Ustalar Selanik’teydi

17. Selanik Belgesel Film Festivali: 21. Yüzyılın Görüntüleri etkinliği iki usta belgeselcinin toplu gösterimlerini gerçekleştirdi: Avusturyalı Hubert Sauper’le Romanyalı Alexandru Solomon. Konuk ustalar izleyiciye belgesel sinemayla igili düşüncelerini aktardılar.

03 Nisan 2015 Cuma, 18:07
Abone Ol google-news

Sauper, belgeselcilerin insani tutkular ve olaylarla dinamik biçemde iletişim kurma ayrıcalığına, halkın sorunlarıyla içten bir bağ kurma özelliğine sahip olduklarını belirtti: ”Günümüzde kurgusal olmayan görüntülerin bombardımanı altındayız. TV’da, internette ürkütücü bir uyarı saldırısı var” diyen Sauper Afrika ve Avrupa tarihinin iki ayrı yüzü olduğunu, bunun da köle ticareti, sömürgecilik şimdi de küreselleşme evrelerini kapsadığını, bunları da Avrupa’nın, Batı dünyasının yarattığını vurguladı. Tanzanya’daki Victoria gölünün 60’lardan bugüne ekonomik, sosyal, çevresel etkilerini tartıştığı Darwin’s Nightmare’de silah ticaretinin ve balık endüstrisinin ters yönlerde ilerlediğini söyleyen sinemacı çekimlerde ölüm tehditleri aldığını da ekledi. Güney Sudan’ın yeni sömürgecileri, BM barış askerlerini, Çinli petrol işçilerini, Amerikalı evangelistleri, Sudanlı savaş lordlarını anlattığı We Come as Friends’te kara bir şakanın yinelendiğini belirterek “Afrikalıları birbirlerini öldürmekle, uygar olmamakla suçluyor, BM’in araya girmesini istiyoruz oysa ki bu savaşı başlatanlar petrol şirketleri” dedi.

Belgeselde etik yaklaşımın karmaşıklığına değinen, ‘zaman bombaları’ olarak adlandırdığı dehşet verici görüntüleri son kurguda çıkardığını, yüzlerce gazeteci dostunun bağlı oldukları medya grubunu hoşnut etmek, reyting almak için ödün verdiklerini açıklayan Sauper “Günümüzde yaratıcı belgesel artık özgür düşüncenin en son kalesi. İstediğimi söylemekte özgürüm” dedi.

Komünist dönemde belgesellerin propaganda araçları olduklarını, Çavuşesku’dan sonra değiştiklerini, yaratıcıların zorlandıklarını, gözlem belgeseli gibi yeni türlerin oluştuğunu, sosyal temaların işlendiğini söyleyen Solomon, yapıtlarında geçmişle geleceği harmanladığını, geçmiş olayların bugünü, geleceği etkilediklerini irdeledi: ”Belgeselde kurgusal element hep vardır. Objektif oldukları düşünülür oysa ki değillerdir. Kurgu ve belgesel iletişim araçlarıdır. Romen sinemasında, tiyatrosunda belgesele yakın bir yaklaşım var” diyen Solomon, Cold Waves’te Soğuk Savaş döneminde Özgür Avrupa Radyosu’nun propaganda aracı olarak kullanıldığını belirtti: “Amerikan hükümeti radyoyu sömürdü. Radyonun hem haberleşme hem de propaganda olarak kullanılmasındaki ikilemi yansıttım. Eski kuşak sesleri severdi, yeni kuşaksa imajla çok ilgili. Radyo, görüntü bombardımanı yapan TV’dan daha ılımlı, daha sosyal bir araç”. Bilim, ütopya, sonsuz yaşam, insan yaşamını mükemmeleştirmeye dair bir belgesel hazırlayan Solomon “Ütopik tıptaki Rus geleneğini, Darwin kuramına göre insan ırkının kusursuzlaşmasını sunacağım” dedi.

Ebeveynlerinin Tyrol’deki evinde kalan savaş pilotlarının içinde büyüyen Sauper, Vietnam Savaşı’nda 12 milyon insana napalm bombası atan pilotlarla ilgili konulu bir film hazırlıyor.