İktidar yedi nedenle, mutlaka kaybedecek:
Şimdi çok kısaca bu yedi nedeni açıklamaya çalışalım.
1) Kendisini iktidara getiren emperyalistlerin istekleriyle, halkın eğilimleri birbirine ters düşüyor.
Emperyalizm, Türkiye’deki Kürtleri ve sığınmacıları da kullanarak Ortadoğu’da kendisine bağlı bir Kürt Devleti kurmak ve bu amaçla, üniter bir cumhuriyet olan Türkiye’nin rejimini değiştirmek ve olanaklı ise de onu bölmek istiyor.
Halk buna karşı.
Olay bu denli basit: İktidarı oluşturan ve destekleyen dış güçlerin istekleriyle, İktidarın asıl denetleyicisi olan iç güçlerin yapısı birbirine zıt!
2) Açgözlülük ve liyakatsizlikten dolayı, sömüreceği ve dağıtacağı iç ve dış kaynakları bitirdi.
Fabrikaları sattı, tarımı öldürdü, hizmetleri dışa bağladı; milli gelir kaynaklarını yok etti. Ülkede yatırım yapmanın iktisadi ve hukuki ortamını bozdu. İç ve dış borçlanmaların sınırlarına geldi. Kaynak ihtiyacını, doğayı yağmalayarak ve sığınmacılar için dışarıdan para alarak aşmaya çalıştığından yeni sorunlar yarattı.
3) Halka vaat edeceği hiçbir umut kalmadı!
Yolsuzluğu, yoksulluğu, yasakları ve adaletsizliği ortadan kaldıracağını vaat etti; 24 yıllık yönetimi sonunda hepsini daha da derinleştirdi ve arttırdı.
4) 24 yıllık yönetimden sonra toplumun geldiği yerden kimse memnun değil; sorunlar çözülemedi, daha da ağırlaştırıldı ve yepyeni sorunlar yaratıldı; dolayısıyla, halk bütün sorunlarından bu iktidarın sorumlu olduğunu görmeye başladı.
Özellikle kadın cinayetleri başta olmak kaydıyla asayişsizlik, kumar ve uyuşturucu olarak yeni sorunlar yaratıldı; tırmanan adaletsizlik ve geçim sıkıntısı sorunları için 24 yıldır başka iktidar görmeyen halk, baştaki kişi ve partilerin sorumlu olduğunu fark etti. Özellikle geçim sıkıntısı ve adaletsizlik halkı bezdirdi.
5) Toplum bu noktaya, benim, kendi konuşmalarından esinlenerek “Şahsım Devleti” dediğim “Tam yetkili ve sıfır sorumlu tek bir kişi rejimi” tarafından getirildi. Bu rejimle hiçbir toplumu yönetmek olanaklı değildir.
Sadece Türkiye’de, değil, dünyada hiçbir ülkede böyle bir rejimle sorunların çözülmesi olanaklı değildir. Bu rejimi kuran ve daha da sertleştirerek devam ettirmek isteyen bir İktidarla hiçbir sorun çözülemez!
6) Yukarıdaki beş nedene bağlı olarak halk gelecek umudunu kaybetti.
Siyasette bilinen bir gerçek vardır; seçmen umuda oy verir. İktidar başta gençler olmak kaydıyla, halkın gelecek umutlarını söndürdü. Bu nedenle seçimi kazanmak için yeterli oy alması olanaksız görünüyor.
7) CHP, İBB, İmamoğlu davaları ile Açılım Süreci, PKK, DEM-P. haberleri, İktidar aleyhinde yukarıda alıntıladığım olumsuz izlenimleri pekiştirdi.
İddianamelerdeki haksızlık ve hukuksuzluklar, zulme dönüşen tutuklamalar ile Açılım Süreci’nde, özellikle Lozan ve 1924 Anayasası yorumları ve “statü” istekleri, seçmen nezdinde İktidarın çok aleyhine oldu.
***
Peki İktidar bu gerçekleri görmüyor ve kaybettiğini bilmiyor mu? Nedenlerini kabul etmese bile, elbette sonuçlarını görüyordur.
Peki ne yapıyor ve ne kadar başarılı?
O da bir sonraki yazıya!