Yeşilin sarmaladığı Güney

Çin’in Fujian eyaleti geleneksel yapısı ile modernleşme sürecini dengeli bir şekilde harmanlamış izlenimi veriyor. Buradan “gezelim görelim” notlarına gelirsek... Bölgedeki kalkınma mucizesi görülmeye değer. Sokaklar canlı, ışıltılı. Hiç kuşkusuz biz beton diyarından gelenler için en etkileyici görüntü bölgedeki yeşil doku... Ormanlık alan oranının yüzde 60’larda olduğu söyleniyor. Geçmişi 2200 yıl öncesine dayanan başkent Fuzhou ve Xiamen kentlerinde parklar, bahçeler sıra sıra... Kenarları kıvrımlı çatılarıyla, geleneksel Çin evleriyle birlikte Banyan ağaçlarını izlemek büyük bir keyif.

06 Haziran 2019 Perşembe, 21:35
Abone Ol google-news

<haber-dikey:1426923>

Fuzhou’ya yolunuz düşerse Ming ve Qing hanedanlıkları döneminden, “Üç mahalle, yedi sokak” kültürü olarak da adlandırılan eski geleneksel yapılardan izleri görebileceğiniz, yol boyunca Çin’in mutluluk, beraberliği simgelediğine inanılan kırmızı renkli fenerleriyle süslü bölgesine uğramayı unutmayın. Çevre irili ufaklı çay, kâğıt şemsiye, küçük heykeller, yelpazeler satan hediyelik dükkânlarla dolu. Geleneklerine son derece bağlı olan bu ülkede yeşim taşının önemi ise apayrı. Kimi kaynağa göre, yeşim taşı kültürü, 7 bin yıl, hatta daha uzun bir geçmişe dayanıyor. Buna göre, Çinliler yeşim taşını gökyüzünün ve yerkürenin özlerini içeren ve insan ile tanrılar arasında köprü rolü oynayan bir araç olarak görürmüş. 

 

Putin de hayran kalmış
Güney bölgesinin albenili bir diğer kenti Xiamen de cıvıl cıvıl. Kişi başı 10-15 metrekare civarında yeşillik alanın düştüğü belirtilen Xiamen şehrinin doğası, düzeni söylenildiği üzere Rusya Devlet Başkanı Putin’i de etkilemiş. Anlatılanlara göre, geçen yıl buradaki BRICS toplantısında Putin, Şi’ye “ülkenizin en güzel kenti Xiamen” deyince buna Şi’den “en güzellerinden biri” yanıtı gelir. Ama Putin geri adım atmaz, “hayır en güzeli” der...

Gerek Fuzhou gerekse Xiamen’de dikey yapılaşma var. Orta sınıf için inşa edilen binalarla birlikte lüks görünümlü yapılar da göze çarpıyor. Beş yıldızlı oteller, Tayvan’a da uzayan feribot, cruise gemi hattı mevcut. Lüks Batı markalarından yerellere, tekstilden teknolojiye uzanan yelpazede ürünlerin satıldığı AVM’ler de, sokak aralarında, han içlerinde rengârenk küçük dükkânlar da var.

Cıvıl cıvıl sokaklar...
Şehir merkezleri hareketli, genç nüfus dikkat çekiyor. Eğer sokak lezzetlerini sevenlerdenseniz bölgede yaygın deniz ürünlerinin pişirildiği dizi dizi büfelerden farklı soslarla bezenmiş tatları deneyin derim. Ve tropikal benzeri iklimi sağolsun çeşit çeşit meyveler de tezgâhların vazgeçilmezleri... Xiamen ve Pingtan bölgelerinde sahilin kimi bölgesinde uzun kumsallara ilgi yoğun, turist destinasyonu.

