1962 Dünya Kupası: Santiago Savaşı ve Brezilya'nın Zaferi
Cumhuriyet Podcast’in Dünya Kupası tarihi serisinde bu bölümde, 1962 yılında Şili'nin ev sahipliğinde düzenlenen ve futbol tarihine "en sert turnuva" olarak geçen organizasyonu ele alıyoruz.
1958 Dünya Kupası: Pele'nin doğuşu, kırılamayan rekorlar ve trajediler…
Cumhuriyet Podcast’in Dünya Kupası tarihi serisinde bu bölümde, Brezilya'nın dünya futbolundaki hakimiyetini başlatan ve efsanevi Pele'nin adını tüm dünyaya duyurduğu 1958 İsveç Dünya Kupası'nı inceliyoruz.
Futbol yorumcusu Hüseyin Kıyıcı: 'Çeyrek finali görmeliyiz'
Dünya Kupası heyecanının başlamasına sayılı günler kala futbol yorumcusu Hüseyin Kıyıcı ile bir araya geldik. 24 yıl sonra katıldığımız kupada başarabileceklerimizi, kupanın favorilerini konuştuk. Kıyıcı ayrıca futbolun zorlu bir sürece yaklaştığını ve Z kuşağının 90 dakika maç izlemekte zorlandığını söyledi.
1950 Dünya Kupası: 12 yıllık sessizlik, Hindistan'ın çıplak ayakları ve Maracanazo faciası
Cumhuriyet Podcast’in Dünya Kupası tarihi serisi, İkinci Dünya Savaşı’nın yarattığı 12 yıllık zorunlu aranın ardından düzenlenen 1950 Brezilya Dünya Kupası ile devam ediyor. Savaş sonrası yaralarını sarmaya çalışan dünyada futbol, hem umudun hem de büyük trajedilerin sahnesi oldu.
Savaşın Gölgesinde Bir Turnuva: Hitler, Kara Gömlekliler ve 1938 Dünya Kupası
Cumhuriyet Podcast’in Dünya Kupası tarihi serisi, İkinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde, faşizmin gölgesinde oynanan 1938 Fransa Dünya Kupası ile devam ediyor.
Okumanın yeni vitrini: Kitap okumak yeniden 'cool' oldu
Kitap, ekran çağında yalnızca geçmişten kalan bir alışkanlık değil. Yeni kuşağın anlam, kimlik ve yavaşlık arayışının en görünür sembollerinden birine dönüşüyor. Ancak bu yükselişin yayıncılık ekonomisine ne kadar yansıdığı hâlâ tartışmalı...
1934 Dünya Kupası: Mussolini'nin gövde gösterisi ve futbolun karanlık yüzü
Dünya Kupası tarihi serisinin yeni bölümünde, futbolun sadece masum bir oyun olmaktan çıkıp siyasi bir propaganda aracına dönüştüğü 1934 Dünya Kupası mercek altına alıyoruz.
Futbol tarihinin ilk Dünya Kupası: 1930 Uruguay'da neler yaşandı?
Cumhuriyet Podcast’in yeni serisi "Dünya Kupası Tarihi", futbolun küresel bir fenomene dönüşme serüvenini mercek altına alıyor. Cumhur Önder Arslan ve Deniz Ülkütekin'in hazırlayıp sunduğu serinin ilk bölümünde, 1930 yılında Uruguay’da düzenlenen ve ilginç hikâyelere sahne olan ilk Dünya Kupası konuşuldu.
Bozkırda bir iktidar kavgası
Bir süredir İsianbul sokaklarında dikkat çeken “Adayımız Payidar Muhtar: Az laf çok gönül” başlıklı afişlerin arkasında bir tiyatro oyunu var. “Bozkır” isimli oyunda Doğukan Polat sahnede tek başına Payidar Muhtar karakterine yaşam veriyor. Anadolu’nun bozkırında bir yerde, kaybettiği siyasi gücü yeniden kazanmaya çalışan karakterin öyküsü günümüz Türkiye’sinin siyaseti ve toplum yapısı hakkında çok şey söylüyor.
