Cumhuriyet’e konuşan Pedagog Ece Başak Karakaş, çocukların oyunlarının yalnızca eğlence değil, aynı zamanda duygularını sembolik olarak ifade ettikleri bir alan olduğunu vurguladı. Karakaş, “Oyundaki şiddet teması ile gerçek hayatta zarar verme davranışı aynı şey değildir. Çocuk çoğu zaman içsel gerilimini düzenleme çabası içindedir” dedi.
‘DUYGULARIN GÜVENLİ ŞEKİLDE İFADE EDİLMESİNE FIRSAT TANINMALI’
Oyun terapisi odalarında oyuncak silahlar, kılıçlar ve asker figürleri bulunabildiğini aktaran Karakaş, “Bu materyallerin amacı şiddeti teşvik etmek değil; çocukların korku, öfke ve güçsüzlük gibi duygularını güvenli bir ortamda deneyimleyebilmesini sağlamak” diye ekledi. Ebeveynler ise bu tür oyuncakların şiddeti normalleştirebileceği endişesini taşıyor. Karakaş, bu kaygının anlaşılır olduğunu ancak çocukların duygularını bastırmak yerine güvenli şekilde ifade etmelerine fırsat tanınması gerektiğini belirtti.
‘AMAÇ ZARAR GÖRMEMESİNİ SAĞLAMAK’
Karakaş, oyuncakların yumuşak ve zarar vermeyecek materyallerden seçilmesinin, gerçek hayatta zarar verme davranışına izin verilmemesinin ve çocuğun oyunla duygularını temsil etmesine fırsat tanınmasının doğru sınırlar olduğunu aktardı. Karakaş, “Amaç, çocuğun duygularını temsil edebileceği bir alan yaratırken kimsenin gerçekten zarar görmemesini sağlamaktır” ifadelerini kullandı. Çocukların oyunlarında savaş ve mücadele temalarının görülebildiğini ve bunun çoğu zaman duygularını düzenleme çabası olduğunu ifade eden Karakaş, “yasaklamak yerine güvenli sınırlar koymak, hem ebeveynlerin kaygısını hem de çocukların gelişimsel ihtiyaçlarını ortak bir zeminde buluşturabilir” diye konuştu.