Destek Yayınları Felsefe Serisi

Destek Yayınları’nın Epiktetos ile başlayıp 50 kitaba ulaşan, felsefenin derin sularına dalmak isteyen ama nereden başlayacağını bilmeyen okurlar için de rehber niteliğindeki Felsefe Serisi’nde hem Batı’nın hem de Doğu’nun en önemli düşünürleri yer alıyor. Serinin Yayın Koordinatörü, editör ve yazar Özlem Küskü ile günümüzde Felsefe Serisi’ni konuştuk.

18 Kasım 2021 Perşembe, 00:04
Abone Ol google-news

Destek Yayınları’nın Epiktetos ile başlayıp 50 kitaba ulaşan, felsefenin derin sularına dalmak isteyen ama nereden başlayacağını bilmeyen okurlar için de rehber niteliğindeki Felsefe Serisi’nde hem Batı’nın hem de Doğu’nun en önemli düşünürleri yer alıyor. Serinin Yayın Koordinatörü, editör ve yazar Özlem Küskü ile günümüzde Felsefe Serisi’ni konuştuk.

‘SERİ, FİLOZOFUN SESİNİ BU YÜZYILA TAŞIYOR!’

- 50 kitaba ulaşmış bir seriden söz edeceğiz ama öncelikle daha temel bir noktadan başlamakta yarar var sanırım, felsefe ne işimize yarar?

Felsefe, merak etmek ve soru sormaktır. Cevaplardan çok sorularla ilgilenir ve hayatın her alanına sızar. Platon şunu söyler: “Filozofun büyük tutkusu meraktır, felsefeye bunun dışında açılan bir kapı yoktur.”

Tüm filozoflar belli düzeyde bilgi verse de ağırlıklı olarak, ki felsefenin amacı da budur, insanları düşünmeye ve bir etkinliğe yönlendirirler.

Felsefe Tarihi kitabının girişinde Umberto Eco felsefe için şöyle der:

“Felsefe, etimolojik kökenine göre ‘bilgi sevgisi’ anlamına gelse de felsefeyi tanımlamak zordur, çünkü bu kelimenin tanımı yüzyıllar boyunca değişime uğramıştır. Felsefe genelde diğer disiplinlerin cevap bulamadığı sorularla ilgilenir.

Örneğin var olmak ne demektir? En dramatik felsefi soru da şudur: Neden hiçlik değil de bir şeyler var? Bunlar zor sorular olabilir ve bazıları filozofların bu tarz sorularla ilgilendiğini düşünebilir. Ama hastalıktan ya da fakirlikten perişan olmuş bir adam da ‘Ben neden doğdum? Annem beni doğurmasa olmaz mıydı?’ diye düşünürken de aslında felsefe yapmaktadır.

‘Dünyada adalet var mı? Neden acı var? Benim sevgilim bana herkesten güzel görünür ama güzel ne demek? Hayvanların ruhu var mı? Benim var mı? Peki, ruh nedir? Dediklerine göre domuzlar köpeklerden daha akıllıymış peki ben neden domuz yerine köpekle gezmeyi tercih ediyorum?’

Tüm bu soruların hepsi felsefi meselelerdir ve bu soruları sormak için felsefe hocası olmaya gerek yoktur. Felsefi meseleler hepimizi ilgilendirir.

‘Yersiz’ sorular, tarih boyunca yaşam tarzımızı belirlemiş, bazı grupları din adına savaşmaya itmiş, bilim insanlarının araştırmalarını derinlemesine etkilemiş, hiç farkına varmayan insanların bile hayatı, eğlenceyi, para kazanmayı ve sefaleti algılama şeklini belirlemiştir.”

- Destek Yayınları Felsefe Serisi yaklaşık bir buçuk yıldır devam ediyor ve hâlâ okurlardan ilgi görüyor. Bunu neye bağlıyorsunuz?

Toplum olarak felsefeye olan direncin (Felsefe yapma!) kırılması belki bu ya da soruların hepimize lazım olduğunun hatırlanması. Bir de etkileşim çağının getirdiği bir zorunluluk.

