Çocukların parkta oynaması, toprakla temas etmesi ve doğayla iç içe büyümesi, sanıldığından çok daha önemli bir sağlık meselesi. Uzmanlara göre aşırı steril ortamlarda büyüyen çocuklar, hem bağışıklık sistemi hem de sosyal gelişim açısından dezavantaj yaşayabiliyor.
Pediatri uzmanı Prof. Dr. Osman Küçükosmanoğlu, çocukların dış dünyadan tamamen izole edilmesinin doğru bir yaklaşım olmadığını ifade etti. Küçükosmanoğlu, çocukların toprak, doğa ve hayvanlarla temasının önemine dikkat çekerek “Çocukların bir fanus içinde, bütün dış etkenlerden korunduğu bir ortamın gelişim açısından çok uygun olmadığına dair çok fazla kanıt var. Aşırı koruyucu önlemler, çocuğun bağışıklık sisteminin aktif olmasında gecikmeye ve yetersizliğe neden olabilir” dedi.
‘DOĞRU DEĞİL’
Özellikle sağlıklı çocukların tamamen steril ortamlarda büyütülmemesi gerektiğini belirten Küçükosmanoğlu, “Normal gelişen bir çocuğun toplumdan izole edilmesi, parklarla, toprakla temas etmemesi doğru değil” diye ekledi. Doğal ortamlarda oynayan çocukların hem fiziksel hem de sosyal açıdan daha sağlıklı geliştiğini ifade eden Küçükosmanoğlu, “Çayırda, çimende oynaması, koşması, hastalıklı olmayan hayvanlarla temas etmesi çocuğun sağlıklı gelişimine faydalıdır. Bu hem sosyal açıdan hem de bağışıklık sisteminin daha sağlıklı çalışması için son derece önemli” ifadelerini kullandı. Çocuk parkları ve kum havuzlarının da bu açıdan önemli olduğunu belirten Küçükosmanoğlu, bu alanların çocuklara hem sosyalleşme hem de hareket olanağı sunduğunu söyledi.
Doğal ortamlar ile kirli ve sağlıksız alanların aynı şey olmadığına dikkat çeken Küçükosmanoğlu, “Kirli ortamlardan bahsetmiyoruz. Parkların, oyun alanlarının temiz ve güvenli olması gerekir. Çocuklar sigara dumanından, çöpten ve bulaşıcı risklerden mutlaka korunmalı” diye konuştu. Oyun sonrası hijyenin önemli olduğunu ancak bunun abartılmaması gerektiğini belirten Küçükosmanoğlu, şu uyarıda bulundu: “Çocuk eve geldiğinde su ve sabunla el yıkaması sağlıklı bir yaklaşımdır. Ancak çok yoğun dezenfektan kullanımı veya aşırı temizlik bazen zararlı olabilir. Bu maddeler alerjen etki de yaratabilir.”
Çocukların doğayla teması için belirli bir yaş sınırı olmadığını ifade eden Küçükosmanoğlu, sürecin erken başladığını vurgulayarak “Çocuk yürümeye başladığı andan itibaren çevreyi keşfetmeye başlar. Bu süreçte doğaya temas etmesi doğaldır. 3 yaş sonrası ise çocuklar park gibi alanlarda daha aktif sosyalleşebilir” ifadelerini kullandı. Küçükosmanoğlu, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Hiç toza toprağa değmeden büyüyen çocuklar sağlıklı gelişmez. Çocuğun özgürce oyun oynayabileceği fırsatlar mutlaka sağlanmalı.”
