Uzmanlara göre uğraşmaya değmeyecek 6 koronavirüs önlemi

Halk sağlığı uzmanları, koronavirüsün nasıl yayıldığı hakkında daha fazla şey öğrendi ve bazı önlemlerin muhtemelen uğraşmaya değmediği açıklık kazandı.

09 Eylül 2020 Çarşamba, 10:23
Uzmanlara göre uğraşmaya değmeyecek 6 koronavirüs önlemi
Abone Ol google-news

North Carolina Üniversitesi’nde salgın hastalık uzmanı olan Rachel Graham’a göre, mektupları veya paketleri açmadan önce günlerce bekletmek, çok büyük ihtimalle gereksiz bir şey.

“Gelen postaları karantina etmekle hiç uğraşmadım” diyor.

İşte, Graham ve diğer uzmanlara göre uğraşmanıza gerek olmayabilecek altı koronavirüs önlem

1. Dükkanlarda eldiven giymenize gerek yok

ABD Hastalık Denetim ve Önleme Merkezleri’ne (CDC) göre koronavirüs, bulaşlı yüzeylerden kolayca yayılmıyor. Fakat bir insan, üzerinde virüs parçacıkları bulunan bir yüzeye dokunur ve sonrasında ağzına, burnuna veya gözlerine dokunursa hastalık kapabilir.

Eldiven giymek (tek kullanımlık veya diğer çeşit), ellerinizi dükkandaki muhtemel bir bulaşmadan korumanın kolay bir yolu gibi görünebilir. Fakat CDC, gündelik işlerde eldiven önermiyor.

San Francisco California Üniversitesi’nde bir salgın hastalık uzmanı olan Paul Volberding, “Bir dükkana gittiğimde eldiven giymiyorum ancak gitmeden önce ve geldikten sonra ellerimi yıkıyorum” diyor.

Hatta bazı uzmanlar eldiven giymenin, alışveriş esnasında insanlara sahte bir güvenlik hissi sağlayabileceğinden endişeli.

Amerika Bulaşıcı Hastalıklar Derneği’nde bir salgın hastalık uzmanı olan Ravina Kullar, geçen ay New York Magazine dergisine konuşarak, “İnsanlar eldivenleri sihirli değnek zannediyor ama değiller. Bunlar başka bir bulaşma kaynağı” diyor.

Eldivenler ile birlikte, “yüzünüze daha sık dokunmaya yatkınlık gösterebileceğinizi” ekliyor.

2. Gıda ambalajlarını (donmuş veya başka türlü) dert etmeyin

Ağustos ayında Çinli yetkililer, donmuş gıda ambalajlarında koronavirüs izleri bulmuşlar.

Fakat Dünya Sağlık Örgütü’nün Sağlık Acil Durum Programı idari yöneticisi Michael Ryan’a göre o bulgular, muhtemelen endişe edilecek şeyler değil.

Geçen ay basına bilgi veren Ryan, “İnsanlar gıdalardan, gıda ambalajlarından, işlenen gıdalardan veya gıda siparişinden korkmamalı” diyor.

Maine Üniversitesi’nde kimya ve biyomedikal mühendisi olan Caitlin Howell, virüsün donmuş gıdalarda muhtemelen hayatta kalamadığını söylüyor.

“Mümkün olabilir ancak virüs, insan vücudu dışında pek dayanıklı değil” diyor ve ekliyor: “virüsü dondurmak veya dolaba koymak, bulaşıcı kaldığı süre miktarını uzatmaya yardımcı olabilir. Et paketleme tesislerindeki salgınların bu yüzden bu kadar sık gerçekleştiğini düşünüyoruz. Fakat yüzeyler yoluyla gerçekleşen bulaşma, hâlâ nadir görünüyor; bu yüzeyler donduğu veya soğutulduğu zaman bile.”

Arizona Üniversitesi’nde bağışıklık bilimci olan Elizabeth Connick, The Washington Post gazetesine konuşarak donmuş veya başka tipteki gıda paketlerini dezenfekte etmediğini ve yıkamadığını söylüyor.