Artık seyirci olmaktan öteye geçiyoruz, her şeyle etkileşim halinde (eylem-deneyim) olduğumuz bu çağda, doğamızın bir gereği olan merakın, bizi bir şeylerin peşine düşüren o bastırılamaz itkinin bir sonucu diyebilirim.

Filozofların sesini bu yüzyıla taşıyan seri, salt bilginin değil, eylemin ve hareketin ‘haplaşmış’ hali. İnsan olarak kanıksayıp normalleştirdiğimiz her şeyi gözden geçirmemize yarayan yeni gözler sunması ilgi görmesinin en önemli etkenlerinden.

‘FELSEFE EYLEM VE DENEYİMİ DE İÇERİR!’

- Her şeyin büyük hızla değiştiği ve geliştiği günümüzde felsefe neden gerekli sizce?

Felsefe sadece sorulardan ibaret değildir, eylem ve deneyimi de içerir. Bu nedenle de edilgen değil etkin bir faaliyettir. Deneyim dünyasına geçtiğimiz bu çağda felsefe öldü diyen Hawking’in aksine felsefe eskisinden daha çok gereklidir.

10 yıl sonra bambaşka bir dünyada yaşayacağımıza dair öngörüler doğru çıktığında ve her şey -eğitim, ekonomi, siyaset, kültür-sanat - değiştiğinde öğrendiğimiz felsefi yöntemler bize daima lazım olacak yani sorular insan var oldukça olacak.

Anlam arayışımız sürdükçe, değişen koşullarda yeni anlamlar icat etmemiz gerektikçe, bilim ve sanat var oldukça felsefeye yaslanmamız kaçınılmaz.

- Felsefe Serisi’ni diğer yayınevlerinin felsefi yapıtlarından ayıran özellikleri nelerdir?

Çok değerli yayınevleri filozofların kendi yapıtlarını çok iyi çevirilerle yayımlıyorlar. Destek Yayınları’nın felsefe serisine benzer seriler hazırlayan başka yayınevleri de oldu.

Filozofların kendi ana yapıtlarını konuşacaksak şayet, bu seri okuru ana kaynaklara yönlendiren bir rehber niteliğinde. Aslında bu seri felsefenin herkesçe görülmesini de değerli kılan ve dolaylı olarak okuru asıl kaynaklara yönelten bir işleve sahip, bu yüzden çok değerli.

Serideki her bir kitap bu deryadaki eşsiz dehalara açılan birer kapı. Bu sayede felsefeyle tanışan ya da çekinmeden felsefenin sularına atlayan okurlarımız oldu, yani serinin felsefeyi sevdiren bir tarafı da var.

Bir başka özelliği de bugünün dünyasındaki insana hitap edecek bir tarzda ele alınması. Gerek kapak tasarımıyla, gerek formatıyla benzersiz bir seri ortaya çıkardık. Kitapların isimlerini, arka kapak yazılarını, üslubunu, kısaca her şeyini seri için özel olarak çalıştık.

Özet niteliği taşıyan ama okumadan artan zamanı düşünmeye transfer ettiren kitaplar bunlar. Seri, hız çağında, kimsenin durmaya vakit bulamadığı bugünlerde ihtiyaç duyulan bir okuma deneyimi sunuyor.

Yazarlar inceledikleri filozofları bugünün sorularına yanıtlar sunacak tarzda ele aldılar, daha doğrusu bunların altını çizgilerle belirginleştirdik de diyebilirim.

Böylece sıkışmış bir dünyada soru soran ve sorularına yanıt arayan herkese hitap edecek kitaplar ortaya çıkmış oldu.

- Seri devam ediyor dedik, en son neler çıktı ve önümüzdeki süreçte neler yayımlanacak seri kapsamında?

Seriden son yayımlanan kitaplar Turgut Özgüney’den Herakleitos, Özgecan Şekerci’den Spinoza, Fırat Devecioğlu’ndan Schopenhauer ve Aslı Perker’den Şinto felsefesi. Yakında gelecekler ise Tufan Kıymaz’dan Kıbrıslı Zenon, Hamza Celaleddin’den Sartre, Çağlar Çetok’tan Thales, Muzaffer Çorlu’dan Lacan ve İlker Kocael’den Kant olacak.