Yaklaşık 1 milyon kişi iş bulamadığı için sokak simitçiliği yapıyor ancak şu anda satış yapamıyorlar

TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken: 415 mesleğin tamamında sıkıntı büyük. İnsanlar ölüm kalım davasında gidip de mobilya mı alacak? Badana mı yaptıracak? İnsanlar sağlığına yetiştiremiyor ki gidip parayı buralara harcasın.

24 Ağustos 2020 Pazartesi, 06:00
Yaklaşık 1 milyon kişi iş bulamadığı için sokak simitçiliği yapıyor ancak şu anda satış yapamıyorlar
Abone Ol google-news

Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, pandemi döneminde en büyük darbeyi esnafın yediğini açıkladı.

Bu dönemde hükümetin yaptığı desteklerin küçümsenmeyecek boyutta olduğunu anlatan Palandöken, “Ama gün geçtikçe yük daha ağırlaştı. Dün entübe odasındaydık, bugün ölüyoruz diye feryat ediyoruz. İnsanlar aç olduğu sürece, iş yapamadığı sürece, kurallar uygulanmadığı sürece mecburen öyle” dedi.

Şu anda esnaf ve sanatkârlara ait 2 milyon 50 bin işyeri bulunduğunu anlatan Palandöken, neredeyse 1 milyon kişinin iş bulamadığı için sokak simitçiliği yaptığını ancak şu anda kimsenin onlardan simit almadığına işaret etti.

Pandemi döneminde esnafın en az 10 ayrı kalemde borçlandığına, bunların ödenmesi için tek pencerede toplanması gerektiğine dikkat çeken TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken ile koronavirüsün esnaf ve sanatkârlara etkisini konuştuk.

DARBEYİ ESNAF YEDİ

- Koronavirüs esnafı nasıl etkiledi, neler yaşıyorsunuz şu anda?

Pandemiden en büyük darbeyi esnaf yedi. Haziran ayına kadar birçok işyeri kapandı. Haziranda birçok işyeri açıldı ama iş yapamıyorlar. Mesela kahvehaneler açıldı ama oyun oynatamıyor. 100 binin üzerinde kahvehane var.

Neticede işyeri buralar en küçüğü 4 kişi çalıştırıyor. Daha büyükleri 15 kişi çalıştırıyor. 4 kişi çalıştıranda bile aileleriyle birlikte 20-30 kişi ekmek yiyor. Gıda sektörü dışındaki tüm sektörlerde bir tıkanıklık var.

Gerçi gıda satanlar da tam toparlanamadı, orada da ciddi haksız rekabete var.

BİR GÜN BİLE ÇOK ÖNEMLİ

- Bu süreçte verilen destekler de vardı, yetersiz mi geldi?

Devlet elinden geldiği desteği verdi, ama sonuçta borçlanma verilen destek. Sosyal güvenlik primleri ötelendi.

Bazı ödemeler yıl başına kadar uzatıldıysa da insanlar önlerini göremedi. İşyerleri için bir gün çok önemli. Bir gün dükkânınız kapalı kalsın bir haftada onun zararını temin edemezsiniz. Çünkü elinizdeki malın bir bölümü bozuldu.

Son tüketme tarihi doldu. 65 yaş üstündeki esnaflar düne kadar dükkânına gelemedi. Düğün salonları kapandı. Altın fiyatları da çok yükseldiği için insanlar düğün günlerini ertelemek durumunda kaldı. Bin kişilik düğün 100-150 kişiyle yapılıyor.

Bir düğün demek ev gereçlerinden tutun, yemeği, taksicisi, kuaförü 415 meslek dalını ilgilendiriyor. İki bayram geçirdik. Özel günler esnafın olmazsa olmazı. Konfeksiyon sektörü bitti. Martta tam kışlık ürünlerin satılacağı mevsimde sezon geçti. Elindeki tüm tekstil ürünleri çeklerinin senetleri verilmiş tam satıp paraya çevirecek işler durdu.

Pazarcı esnafının sıkıntısı daha beter. Borçlandılar ama mallar elinde kaldı. Taksici için de önce tek çift plaka yapıldı sonra ondan dönüldü. Halk otobüsleri diğer toplu taşıma araçları yarı kapasiteyle çalışmak durumunda kaldı.

415 MESLEKTE SIKINTI BÜYÜK

- Başka ne tür sıkıntılar var?

Okullar açılacak deniyor gerçekten açılacak mı? Şimdi insanlar aldıkları krediyle ya kırtasiye malzemesi aldı ya da borcunu ödedi ne olacak şimdi. Okul açılmazsa aldığı ürün de elinde kalacak.

Zincir marketlerde de esnafın ve kırtasiyecinin sattığının yüzde 30 altında ürün veriyor, ticarette bir ahlak olması gerekiyor. 10 bin noktada satışı olan perakendeci malı toplayıp götürüyor yurttaş da oradan alıyor.

Bizim 1 yılda yaptığımız satışı onlar 10 dakikada yapıyor. Ee bizim elimizde mal kaldı. Elimizdeki okul formasını eşofmanını ne yapacağız. Her yıl renk, amblem, modeli değişiyor. 415 mesleğin tamamında sıkıntı büyük.

İnsanlar ölüm kalım davasında gidip de mobilya mı alacak. Badana mı yaptıracak. İnsanlar sağlığına yetiştiremiyor ki gidip parayı buralara harcasın. Sektörlerin hepsi hakikaten zor durumda.

Tabii devletin yaptığı ötelemeler, hepsi çok olumlu, ama yeterli mi denince esnaf iş yapmak istiyor. Diyor ki dükkânımdaki malı satamazsam ben çocuklarıma ne götüreceğim. İnsanlarda bir bıkkınlık var.

