Veteriner Hekim Prof. Dr. Dodurka: 'Koronavirüsü tespitte başarı oranı yüzde 94'

Koku duyuları çok hassas olan ve koku duyarlılığı 10 bin kat fazla olan köpekler, koronavirüslü kişileri tespit etmek için kullanılmaya başlandı. İlk etapta yurtdışında uygulanan yöntemin başarı oranının yüzde 94 olduğunu belirten Veteriner Hekim Prof. Dr. H. Tamer Dodurka, “Havalimanı gibi kalabalık ortamlarda bu köpeklerin dolaşması bize ciddi fayda sağlar” dedi

30 Eylül 2020 Çarşamba, 08:22
Veteriner Hekim Prof. Dr. Dodurka: 'Koronavirüsü tespitte başarı oranı yüzde 94'
Abone Ol google-news

Koronavirüs salgınıyla mücadele sürerken dünyada bir yandan da normalleşme adımları atılmaya devam ediyor. Koku duyuları insanlardan minimum 10 bin kat fazla olan köpekler, koronavirüs taşıyan kişileri tespit etmeleri için ilk etapta yurt dışında kullanılmaya başlandı.

YENİ VİRÜS TİMİ İŞBAŞINDA

Finlandiya’nın başkenti Helsinki Havalimanı'nda başlatılan yeni çalışmada özel eğitimli 4 köpek yolcuların koronavirüs olup olmadığını tespit etmek için kullanılıyor. Araştırmalara göre eğitimden geçen köpeklerin koronavirüs olan kişileri tespit etme başarısı yüzde 94 olarak bildirildi.

Köpeklerin koku alma yeteneklerinin sağlık alanında birçok hastalığın tespitinde kullanıldığına dikkat çeken İstanbul Rumeli Üniversitesi Rektörü Veteriner Hekim Prof. Dr. H. Tamer Dodurka, “Köpekler, kanser, şeker, Parkinson, sıtma gibi birçok hastalıkta da ortaya çıkan farklı kokuları alabiliyor. Özel eğitim aldıktan sonra da bu köpeklerin koronavirüs dâhil birçok hastalığı ayırt etmesi ve güvenilir sonuçlar vermesi mümkün. Havalimanı gibi kalabalık ortamlarda köpekler ön haberci olarak kullanılabilir” diye konuştu.

“TÜRKİYE’DE DE MÜMKÜN”

Temel eğitimi olan köpeklerin 1 hafta ile bir ay içinde koronavirüse karşı eğitilebileceklerini, hiç eğitimi olmayan köpeklerin ise 6 ay içinde yetiştirilebileceğini belirten Prof. Dr. Dodurka, “Bu tür hastalıkları tanıyabilmeleri için, koku alma yeteneği yüksek ve aynı zamanda enerjik, mizacı uygun olan köpek ırkları tercih edilmeli. Labrador, Cocker Spaniel, Malinois gibi köpek ırkları rahatlıkla eğitilebilirler. Bunların hepsi Türkiye’de de olan köpekler, hepsi de eğitimcilerimiz tarafından eğitiliyor. Koronavirüsle ilgili tanı yapacak köpeklerin eğitimini Türkiye’de vermek mümkün” ifadelerini kullandı.

NASIL TESPİT EDİYORLAR?

Koronavirüs teşhisi için uygun olan köpeğin belirlendikten sonra hastalığı nasıl teşhis edeceğini anlatan Prof. Dr. Dodurka, sözlerine şöyle devam etti:“Korona virüslü hastalardan alınan materyaller köpeğe sunularak köpek eğitilebilir. Pozitif olan hastalardan alınan ter, çorap, maske gibi materyaller aracılığıyla hastalığa ait koku ve kimyasallar köpeğe tanıtılıyor. Köpek onu bulduğu zaman ödüllendiriliyor, sonrasında farklı kokular arasına bu numune yerleştiriliyor ve köpek bulduğu zaman yine ödüllendiriliyor.

Böylece köpek ödüllenmeye şartlanarak o kokuyu bulabiliyor. Sahibinin verdiği ufak bir yiyecek, sevdiği bir top ya da bir okşama köpek için yeterli olacaktır. Köpek aradığı kokuyu bulduğunda büyük bir heyecan gösteriyor ve bundan da anlayabiliyorsunuz. Aynı zamanda köpeğe bulduğu zaman nasıl tepki verebileceğini bile öğretebilirsiniz. Havalimanlarında ter numuneleri özel düzenekle köpeğin temas etmeyeceği şekilde köpeğe koklatılıyor ve köpek oradaki kimyasalları daha evvelden tanıdığı için tepki veriyor ve neredeyse 30 saniye içinde teşhis koyabiliyorsunuz.

”KALABALIK ORTAMLARIN VAZGEÇİLMEZ YÖNTEMİ OLABİLİR

Taşıyıcı kişinin daha belirti göstermeden köpeklerin bu teşhisi yapabilmelerinin mümkün ve önemli olduğunu söyleyen Dodurka, “Dolayısıyla havalimanı gibi kalabalık ortamlarda bu köpeklerin dolaşması bize ciddi fayda sağlar. PCR’ın sonuç verebilmesi için 1 milyon 800 bin molekülün olması gerekirken, köpeğin tanıyı koyabilmesi için 10 ila 100 arasında molekül yeterli olacaktır. Hassasiyet açısından çok büyük fark var” dedi.

İnsanlar koku alan reseptörlerin sayısı 5 milyonken, köpeklerde bu sayının 200-300 milyon arasında değiştiğine dikkat çeken Prof. Dr. Tamer Dodurka, “PCR’dan çok daha güvenli ve hızlı olmasına rağmen PCR’a alternatif olarak düşünülmemesi gerekiyor. Hiçbir tıbbi cihaza köpekler alternatif olamaz. Eğitimi zor ve maliyeti çok olduğu için çok yaygın kullanılamaz ayrıca gittikçe PCR’ın ve diğer testlerin de maliyeti düşüyor ve yaygınlaşıyor. Ancak havalimanı gibi kalabalık ortamlarda köpekler ön haberci olarak kullanılabilir.

Tepki verdiği zaman bu işlemler daha hızlı ve izole bir şekilde yapılabilir. Bu yüzden ben çok yarar sağlayabileceğine inanıyorum ama çok yaygın kullanılabileceğini düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.