Yaşamda umudun simgesi: Badem ve çiçekleri

Bademler Akdeniz ve Ege sahillerinde meyvelerini vermeye başladı. İç kesimlerde ağaçlar çiçeklendi.

23 Nisan 2021 Cuma, 12:30
Abone Ol google-news

Albert Camus, ünlü denemesi Badem Ağaçları’nda “Ben Cezayir’de otururken, kış konusunda hep sabırlı davranırdım, çünkü bilirdim ki bir gecede, soğuk ve temiz bir şubat gecesinde, Consuls Vadisi’nin badem ağaçları ak çiçeklerle kaplanacaktı” diye yazmıştı.

O çiçeklerden doğan meyveler soframıza birbirinden farklı lezzetlerin gelmesini sağlar. Can Yücel’in “Çağlalar ki onlar bademin yeşile çalan çocukluğu” dediği meyveler masamızı donatır, kimi ilk eriklere olan özlemini gidermek için tuza bandırır yer, kimisi tuzsuz. Gaziantep’te, Kilis’te soğanla kavrulup bir miktar bulgurla pişirilir, çağla pilavı olur. Reçeli Osmanlı Saray mutfağında kendine yer bulur, turşusu ise pek rağbet görmez.

Olgunlaşmaya başlarken “Bir avuç taze badem” buzla buluşup Necati Cumalı’nın sofrasına konuk olur. Sonrasında, Ceyhun Atuf Kansu’nun “Hazzı kanımın her hücresine işleyen./Ve ılık badem kokularıyla başlayan,/Yaz akşamlarının koynunda yattım.” dediği günler gelir.

Bademlerin tam olgunlaşma dönemi yeni lezzetlerin habercisidir. Perde pilavının içine girer, suda dinlenir “sütü” çıkarılır, kavrulur şerbetten viskiye içeceklere eşlik eder, şekerle birleşir badem ezmesi olur, unu acıbadem kurabiyesinin ana malzemesine dönüşür, şekerle kaplanır nişanları, düğünleri, ikramları şenlendirir, lokumları süsler, yağı çıkarılıp nemlilik vermek için yiyeceklerde ve kozmetikte kullanılır. Alkolle buluşturulur acıbadem likörü olur. Muğla ve Antalya yöresinde kavrulur, değirmenden geçirilir kahvesi yapılır.

Priscilla Mary Işın, Gülbeşeker kitabında Alman müzik insanı, düğün marşının bestecisi Felix Mendelssohn’un İtalya ziyareti sırasında kızların yerel geleneğe uyarak badem şekeri atmalarına çok şaşırdığını yazar. Mozart’ın çikolataya olan düşkünlüğü badem ezmesi katılarak hazırlanan Mozart çikolatasının yapımını günümüze ulaştırır.

Ahmet Cemil Efendi, 1867 yılında doğdu, çocuk yaşlarda şekerci imalathanesinde çalıştı, sonrasında Şehzadebaşı’nda açtığı şekerci dükkânı devlet adamlarının uğrak yeri haline geldi. Bu arada müzik dersleri aldı, Mızıkayı Hümayuna girdi, ders verdi. Günümüze Şekerci Cemilzade markasının ulaşmasını sağladı. Eser Tutel’in yıllar önce, Tarih ve Toplum dergisinde yazdığı gibi “Cemilzade’nin nefis badem ezmelerini zarif kâğıt poşetlere yerleştirip vermesi” anılarda yerini buldu.

İsrail’de Bar Kokhba kazılarında çıkarılan 20 bin yıllık yabani bademin bir avuç kadarı yiyeni öldürecek miktarda  siyanür içeriyordu, yenilebilir türü ise 10 bin yıl öncesine tarihlendi. Luxor’da Krallar Vadisi’nde istirahatine devam ettiği için son mumyalar nakli canlı yayınına katılamayan Tutankhamun’un mezarında rastlanan 3 bin 350 yıllık bademin ise ithal olduğu sanılıyor.

Günümüzde de Türkiye’de yetişen kaliteli badem ihraç ediliyor, daha ucuz olan Kaliforniya bademi piyasayı  dolduruyor.

Vincent van Gogh, Çiçek Açan Badem Ağacı (Almond Blossom), 1890

Ressam Vincent van Gogh, kardeşi Theo’nun yeni doğan çocuğuna Vincent adını vermesinden duygulanmış ve Çiçek Açan Badem Ağacı tablosunu yapmıştı. Tablo için kardeşine “Üzerinde en sabırla çalıştığım, en sakin ve nazik dokunuşlarla resmettiğim, en iyi işim bu...” diye yazmıştı.

Badem çiçekleri yaşamda umudun simgesi olmayı sürdürüyor. Önce sahillerde gördüğümüz çiçek açan badem dalları hızla Anadolu’nun en kuytu yerlerine, en yüksek tepelere doğru yayılıyor. 

Oğuz Tansel’in dizelerindeki gibi, geleceğe “Badem çiçeklerinin kokusunda/Uyanıyor kuşlar tomurcuklarla.”