Yargıtay Başkanı, 5 yıl altı cezaların istinafta onanmasının ‘mağduriyetle yol açacağını’ açıkladı

İsmail Rüştü Cirit, son örneği Cumhuriyet davasında yaşanan hak mağduriyetinin Yargıtay içtihadıyla çözülmesine soğuk bakarken, yasal düzenleme istedi. Cirit, af sorusuna “Ben affa karşıyım” yanıtını verdi.

27 Şubat 2019 Çarşamba, 21:33
Abone Ol google-news

Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, son örneği Cumhuriyet davasında yaşanan 5 yıl altı hapis cezalarının istinafta onanmasının “hak mağduriyetlerine yol açacağını” vurguladı. Bu sorunu Yargıtay’ın geliştireceği içtihatla çözülmesi önerisine soğuk bakan Cirit, “Aynı konumda, aynı nitelikte olan kişilerin (cezaları) farklı farklı yerlerde kesinleşiyor olması hak mağduriyetine yol açıyorsa bunun düzeltilmesi gerekir. Ancak bunun yasayla düzeltilmesi gerekir diye düşünüyorum” dedi. Af sorusu üzerine “Ben affa karşıyım” diyen Cirit, affın geçmişte asayiş noktasında toplumdaki huzur ve barışın sağlanması noktasında bazı sıkıntılar ortaya çıkardığını kaydetti.

Yargıtay Başkanı Cirit, Yargıtay Lokali’nde yıllık değerlendirme toplantısı düzenledi. Toplantıya, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Akarca, Yargıtay Ceza Genel Kurulu Başkanı Abdulhalik Yıldız ile gazete ve televizyonların Ankara Temsilcileri ve yargı muhabirleri katıldı.

‘Adalet sağlanmalı’

Toplantıda soruları yanıtlayan Cirit, kamuoyunda bazı davaların Yargıtay’a gelmeden İstinaf’ta sonuçlanmasının hak kayıplarına neden olduğu yönünde eleştirilerin anımsatılması üzerine, istinaflar faaliyete geçerken kendilerinin bir önerisi olduğunu ifade etti. Cirit, “Dedik ki özellikle ceza dairelerinde sonuç cezanın 5 yıla kadar olması belli bazı hak mağduriyetlerine yol açacaktır. Bu nedenden dolayı öncelikle 2 veya 3 yıl sonuç cezalar istinafta kesinleşsin, ondan fazla olanlar ise Yargıtay’a gelsin. Ama sonuç ceza 5 yıl oldu” dedi. İstinafın olması gereken bir kurum olduğunu vurgulayan Cirit, şu değerlendirmeyi yaptı: “Tabii son zamanlarda kamuoyunda tartışılan sizin de ifade ettiğiniz aynı dosyanın bir kısmının istinafta kesinleşiyor olması, bir kısmının Yargıtay’a taşınıyor olmasında ne gibi bir çözüm getirilebilir. Bizim düşüncemiz yasal çözüm getirilmesidir. Dün bir ceza kanunun hazırlanmasında büyük emeği geçen eski İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Adem Sözüer, (Yargıtay) bir içtihat yapılabilir, diyor. Ama biz tabii hâkimler olarak anayasa ve yasalara göre yasaların biz uygulayıcısıyız. Kanun koyucunun asıl meramı, 5 yıla kadar olan hapis cezalarının istinafta kesinleşmesidir. Bunun yasal düzenleme yapıldığı takdirde veya ona bir ilave yapıldığı takdirde yani aynı dosyanın bir kısımlarının istinafta kesinleşmesi bir kısmının temyize gelmesinde temyiz bakar diye madde getirirlerse ona bakılabilir. Bütün bu dosyalar geldiğinde tabii Yargıtay’ın iş yükü çok artacaktır. Ama adaletin de mutlaka sağlanması gerekir. Aynı konumda, aynı nitelikte olan kişilerin farklı farklı yerlerde kesinleşiyor olması hak mağduriyetine yol açıyorsa bunun düzeltilmesi gerekir. Ancak bunun yasayla düzeltilmesi gerekir diye düşünüyorum.”

‘Affa karşıyım’

Hükümetin mart-nisan aylarında af düzenlemesini gündeme getirebileceğinin anımsatılıp bu konudaki görüşünün sorulması üzerine Yargıtay Başkanı, “Kurumsal bir görüş olmamakla birlike ben affa karşışım, af çıkmasına karşıyım” dedi. Önceki dönemlerde cezaevinde kalış süresinin yüzde 40 oranında olduğunu, 1 Haziran 2005’te getirilen yeni ceza sistemiyle hem ceza yaptırımlarının hem de cezaevinde kalış sürelerinin artırıldığına dikkati çeken Cirit, bundan önce cezaevinde yatılması gereken sürenin yüzde 40 olduğunu, lehe olan indirimlerle birlikte yüzde 60 süresi kalanın dışarı çıktığını kaydetti.

Daha adil bir çözüm

Cirit, 2005’ten sonra ise bu oranın yüzde 66 olduğunu belirterek, “10 yıl ceza aldığınız takdirde eskiden 4 yıl yatıyordunuz, şimdi ise 6 buçuk yıl yatıyorsunuz. Belki bunlar belli bir orana getirilebilir, yüzde 50 gibi. Çünkü cezaevlerindeki yetersizlik herkes tarafından malum. Daha önceki çıkarılan aflara baktığımız zaman, hem bir hukuki belirsizlik ortaya çıkarıyor hem de diğer taraftan asayiş noktasında toplumdaki huzur ve barışın sağlanması noktasında bazı sıkıntılar ortaya çıkarıyor. Ama çıkarılacaksa belki infaz sistemindeki yüzde 66’lık cezaevinde kalma süresini yüzde 50’lere doğru çekebiliriz. Böylelikle daha adil bir çözüm olabilir diye düşünüyorum” dedi.