Sevgililer Günü’nde akla ilk gelen renk tabii ki kırmızı. Kalpler, güller, hediye kutuları… Peki kırmızı, sadece aşkın rengi mi? Aslında kırmızı, nasıl kombinlediğimize ve hangi ruh haliyle taşıdığımıza bağlı olarak bambaşka anlamlar kazanan güçlü bir stil aracı. Romantik de olabilir, cesur da mesafeli de… Asıl mesele kırmızıyı hangi tavırla taşıdığımız.
Sevgililer Günü’nde kırmızı, tek bir stile sığmıyor. Her ruh haline başka bir yüzünü gösteriyor.
GÜÇLÜ KIRMIZI
Monokrom (tek renk) kırmızı kombinler tutkulu ve iddialıdır. Net kesimler ve maskülen çizgilerle kullanıldığında kırmızı, güçlü bir duruşa ve cesur bir tavra dönüşür. Az ve sade aksesuvarla tamamlanan bu stil, rengin etkisini artırır. İster sevgilinizle şık bir akşam yemeğinde, ister başarınızı kutladığınız bir davette aynı kırmızı, iki farklı özel güne eşlik edebilir.
MESAFELİ KIRMIZI
Kırmızı bazen sadece bir detaydadır ama stilin gücü detaylarda gizlidir. Siyah ya da gri bir kombinin tamamlayıcısı bir çanta, ayakkabı, eldiven, çorap ya da kıpkırmızı bir ruj olarak kullanıldığında mesafeli ama çarpıcı bir etki yaratır. Sevgililer Günü’nde ister sevgilinizle ister arkadaşlarınızla yaptığınız programda, kırmızıyı aksesuvarınıza güçlü bir dokunuş için ekleyin.
ROMANTİK KIRMIZI
Kırmızı, pembe veya fuşya ile birlikte kullanıldığında daha yumuşak ve romantik bir karakter kazanır. Monokrom kullanıma kıyasla daha sakin, daha nahif bir ruh hali yansıtır. Duygusallığın ön planda olduğu, romantizmin güçlü hissedildiği kombinler için ideal bir seçenektir.
ENERJİK KIRMIZI
Kırmızı yalnızca gece elbisesine ve takımlara ait değil. Bir blazer, kazak ya da günlük bir parçada kullanıldığında stilinize canlılık katar. Jean ve sade parçalarla dengelendiğinde zahmetsiz ama fark yaratan bir görünüm sağlar. Gri, uçuk mavi, bej ya da beyaz tonlarla kombinlendiğinde ise daha sofistike bir etki yaratır. Bu kırmızı, sergi açılışında ya da konserde size rahatlıkla eşlik eder.
Sevgililer Günü’nde kırmızı tek bir duyguya ait değil. Kimin üzerinde, hangi ruh haliyle ve nasıl taşındığına bağlı olarak her defasında başka bir hikâye anlatıyor. Önemli olan senin hikâyen!