‘Dayanışmayı güçlendirmeliyiz’

Çin’in başkenti Pekin’de Dışişleri Bakanlığı’nda Türkiye ile ilişkilerden de sorumlu, Batı Asya ve Kuzey Afrika Bölümü Müdür Yardımcısı Qian Minjian’le bir araya geliyoruz. Ankara-Pekin hattındaki ilişkilerin seyrini soruyoruz. Taraflar arasında ekonomik ve siyasi işbirliği adımlarının gelişmekte olduğunu söyleyen Qian, ancak daha yapılacak çok iş var diyor. “Daha çok iletişim kurmalıyız ve temel hassasiyetlerimize daha çok ilgi ve saygı göstermeliyiz” diye de ekliyor. İki tarafın da çok taraflılık ilkesini ısrarlı şekilde izlemesi ve aynı zamanda gelişmekte olan ülkelerin ortak çıkarlarını koruması gerektiğine vurgu yapıyor. Ekonomi ve ticaret alanında iki tarafın da Kuşak-Yol İnisiyatifi’yle orta yol bulmaya çaba sarf ettiğine değinen Qian, Çinli firmaların son dönemde Türkiye’deki projelere katılımına işaret ediyor. Bu çerçevede Ankara-İstanbul hızlı tren projesinin ikinci etabına, İstanbul Kumport Limanı projesine, İstanbul tren vagonları gibi benzeri projelere değiniyor.

Uluslararası ekonomik durumun değişmesiyle birlikte Çin ile Türkiye’nin karşılaştığı baskının yoğunlaştığına da dikkat çeken Qian, “Hem Çin hem de Türkiye yükselen ülkelerdir. G-20 üyesidir. İnanıyoruz ki bütün bunların üstesinden gelecek akla ve güce sahibiz. Tabii bunun için aynı zamanda dayanışmayı da kuvvetlendirmeliyiz” diye konuşuyor.

Çinli yetkililerle görüşmelerimizde elbette ABD ile ticari savaş, Huawei meselesi de gündemimizde. Tüm gerilime karşı diyalog kapısını kapatmadıkları, iki tarafın her seviyede temasının sürdüğü mesajını veriyorlar. Diğer yandan da bu baskının Çin adına mücadele gücünü artırma deneyimi olduğu görüşünü dile getirerek ekliyorlar: “ABD tarafının zorbalık yapmasına karşıyız. Herkesin kazanacağı bir durum olmalı, aksi halde bu her her iki taraf için de felaket olur.”

MERMER TİCARETİNDEN ÇİN’DE EĞİTİME...

Türkiye’den Çin’in en çok mermer ihracatı yapılan Xiamen’in kendi ismiyle aynı üniversitesi de duraklarımızdan. Buradaki bir grup akademik kadroyla bir araya geldiğimiz toplantıda bizi karşılayanlar arasında Türkiye’den gelen öğrenciler de var. Üniversite bünyesinde gerek lisans, gerekse dil eğitimi gören 43 Türk öğrenciden yaklaşık yarısının ailesinin ise mermer ticaretiyle uğraştığını öğreniyoruz. Gençlerin bir kısmı bu nedenle Çin’de eğitim aldıklarını anlatıyor. Bünyelerinde Türkiye kürsüsü kurmak istediklerini söyleyen Xiamen Üniversitesi Rektör Yardımcısı Bin Yang, “Şu an Türkiye’de bazı üniversiteler ile anlaşma yaptık, işbirliğini artıracağız. Öğrenci değişim programı başlatmak istiyoruz” diyor.

‘YASAK ŞEHİR’...

Fujian eyaletinde Xiamen kentinden sonraki durağımız geçmişi binlerce yıl öncesine dayanan başkent Pekin. Şanghay’dan sonra yaklaşık 21 milyon nüfusuyla ülkenin ikinci kalabalık kenti. Doğu-batı sentezinin büyüleyici destinasyonlarından biri. Yollar haliyle pek çok başkentte olduğu gibi kalabalık, trafik zaman zaman kâbus. Ama şehirdeki metro hattı bu karmaşayı azaltıyor. Yollarda Asya’nın pek çok ülkesinde görebileceğiniz gibi çok sayıda bisiklet, motosiklet var. Yine geniş yollar, bulvarlar karşılıyor sizi. Yaşayan bir kent Pekin, kaybolup keşfetmek isteyeceğiniz türden... Müzeler, tarihi yapılarla modern binaların içiçe geçtiği sokaklar, her keseye, beğeniye hitap eden mağazalar, geleneksel tatları deneyeceğiniz restoranlar, küçük lokantalar, geleneksel doku ipekten tekstil ürünlerinin sunulduğu mağazalar sıra sıra...

