Yasa da polis de kadını koruyamadı

TBMM Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerini Araştırma Komisyonu’na sunulan raporlara göre 2014’te “geçici koruma tedbiri” altında korunan kadınlardan 23’ü yaşamını yitirdi. 21 kadın, haklarında “çağrı üzerine koruma kararı” varken “çağrıda bulunamadığı” için öldü.

23 Ocak 2015 Cuma, 01:46
Abone Ol google-news

Prof. Dr. Şengül Tosun Altınöz’ün cezaevlerinde yaptığı çalışmalardan oluşan ve TBMM Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerini Araştırma Komisyonu’na sunulan rapor, kadına yönelik şiddetin çarpıcı boyutlarını ortaya koydu. Altınöz’ün çalışmasına göre “Kadına şiddet en çok ‘namus’ gerekçesiyle uygulanıyor; eğitim kadını şiddetten korumuyor; şiddet en çok kapalı mekânlarda, ‘evde’ uygulanıyor ve erkeklerin birçoğu kadını koruma altına alan yasaları suçluyor.” Ayrıca cezaevlerindeki toplam hükümlü ve tutuklu sayısı 160 bin 854. Bunların 1999’unu çocuk tutuklu ve hükümlü oluşturuyor.

 

Otorite sorunu

* Kişiler en çok “namus” (yüzde 36.6) ve “erkek egemen anlayışı” (29.3) gerekçeleriyle şiddet uyguluyor.

* Kişiler, kendilerinden gelenek, görenek ve inanç yönünden işledikleri şiddet eylemini değerlendirmeleri istendiğinde yine (yüzde 36.6) “namus etkendir” yanıtını veriyor.

* Katılımcıların yüzde 36.6’sı kesici, delici bir alet veya ateşli silahla mağdura saldırdığını söylüyor.

* Çalışmaya göre, kadına şiddet uygulayan erkeklerin 10’da 4’ünün daha önce de kadınlara yönelik şiddet uyguladığı ortaya çıktı.

* Erkeklerin birçoğu işledikleri suçu üstlenmektense, hapishanede bulunma nedenleri için “kadın ve kadın yanlısı yasaları” gösteriyor. Faillerin, “Önemsenmeyecek bir tokat atmasına karşın adaletin kendisini suçlu bulduğunu; karısı zina yapmasına rağmen kendilerinin suçlu bulunduğunu, yasaların yıkıcı olduğunu” söylemeleri dikkat çekici. Öte yandan erkeklerin şiddeti, “Kontrolden çıkmaya çalışan kadını denetlemek, otoritelerini sağlamlaştırmak için bir yöntem olarak benimsediklerine” de değinilen çalışmada, erkeklerin yasal düzenlemeleri “kadını özgürleştiren bir tehdit alanı” olarak gördüklerine işaret edildi.

 

Korunamadılar

Komisyonda, Emniyet Genel Müdürlüğü yetkililerinin yaptığı sunumda da çarpıcı bilgilere yer verildi. Emniyetin hazırladığı rapora göre, 2014 yılında “geçici koruma tedbiri” altında korunan kadınlardan 23’ü yaşamını yitirdi. 12 Mart 2014’te İstanbul ve Elazığ illerinde meydana gelen iki ayrı olayda, haklarında “çağrı üzerine koruma kararı” varken ve görevli polis memurunun yanındayken 2 kadın öldürüldü; bir polis memuru da şehit oldu. Rapora göre ayrıca 21 kadın, haklarında “çağrı üzerine koruma kararı” varken “ani gelişen olaylar sonrasında çağrıda bulunamadığı” için yaşamını yitirdi.

Raporda, AKP iktidarı döneminde yürürlüğe giren “Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin  Dair Yasa”dan sonra da şiddet olaylarının arttığına dikkat çekildi. Rapora göre, yasadan önceki 30 aylık dönemde (Ekim 2009-Mart 2012) 144 bin 833 aile içi şiddet olayı meydana geldi. Bu rakam yasanın yürürlüğe girmesinin ardından 252 bin 829’a yükseldi.

Öte yandan geçen yıl aile içi şiddet olaylarında İstanbul birinci sırada yer alırken şiddetin en az görüldüğü kent ise Hakkari olarak açıklandı.