Utancın estetiği
Z kuşağının kimlik, ilişkiler ve yaşamı algılayış biçimi üzerine bir manifesto olarak ortaya çıkan “Euphoria”, üçüncü ve büyük olasılıkla son sezonunda Batı medyasında tartışmaların odağında yer alıyor. Dizinin gençlik anlatısından teşhirci suç izleğine dönüşmesi bir yana hikâyedeki yılgınlık ve karamsarlık hali eleştirilere hedef oldu. Eleştirilerin odağında ise kırılgan, sevilme ihtiyacıyla hareket eden bir karakterden OnlyFans içerik üreticisine dönüşen, Sydney Sweeney’in rol verdiği Cassie karakteri vardı.
Geçmişin coşkusu bugünün yaraları: OD Band
2000’lerin filtresiz rock ruhunu bugünün dijital dünyasına taşıyan OD Band; ön yargılara, cinsiyetçi klişelere ve kusursuzluk baskısına sahneden haykırarak yanıt veriyor.
'Korksunlar benden'
24 Ocak 2025. Mattia Ahmet Minguzzi’nin yaşamını yitirdiği o günün ardından kamuoyunda görünür oldu Yasemin Akıncılar Minguzzi... Oğlu için adalet arayışında bir anne olarak çıktığı yol bizlere adalet, toplum vicdanı ve sosyal çürüme hakkında pek çok soru sordurdu. Şimdi oğlunun doğum günü yaklaşırken onu bir kitapla anmaya hazırlanıyor. Aradan geçen sürede yaşananlar ise direncini kırmış değil. Adalet arayışını sonuna kadar sürdüreceğini söylüyor...
Burhan Şeşen: 'Müzik hikâyesini kaybediyor'
Dijitalleşmeyle birlikte müziğe erişim arttı ama gelir aynı oranda yükselmedi. Algoritmalar ve “viral” kültürü, üretime farklı kıstaslar getirdi. Müzik Yorumcuları Meslek Birliği (MÜYORBİR) başkanı Burhan Şeşen ile müzikte telif haklarından yapay zekâya uzanan yeni tartışma alanlarını ele aldık.
Deniz Barut: 'Gerçekçilik iyidir, kendine getirir'
Barut için oyunculuk, bir karakteri canlandırmaktan çok onun kalbine, zihnine ve çelişkilerine temas etmek anlamına geliyor. Sanatın farklı alanlarından beslenen bu yaklaşım, onu hem sahnede hem de yaşamında daha gerçekçi bir çizgiye taşıyor. Başkalarının duygularını anlamaya duyduğu merak ise onu yalnızca güçlü bir oyuncuya değil, yaşamla daha derin bağ kuran bir anlatıcıya dönüştürüyor.
Yeni ve zamansız bir kehanet
Kerem Ağralı, “Nova Prophetia” (Yeni Kehanet) sergisinde kehaneti bir öngörüden ziyade ucu açık bir "olasılıklar alanı" olarak sunuyor.
Dünyanın müziğe, müziğin zamana ihtiyacı var
Latin Grammy ödüllü virtüöz Iván “Melon” Lewis, 16 Nisan’da İş Sanat’ta vereceği konser öncesi Cumhuriyet Pazar’a konuştu. Küba’nın disiplinli eğitim yıllarından Avrupa’nın özgür tınılarına uzanan sanatçı klasik müzik, caz ve Afro-Küba ritimlerini nasıl tek bir potada erittiğini ve müziğin neden "gerçek ortam”lara gereksinim duyduğunu anlatıyor.
Mert Ramazan Demir: 'Hiçbir hayal kendiliğinden gelişmez'
O, şansını kendi yaratanlardan. Başarılı bir hayalperest ve hikâye anlatıcısı, büründüğü her karakter yüzde 100’üye bürünüyor. Birlikte çalıştıklarından da bunu bekliyor. “Bize Bi'Sey Olmaz”da Aktan karakterine yaşam veren Mert Ramazan Demir, mesleğindeki tutkusunu, yaşamındaki ruh hâllerini ve geçirdiği içsel dönüşümleri tüm samimiyetiyle Cumhuriyet Pazar’a anlattı.
Sahneye düşen anne-kız izi
“Vay! Dedi Baykuş” isimli oyunda kızı Luna ile birlikte yer alan Özge Özder, 0-5 yaş grubu çocukları masalsız bir yolculuğa çıkarırken onların pırıl pırıl gözlerine bakarak kendini, kendi deyimiyle temize çekiyor. Bir yanda çocukların filtresiz saflığı eşliğinde sahneye çıkarken öte yandan da günümüzün yargılama refleksini ve linç kültürünü sorgulayan “Arşimet Prensibi” isimli oyunda imzası olan Özder ile anneliği, aileyi, yaşamı ve linç kültürünü konuştuk.