Çin tarihinin dönüm noktalarına tanıklık eden kente gidip de yaklaşık 6 asırlık, imparatorluk döneminden kalan en görkemli yapılardan imparatorluk dönemi sarayı ‘’Yasak Şehir”i es geçmemeli. Ming Hanedanlığı döneminde inşa edilen ‘Yasak Şehir’de devasa kapılarla birbirine açılan geniş alanlarda, Çin’in geleneksel mimarisini yansıtan yapılar, bahçeler, heykeller etkileyici. İçerisi yerli, yabancı turistlerle, öğrencilerle tıklım tıklım. “Yasak Şehir”den çıkıp yürüyerek tarihi Tiannanmen Meydanı’na ulaşabilirsiniz. Burası, Mao’nun 1949’da Ulusal Meclis’te Çin Halk Cumhuriyeti’ni ilan ettiği, onbinlerin doldurduğu alan. Mao’nun portresi alanda. Tiannanmen aynı zamanda Çinlilerin pek de konuşmak istemediği 4 Haziran 1989’da hükümet karşıtı gösterilerin yapıldığı, çoğu ögrencilerin katıldığı eylemin kanlı şekilde bastırılmasıyla da tarihe geçmiş durumda.
Pekin’de görülmesi gereken noktalardan biri de Çin Ulusal Müzesi. Müze ülke tarihinden Buda heykellerine kadar birçok önemli esere evsahipliği yapıyor.

Duraklarımızdan biri de dünyanın “en uzun savunma duvarı” olarak görülen, tarihi binlerce yıla dayanan Çin Seddi. UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Çin Seddi’ne Badeling Kapısı’ndan teleferikle çıkıyoruz. İmparatorluk sarayı “Yasak Şehir” (altta) gibi buraya da yerli, yabancı turist ilgisi yoğun.

Ülkenin pek çok bölgesinde bisiklet, motosiklet yaygın. Pekin gibi Fujian’da da dikey mimari yapılaşmada artış dikkat çekiyor. Kimi Çinli özellikle başkent Pekin ve Şanghay gibi metropollerde emlak fiyatlarının arttığına işaret ediyor.

Bekledikçe değeri artan çay...

Çin kültüründe çayın yeri başka. Yeşil örtüsü, nemli havasıyla Fuzhou, Çin’in ekonomisine azımsanmayacak katkı yapan ürünün adeta başkenti. Yolumuz 1949’da kurulan, bünyesinde petrolden toptan gıdacılığa, tohumculuğa, oradan emlakçılığa, otelciliğe uzanan geniş faaliyet alanı bulunan COFCO’ya bağlı Fujian çay şirketinin fabrikasına uzanıyor.

Şirketin ülke genelindeki 10 fabrikasından üçü bu bölgede. Özellikle Fuzhou’da beyaz çay, yasemin, yeşil çay ve de bizim deyişimizle siyah onlara göre kırmızı çay üretimi yaygın. Hani bazı şaraplar bekledikçe daha da değerli hale gelir ya, burada bize anlattıklarından öğreniyoruz ki, çayda da benzer bir durum var... Bir yıl, üç yıl, hatta daha uzun bekletilen, bununla bağlantılı olarak da fiyatları da uçuşa geçen çay paketleri mevcut. Geleneksel sunuşlarda çay, küçük porselen fincanlarda servis ediliyor. Fuzhou ve Xiamen çarşı pazarında adım başı çay satan dükkânlara rastlıyorsunuz, fiyat aralığı oldukça geniş.

Farklı konseptlerle çekim merkezleri

Çin’in, geniş topraklarında farklı çekim merkezleri oluşturma yönünde bir bakış açısı izlediğine tanıklık ediyorsunuz. Turizmin yanı sıra kimi yerde spor kimi zaman uluslararası katılımlı fuar, ticaret merkezleri oluşturulmuş.

Pekin’de Çin Haber Ajansı Xinhua ile Çin Uluslararası Radyosu’nu (CRI) da ziyaret ediyoruz. Türkçe servisinin de olduğu CRI bünyesinde 44 dilde yayın yapılıyor. Bu arada Xinhua, teknolojik gelişmeler çerçevesinde 2015’te “haber robot”u da hizmete sokmuş.