Washington’da F-35’e dönüş lobisi

Türkiye, S-400’ler nedeniyle çıkarıldığı F-35 programına dönmek için lobi faaliyetine başladı. Hukuk şirketi Arnold and Porter, 750 bin dolar karşılığında “Türkiye’nin 1 milyar dolardan fazla ödeme yaptığı F-35 programında kalmasını sağlamak” için girişimde bulunacak. Öncelikli hedef, parça üreten Türk şirketlerin programda kalması.

20 Şubat 2021 Cumartesi, 06:00
Washington’da F-35’e dönüş lobisi
Abone Ol google-news

Ankara-Washington hattında S-400 füzeleri üzerindeki tartışmalar sürerken Türkiye, S-400’ler nedeniyle çıkarıldığı F-35 programına geri dönmek için lobi faaliyeti yürütmeye başladı. Washington’daki önde gelen hukuk şirketlerinden biri olan Arnold and Porter, 750 bin dolar karşılığında 1 Şubat’tan başlayarak 6 ay boyunca “Türkiye’nin F-35 programında kalmasını sağlamak” için F-35 programının ticari ortakları nezdinde lobi yapacak.

Arnold and Porter şirketi, ABD’de yabancı ülkeler adına lobi faaliyeti yapan şirketlerin yapması zorunlu olan yasal bildirim gereği ABD Adalet Bakanlığı’na 16 Şubat’ta Savunma Sanayi Başkanlığı’nın (SSB) iştiraki Savunma Sanayi Teknolojileri AŞ (SSTEK) ile yapılan danışmanlık anlaşmasına ilişkin bildirimde bulundu. Türkiye’nin F-35 programına geri dönmesi, ABD’nin savunma bütçe yasasına konulan bir maddeyle S-400’lerden vazgeçmesi şartına bağlanmıştı. Buna karşın Arnold and Porter şirketiyle yapılan anlaşma, sadece şirketler nezdinde yapılacak lobiyi kapsadı.

Türkiye adına ABD’de yapılacak 6 aylık lobi faaliyetinin, kısa vadede Ankara’nın F-35 programına dönüşünü sağlaması beklenmiyor. Türkiye’nin diğer F-35 ortaklarıyla imzaladığı ve TBMM’de de onaylanan mutabakat muhtırasında, “ortaya çıkan anlaşmazlıkların yalnızca katılımcılar arasında görüş alışverişi yoluyla” çözülebileceği hükmü yer alıyor.

‘DESTEK ARAYIŞI’

Konuyu Cumhuriyet’e değerlendiren savunma politikaları uzmanı Arda Mevlütoğlu, “Programda bir şekilde kalmanın devam etmesi ve bu kapsamda Türk şirketlerin program kapsamında iş almaya devam etmesinin yolunun aranması için bir destek istenmiş olabilir. Bunun da birkaç sebebi var. F-35’e parça üreten şirketler bu programdan ciddi bir gelir kazanıyordu. Projeden çıkarılınca ciddi gelir kaybına uğrayacaklar. Bunun önüne geçilmesi amaçlardan biri olabilir” dedi.

Daha önce F-35 için parça üreten Türk şirketlerin, F-35 programından çıkarılmasıyla farklı yerlerden iş almasının da zorlaştığına dikkat çeken Mevlütoğlu, “Programdan çıkarılarak F-35’e üretim yapmayan bu şirketlerin ihracat pazarında işleri kolay değil. Fakat F-35’e üretim yapıyor olmak, o şirketlerin başka projelerde iş alması için büyük bir avantajdı. Muhtemelen CAATSA’nın olası hasarını hafifletmek için bir ön alıcı adım olabilir” dedi. Mevlütoğlu, F-35’in ana üreticilerinden Lockheed Martin gibi büyük şirketlerin ABD yönetimi nezdinde baskı güçlerinin de olduğunu vurgulayarak “Bunların desteğini almak için böyle bir imkândan faydalanılmak istenmiş olabilir” dedi.