Ben, kendim ve dijital ikizim
Siz uyurken e-postalarınızı yanıtlayan, siz meşgulken dostlarınızla sohbet eden yapay zekâ suretleriniz hızla geliyor ve modern dünyayı çok sayıda etik sorgulamayla baş başa bırakmaya hazırlanıyor.
İnci Türkay Cumhuriyet' konuştu: Sihirli değnek değil kadın emeği
Milyonlar onu ekranlarda sihirle her şeyi çözebilen Betüş olarak tanımıştı. Ancak İnci Türkay, sıfırdan krudğu bir yaşamı tercih etti. Bu yaşamda sihir yoktu belki ama emekle örülmüş bir öykü vardı. Yeniden Türkiye’de tiyatro seyircisinin karşısına çıkmaya hazırlanan Türkay bize oğlu için gittiği Londra’da sıfırdan kurduğu hayatını, çocuklara adadığı drama kulübünü ve yıllar sonra döndüğü tiyatro sahnesini anlattı. 8 Mart’ı "yeniden başlama cesareti" olarak tanımlayan Türkay, "Liste" oyunuyla bizi kusursuzluk maskelerimizi düşürmeye davet ediyor.
İki farklı dünya aynı sahnede
Çocukluk düşlerini sahnede gitar soloları atmak süslerken kendisini elinde batonla buluvermiş şef Musa Göçmen. Ancak bu onun için düşleirn ertelenmesi değil, yalnızca evrilmesi anlamına geliyordu. Göçmen, Senforock ile artık senfoninin çok sesli yapısıyla rock müziğin isyankâr melodilerini aynı sahnede buluşturuyor. Ve o artık sahnedeki coşkusuyla “Uçan Şef” olarak anılıyor.
Zamanı durduran ses: Funda
70’li yılların başında bıraktığı iz, yarım asırdır silinmedi. “Çaresizim” ve “Affetmem” gibi hit şarkılarıyla hafızalara kazınan Funda, yeniden basılan 45’liği vesilesiyle sessizliğini bozdu. Başarılı müzisyenle ününün zirvesindeyken neden sahne yerine akademiyi seçtiğini, plaklardaki o “derinlik” hissini ve 70’li yılların samimiyetini konuştuk.
‘Ben yapabilirim’
SosyalBen Vakfı kurucusu Ece Çiftçi, deprem bölgesinde SosyalBen Vakfı tarafından kurulan Beceri ve Yetenek Merkezleri’nin bir acil durum müdahalesinden sürdürülebilir bir sosyal değer modeline nasıl evrildiğini anlattı.
‘Her işimi kendim hallettim’
"Eşref Rüya" dizisindeki başarısıyla dikkatleri çeken Ceren Benderlioğlu sınırlarını, sevme biçimini ve çocukluktan gelen oyun kurma tutkusunu anlattı.
Asıl sorun ‘dünyanın sonu’ değil
Geleceğin iş dünyasında insanlar ve otonom ajanlar mesai arkadaşı olmaya hazırlanırken insanlık için en büyük risk kıyamet senaryolarımı yoksa eleştirel düşünme kaybı mı? Cambridge Üniversitesi’nde yapay zekâ etiği üzerine çalışan Oya Geron ile algoritmaların şeffaflığını, “kara kutu” problemini ve teknolojiyi bir araçtan çok bir “düşünme ortağına” dönüştürmenin yollarını konuştuk.
‘Yapay zekâ Çehov olamaz’
Çukur’un Metin’i, sahnenin üretken kalemi Cem Uslu, zanaatın sonuna yaklaşıldığını ama özgünlüğün her zamankinden daha kıymetli olacağını düşünüyor.
Normalleşme isteği ‘iyileşme’ sanılıyor, oysa değil
2026 Türkiyesi'nde kuşaklar artık sadece yaşlarıyla değil, paylaştıkları “güven yorgunluğu” ile birbirine bağlanıyor. Kuşak araştırmacısı ve yazar Evrim Kuran, gençlerin ideolojik etiketleri neden “boşa düşürdüğünü”, markaların samimiyet sınavındaki başarısızlığını ve lise yıllarının neden bir “bekleme odası” olmadığını anlatıyor.
‘Bugünkü sorunların çözümü yine bugünde’
Emrah Safa Gürkan ile kişisel başarısından Türkiye’nin sorunlarına uzanan bir sohbette buluştuk.