlüğü ayrıca kendine özgüdür.

30 Haziran 2021 Çarşamba, 14:21
Abone Ol google-news

Sanki şu anda da yanıbaşımızda gibi.

Konuşuyor. Ülkedeki sıkıntılardan birini dile getiriyor.

Düşünceli. Ciddi. Konuşmasını arada bir esprilerle sürdürüyor. Fakat bunlar gülünsün diye yapılan espriler değil. Daha çok bir çelişkinin, bir sorunun daha belirgin kılınması için yapılan bir benzetme, bazen bir sözcük oyunu.

Zaten mizahı da öyle değil midir? Daha önce de yazmıştım, örneğin “Bir Sürgünün Anıları” güldürür gibi yaparken ağlatır.

Müstesna bir adam. Herkes özgündür. Fakat Aziz Nesin’in özgünlüğü ayrıca kendine özgüdür. Ben bir arının peteğinin her zerresini işlemesi gibi her saniyesini onun kadar özenle, çalışkanlıkla dolduran bir başka kişi tanımadım.

2 Temmuz’a yaklaşıyoruz.

Yanmakta olan otelin duvarına dayanmış merdivenden inerkenki unutulmaz fotoğraf.

Oradan düşmeden inebilmesi bir mucize.

Cehennemden bir tablo.

Bu, insanların yarattığı cehennem.

Ya da insansıların diyelim. Henüz insanlaşamamış olanların.

Oraya gerçekten insan olmanın nasıl bir şey olması gerektiğini anlatmaya gitmişti.

Akılla, sağduyuyla, iyilikle anlatmaya.

Karşısındaki çıldırmış, sapkın güruh, yüzlerce, binlerce yılın molozlarıyla kaplı bir toplumsal bilinçaltı, katletmek, yok etmek için saldırıyor.

O cehennemden sağ çıkabilmesi bir başka mucize...

Gelmiş, geçmiş, gelecek aydınlanma tarihimizin en mucize adamlarından biri.

Yenilikçi, cesur, pervasız, sabırlı ama kararlı, öngörülü, önsezili...

Kökten dincilik belasını hepimizden, herkesten önce gördüğüne ve bir an geçirmeksizin kolları sıvadığına kuşku yok. Yazarlar Sendikası’nda, yurtiçi ve yurtdışı toplantılarda yan yana olduk. 

Bulunduğu her yerde güçlü ağırlığı hep duyumsansa da aynı anda her yerde olan, ele avuca sığmayan adam.

Oğlu yaşında bir kardeşi olarak onunla eylem arkadaşı olmak bir ayrıcalıktı.

Her zaman aynı görüşte miydik?

Yöntemde farklılıklar olabilse de genelde evet.

Fakat şöyle ya da böyle, bu gibi şeylerin Aziz Nesin için pek fazla önemi yoktu.

O tek başına ya da başkalarıyla, bildiği yolda, hedefine dosdoğru ilerleyen adamdı.

Ve bir yalnız adamdı bence.

Özel yaşamında da toplumsal savaşım alanında da. İç dünyasında gizli kederleri olduğundan kuşku duymam. Arkadaşlık ilişkilerinde de.

Fakat bütün kırgınlıklarını aşmanın çaresini bulmuştu: Çalışmak ve eylem...

Yaşamı ve yapıtı her alanda büyük çalışmaların konusu olmayı bekliyor...