“Bunu yaklaşık bir hafta yapmıştım. Ardından, eğer virüs bu şekilde yayılsaydı daha fazla vaka olacağına karar verdim. Bu paketlerde pek virüs bulunduğunu sanmıyorum” diyor Connick.

3. Kütüphane kitaplarını üç gün karantinaya almak çok fazla

Virüsün nesneler üzerindeki ömrü, malzemenin tipine göre değişiyor: Yapılan bir çalışmada, virüsün kağıttan veya yazdırma kağıdından üç saatte ayrıldığı bulunmuş.

Bu durum göz önüne alındığında, diyor Graham; kütüphanelerin kitapları yeniden dolaşıma sokmadan önce karantinaya alma yönünden pek endişelenmesine gerek yok.

Haziran ayında yürütülen araştırmada, yaygın kütüphane malzemelerindeki virüs parçacıklarının üç gün sonra kaybolduğu gösterilmiş.

Bilim insanları virüsün, ciltli ve karton kapaklı kitap kapaklarının yanısıra; kapalı bir kitabın içerisindeki kağıt sayfalarda, koruyucu kitap kaplarında ve plastik DVD kutularındaki ömrünü test etmiş.

Sonuçlar, virüsün bir gün sonra kitap kapaklarından ve DVD’lerden gittiğini göstermiş. Üç gün sonra, bir kitabın içerisindeki kağıtta ve koruyucu kitap kaplarında tanınmaz haldeymiş.

“Bu yüzden üç günden fazla beklemek, biraz aşırı tedbirli olmaktır” diyor Graham.

4. Gelen postayı karantinaya almanıza hiç gerek yok

Graham, tek bir mektubun üzerinde sizi hasta edecek kadar virüs parçacığı bulunmasının “hayret verici” olacağını söylüyor. Bu yüzden posta kutunuzun içindekileri karantinaya almak, çok büyük ihtimalle gereksiz bir şey.

Üstelik mektupların içinde bulunduğu posta kutusu, yaz sıcağında sık sık fırın gibi oluyor. Graham’a göre bu sıcaklık, muhtemelen virüs varsa bile onu kurutuyor ve bulaşıcılığını kaybettiriyordur.

5. Temizlikçiler ve tamirciler evinize gelebilir

Salgının başlangıcından beri insanlar, evlerine ziyaretçi getirmekten kaçınıyor. Fakat çoğu uzman, temizlikçilerin ve tamircilerin ara sıra eve gelmesinde bir sakınca olmadığını söylüyor.

ABD Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü başkanı Anthony Fauci, The Post gazetesine konuşarak, evine her iki haftada bir temizlikçi geldiğini söylüyor: “Evde olduğu sırada sürekli maske ve eldiven takıyor” diyor.

Connick ve Fauci, kuaförlerini de eve çağırıp hızlı bir saç traşı yaptırdıklarını söylüyor.

6. Havuzda yüzmenin sakıncası yok

Havuzların Covid-19 merkezi haline gelme ihtimali düşük çünkü koronavirüs suyla yayılmıyor; özellikle de klorlanmış havuzlarda yayılmıyor çünkü bu kimyasal, CDC’nin söylediğine göre “sudaki virüsü etkisiz hale getirmeli”.

Michigan Üniversitesi’nin Halk Sağlığı Fakültesi’nde salgın hastalık uzmanı olan Joseph Eisenberg, “Genel olarak, solunum patojenleri suda yaşayamaz” diyor.

Üstelik, koronavirüs solunumsal bir virüs olduğundan; bu virüsü kapmak için genelde onu solumak gerekiyor, yutmak değil diye ekliyor Eisenberg. Bu yüzden yüzmek, nispeten güvenli.

Fakat Vanderbilt Üniversitesi’nde önleyici tıp profesörü olan William Schaffner, soyunma odalarından kaçınmayı öneriyor.

“Giysilerinizi değiştirirken maske takın; girin ve çıkın” diyor ve ekliyor: “içerideki insanlarla uzun süre yakın temas etmekten kaçınmalısınız.”

Kaynak: popsci.com