“Yazmaya devam edeceğiz”

Dışarıdaki gazeteciler, ikinci kez hakim karşısına çıkan tutuklu gazeteciler Barış Pehlivan, Hülya Kılınç ve Murat Ağırel’in tahliye edilmesini istedi. Gazeteciler adına açıklama yapan Barış Terkoğlu, “Yıllardır başka başka ellerin sergilediği bu filmin sonunu görebiliyoruz. Emin olun, gazetecileri kurdukları kumpaslarla, tezgahlarla susturmaya çalışan bu zihniyetin sonu kendilerinden öncekiler gibi olacak. Ama adımız ne olursa olsun, biz onların ortaya çıkmasını istemediklerini yazmaya devam edeceğiz” dedi.

09 Eylül 2020 Çarşamba, 11:17
Abone Ol google-news

                                                                                        Fotoğraflar: Kurtuluş ARI

MİT şehidinin cenaze törenine ilişkin görüntülü haberi yayınladıkları için yargılanan Oda TV Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan, sitenin Sorumlu Haber Müdürü Barış Terkoğlu ile gazeteciler Hülya Kılınç ve Murat Ağırel’in de bulunduğu sekiz kişi hakkında süren davanın ikinci duruşması dün görüldü. Duruşma öncesinde meslek örgütleri ve siyasi partiler adliye önünde basın açıklaması yaptı. Burada konuşan Barış Terkoğlu, “Yıllardır başka başka ellerin sergilediği bu filmin sonunu görebiliyoruz. Emin olun, gazetecileri kurdukları kumpaslarla, tezgahlarla susturmaya çalışan bu zihniyetin sonu kendilerinden öncekiler gibi olacak. Ama adımız ne olursa olsun, biz onların ortaya çıkmasını istemediklerini yazmaya devam edeceğiz” dedi. 

Libya’da şehit olan MİT mensubunun cenaze törenine ilişkin görüntüleri ve haberi yayımladıkları iddiasıyla tutuklu yargılanan Oda TV Yayın yönetmeni Barış Pehlivan, Oda TV muhabiri Hülya Kılınç ve Yeniçağ Gazetesi yazarı Murat Ağırel dün Çağlayan Adliyesi’nde ikinci kez hakim karşısına çıktı. Duruşma öncesi Pehlivan, Kılınç ve Ağırel’in serbest bırakılması için gazeteciler, meslek odaları ve siyasiler Adliye önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya CHP Muharrem Erkek, CHP Milletvekilleri Mahmut Tanal, Ali Mahir Başarır, Ali Şeker, Sezgin Tanrıkulu, Orhan Sarıbal, İYİ Parti Milletvekili Ahmet Çelik, HDP Milletvekili Hüda Kaya, Bağımsız Milletvekili Ahmet Şık, TİP Milletvekili Erkan Baş, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu, Sol Parti Üyesi Alper Taş ,Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Genel Sekreteri, Sibel Güneş, Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Gökhan Durmuş, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Temsilcisi Erol Önderoğlu, DİSK Basın İş Genel Başkanı Faruk Eren, Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, gazetecilerin avukatları, çok sayıda gazeteci ve yurttaş katıldı. 

'BAHANE EDİLMİŞ BİR HABER'

“Basın öne eğilmesi” Özgün basın susturulamaz”, “Gazetecilik suç değildir” dövizlerinin taşındığı basın açıklamasını ilk olarak bir önceki duruşmada tahliye olan gazetemiz yazarı ve Odatv Haber Müdürü Barış Terkoğlu yaptı. “Biz bu Adliye’nin önünde kaçıncı kez toplandığımızı bilmiyoruz” diyen Terkoğlu, “Kaçıncı kez adalet çığlığı attığımızı hatırlamıyoruz. Kaçıncı kez yasalar aracı kılınarak rehin alınmış gazetecilerin fotoğrafını taşıdığımızı sayamıyoruz. Şikayet için söylemiyoruz. Gazetecileri sudan sebeplerle tutuklayan zihniyet ne kadar sıradan ise biz de o kadar kararlıyız. Bu kez hapisteki üç gazeteci arkadaşımızın dışarıdaki sesi olmak için buradayız” dedi. Barış Pehlivan, Murat Ağırel ve Hülya Kılınç’ın 6 aydır Silivri Cezaevi’nde tutuklu olduğunu anımsatan Terkoğlu, “Elbette sebebi onların ellerini kollarını bağlamak için bahane edilmiş bir haber. Bu öyle bir haber ki Cumhurbaşkanı milyonlarca insana açıkladığı halde ‘devlet sırrı’ oldu! Bu öyle bir haber ki bir köy muhtarından eski silah arkadaşlarına kadar binlerce kişi paylaştığı halde ‘ilk kez ifşa olmuş’ oldu! Bu öyle bir haber ki MİT Başkanı ‘Teşkilat Başkanı’ diye çelenk gönderdiği halde ‘fark edilmez’ oldu! Bu öyle bir haber ki Millet Meclisi’nde bir milletvekili tarafından açıklandığı halde ‘görünmez’ oldu!” diye konuştu. 