Yapılan destekler gerçekten küçümsenecek boyutta değil. Ama gün geçtikçe yük daha ağırlaştı. Dün entübe odasındaydık, bugün ölüyoruz diye feryat ediyor. İnsanlar aç olduğu sürece iş yapamadığı sürece, kurallar uygulanmadığı sürece mecburen öyle. İnsanlar şimdi kuaföre gitmiyor.

Artık manikür pedikür kalmadı. Aklınıza gelen tüm sektörlerde herkesin kendine göre sıkıntısı var. İnsanlar alışveriş yapacak ki hayat canlansın. Ama belirsizlik süreci, insanlar kilitleniyor artık.

Son dakikalara bakıyor bugün kaç ocak söndü yarın ben olur muyum? Sıkıntı kapıya gelmiş hâlâ hele dur bakalım ne olacak diyoruz. İnsanlar para kazanamadığı sürece alışveriş etmiyor.

Bizim velinimetimiz işçi, memur, dar gelirli. Eğer onlar paralı olursa biz de para kazanıyoruz. Sokak simitçisi deyip geçmemek lazım. Neredeyse 1 milyon kişi iş bulamayan gençler buradan geçimini sağlıyor. Şimdi kimse sokak simitçisinden simit almıyor.

BORÇLARI TEK ÇATIDA ÖDEYELİM

- Peki bu dönemde hükümetin acil adım atmasını beklediğiniz alanlar nelerdir?

Keşke demeyeceğimiz bir döneme girilmesi gerekiyor. O da ancak pandemi sürecinin bitmesiyle olur. Bu dönemde biz esnaf sanatkârlar olarak devlete olan borçlarımızı ödemek istiyoruz. Vergimizi zamanında verelim. Ama diyoruz ki devlet bize ödenebilir bir şekilde borçlarımızı yapılandırsın.

Aldığımız borçları tek pencereden ödeyelim diyoruz. Şimdi 10 tane borçlanma yapmışız hepsi ayrı ayrı.

Ev taksitine girmişsin, kredi kartı borcun, stopajın var. Mesela gelirin 3 bin TL her biri 500-300 TL olunca ödeme yapamıyorsun. Çeklerin senetlerin geri dönünce kredi alamıyorsun. Bu sefer icra takibi görüyorsun. Biz sık sık af çıkarın diyoruz ya işte affın nedeni bu. Ama özel sektör af maf dinler mi alacağını alacak.

Biz diyoruz ki elektrik su parasında, akaryakıtta ÖTV, KDV kalksın. Kredi kartı gibi borcunu ödemezsen gelen yük tefeci faizini geçiyor.

Hiç borcun bitmiyor. Vergi borcumuz, sosyal güvenlik borcumuz var, kredi borcumuz var. Aldığımız ürüne verdiğimiz çekimiz senedimiz var, kira stopajı var. Bunların hepsi tek çatıda toplansın.

YENİ DERTLER EKLENİYOR

- Haziran ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir mektup göndererek kredi borçlarının 3 ay ertelenmesi de dahil 11 ayrı talepte bulunmuştunuz bunlar karşılandı mı?

Oyun salonları ve birahanelerin açılması dışındaki 9 talebimiz karşılandı. Ama yeni dertler ekleniyor. Bir taraftan var olan taleplerimiz bir taraftan da yeni taleplerimiz ortaya çıkıyor. Tabii insanlar bunalıp kalıyor. Mekânların kapalı kalması insanların rekabet gücünü bitiriyor.

- TESK verilerine göre, haziranda 9 bin civarında esnaf kapandı. Esnafta iflaslar artacak mı?

Bizim sıkıntımız şu, biz iş yapamadığımız zaman yanımızda çalışan kalifiye elemanı çıkardığında tekrar onu bulmak çok zor. Esnaf sanatkârlar olarak küçük rötuşlarla büyük işler yapan kahraman bir ordu gibiyiz.

900 yıllık geçmişi olan bir teşkilatız. 2 milyon 50 bin işyeri var. Her biri yanında 5 kişi istihdam ediyor. Ülke nüfusunun altıda biri. Esnaf ekonominin barometresi. İnsanlar iş yapsın yapmasın farklı işkollarına yöneliyor. Kapananlar kadar da açılan ve el değiştiren de var. Yeni meslekler ortaya çıkıyor.

İstihdam alanı yok. Kimse işçi almıyor. Çalışanın maaşı artmıyor. Onun için de bir güvensizlik var. Yeni olanaklar yeni iş imkanları olmadığı sürece sıkıntı devam ediyor.

NAKİT DESTEK LAZIM

- Hâlâ açılmayan iş yerleri de var, onlar ne durumda?

Lokantalar açılmasına rağmen masa sayısı azaldı. İnsanların yeme alışkanlıkları değişti artık dışarıya çıkmıyorlar. Çok yüksek kiralar ödeyen bu işletmeler gerçekten mağdur durumda. Birahaneler eğlence yerleri hâlâ kapalı.

Eğlence yerlerinde bir sahne sanatçısının arkasında en az 30-40 kişilik ekip var. Karşısında restoran açık orada alkol alabiliyorsun ama birahane, eğlence yeri kapalı. Bunlar gerçekten sıkıntı. Yanınızda çalıştırdığınız kalifiye elemanı işten çıkarsanız aşçıyı kovsanız bir daha bulamazsınız. En azından işletmelere çalışanlara bir nakit destek olsun dedik. Sıkıntılar bununla da bitmiyor.