Veliler endişeli: Özel okullar zam yapmasın

Özel okulların önümüzdeki öğretim yılı için eğitim ücretlerine yapacakları zam oranları velileri kara kara düşündürüyor.

15 Şubat 2017 Çarşamba, 21:13
Abone Ol google-news

Türkiye’de ekonomide yaşanan dalgalı görünüm ve kriz beklentisinin özel okulları da etkilemesi bekleniyor. Dolarda, özellikle 2017 başında yaşanan artışla birlikte kurun 3.90 TL.’ye kadar çıkması velileri önümüzdeki yılın özel okul ücretlerine yapılacak zam konusunda endişelendirdi.

Özel Okullar Yönetmeliği’ne göre okullar ücret artışlarını belli bir oranın üzerine çıkaramıyor. Bu oran da ÜFE+TÜFE/2+5 formülü ile hesaplanıyor. Enflasyon rakamları dikkate alındığında bu yıl özel okullar en çok yüzde 16 civarında bir zam yapabilecek. Ancak okulların üst sınırda bir zam uygulamayacağı ve ortalama yüzde 10 civarında bir zam yapacağı tahmin ediliyor.

Yüzde 10 civarında bir ücret artışı yapılması halinde Robert Kolej’in 2016- 2017 için 92 bin TL olan yatılı eğitim ücreti, yıllık 100 bin TL’yi geçecek. Yine yıllık 56 bin TL. olan Üsküdar Amerikan Lisesi’nin yıllık eğitim ücreti ise 60 bin TL. sınırına dayanacak. Yıllık ortalaması 38 bin TL olan Fransız okullarının ücretlerinin ise tahmin edilen zam oranını uygulamaları durumunda 50 bin TL. sınırına dayanması bekleniyor. İstanbul’daki en ucuz okullar 15 bin TL seviyesinde bir yıllık ücrete sahipken, önümüzdeki yıl ortalama bir özel okulun yıllık ücretinin 30 bin TL sınırında olması bekleniyor.

Özel Okullar Derneği Başkanı Cem Gülan, birçok okulun yüzde 16 oranında zam yapmayacağını belirterek, “Yönetmelik belli. Özel okulların birçok masraf kalemi dolar üzerinden ama dolar arttı diyerek o artış oranında zam yapmaları mümkün değil” dedi.

Çocuklarını özel okullara gönderen velilerin ekonomik kriz sırasında birçok masrafı kıstığını ama “çocuğum eğitiminden geri kalmasın” düşüncesiyle okul ücretini ödemeye devam ettiğini belirten Gülan, sözlerini şöyle sürdürdü;

“Özel okullardaki kayıt talepleri, ekonomik krizden aynı paralelde etkilenmiyor. Veliler çocuklarının eğitimini mutlaka devam ettirme eğiliminde oluyor. Bunun için de birikimlerini kullanıyorlar. Eğer birikimleri yoksa da anneanneler ve dedeler devreye giriyor.”

Son günlerde kendilerine ücret artışlarına engel olmaları yönünde talepler geldiğine değinen Gülan, dernek olarak okulların belirledikleri ücret artışlarına karışmadıklarını söyledi. Okulların da bu dönemde velileri mağdur etmek istemeyeceklerini düşündüğünü belirten Gülan şunları söyledi:

“Okullar yatırım kalemlerini beklemeye alabilirler. Sıra, tahta veya tablet alınacaksa veya bina bakımı yapılacaksa, krizin geçmesi beklenebilir. Ancak bunu eğitim kalitesine yansıtacaklarını düşünmüyorum. O da bünyelerindeki öğretmeni enflasyona yenik düşürmeyerek olur. Bunu da sağlayacaklardır.”

Teşvik yetmez

Çocuğunu özel okula gönderen velilerin son yıllarda ücretleri ödemekte büyük zorluk çektiğini anlatan Feray Aytekin Aydoğan ise özel eğitim teşviklerinin başta bir talep artışı yarattığını, ama özel okulların fiyat artışı sonrası bu teşviğin de anlamı kalmadığını söyledi. Aydoğan, sözlerini şöyle sürdürdü;

“Aslında bu talep artışının altında, devlet okullarındaki 4+4+4 eğitim politikası yatıyor. Veliler, çocuklarını devlet okullarından kaçırmak için neredeyse bütçelerinin yarısını eğitim için harcar hale geldi. Talep artışı sebebiyle teşvik sayıları da sınırlı tutuluyor. Birçok arkadaşımız, devlet memuru veya dar gelirli olmasına karşın teşvikten yararlanamadı.”

Önümüzdeki yıl için İstanbul’daki en düşük okul ücretinin 15 - 18 bin aralığında olacağını belirten Aydoğan, “Bahsettiğim okullar zaten bahçesi, eğitim gereçleri, çevre düzenlemesi olan kurumlar değil. Apartmanlara kurulmuş okullar. Önümüzdeki yıl bu okullar bir de varolan yatırımlarından tasarrufa gidince, eğitim kalitesi iyice düşecek” dedi.