'YAZMAYA DEVAM EDECEĞİZ' 

“Biliyoruz, gazetecileri tutuklamak için senaryo yazanlar, herkesin gözü önünde verdikleri röportajlara bile manalar yükleyerek suç üretenler, kendi iddianamelerine bile inanmıyor” ifadelerini kullanan Terkoğlu, şöyle konuştu: “Biliyoruz, cezaevine giren arkadaşımızı yumruklayanlar, salgın şartlarında onları hapiste tutanlar, 6 aydır tecrit işkencesiyle teslim almaya çalışanlar ülkemizde yolsuzluklar, hukuksuzluklar, istismarlar bir daha yazılmasın istiyor. Birazdan duruşma salonuna gireceğiz. Bilekleri kelepçelenerek sanık sandalyesine oturtulan gazetecilerin yargılayanları yargılamalarını izleyeceğiz. Karar ne olursa olsun, yıllardır başka başka ellerin sergilediği bu filmin sonunu görebiliyoruz. Emin olun, gazetecileri kurdukları kumpaslarla, tezgahlarla susturmaya çalışan bu zihniyetin sonu kendilerinden öncekiler gibi olacak. Ama adımız ne olursa olsun, biz onların ortaya çıkmasını istemediklerini yazmaya devam edeceğiz. Dün, bugün, yarın…”

'TAHLİYE İSTİYORUZ'

TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, “Bugüne kadar 750 gazeteci cezaevine girdi çıktı. Şu anda 65 meslektaşımız cezaevinde. Yargılanan 3 arkadaşımız da haksızca 6 aydır cezaevinde tutuluyor. Onların özgür bırakılmasını istiyoruz. İktidarın basın özgürlüğüne saygı göstermesini istiyoruz” diye konuştu. Faruk Eren ise “Adli tatil bitti gazeteciler tekrar adliyelerde yargılanmaya devam etti 1 ayda 30 gazeteci hakim karşısına çakacak. Derhal tahliye edilmelerini istiyoruz” ifadelerini kullandı. 

‘SUSMUYORUZ, KORKMUYORUZ, ALIŞMAYACAĞIZ!' 

İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu da “Basınımızın henüz tutuklanmayan kıymetli mensupları” diyerek basın açıklaması gerçekleştirdi. “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olarak adlandırılan fakat bizim ‘ucube’ olarak nitelendirdiğimiz bu sistemde ne medya kuruluşlarına ne de özgür basına yer var” diyen Kavuncu, “Cesarete ve yenilikçiliğe karşı olan iktidar, Türkiye’de modernleşme sürecinin en önemli dinamiklerinden olan basını ve bir bütün olarak basın kültürünü, geçmişini hedef alıyor. Bu baskının etkisini, bugün tutuklu bulunan Murat Kardeşimizin ve diğer basın emekçilerinin davasında görüyoruz. Her gün, kendisine ayrılan köşede; yetimin hakkını, devletin malını gasp edenleri çarşaf çarşaf ifşa eden Murat Ağırel, bir hukuk garabetiyle hapsedildi ve KOVID-19 şartları altında, cezaevinde çektiği sıkıntılarla, fiziki olarak bir başına kaldı. Fakat biz, her zaman Murat’ın yanındaydık ve yanında olmaya da devam edeceğiz. FETÖ kumpaslarında zindana atılan Murat, cezaevinden çıktığında daha haklı, daha güçlü bir ses olarak yeniden kalemini eline aldı. Şimdi, yeniden cezaevinden çıkacak ve kalemini daha gür bir şekilde kullanacak. Milletin malına, ekmeğine el uzatanları yeniden ifşa edecek.

Başta Murat Kardeşimiz olmak üzere, haksız yere hapsedilen bütün gazetecilerin her zaman yanındayız. Murat, bize bir çağrı yaptı: ‘Susmayın, korkmayın, alışmayın’ Biz de ona sesleniyoruz: Susmuyoruz, korkmuyoruz, alışmayacağız!” dedi. Öte yandan, basın açıklamalarının ardından polis, Adliye önünde bekleyen kalabalığa sosyal mesafe kurallarına uyulması yönünde uyarılarda bulundu. İSTANBUL