Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Dr. Derya Uğur, Isparta Şehir Hastanesi’nde yaşandığı iddia edilen sorunlara ilişkin gazetemize açıklamalarda bulundu. Taraflarına iletilen uygulamaların, kamu yönetimi ciddiyetiyle ve hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını söyleyen Uğur, Hastane Başhekimi E.A. ve sağlık bakım hizmetleri müdürünün, kurumu özel işletmeleri gibi keyfi uygulamalarla yönetmekte olduğunu belirtti.
"ANAYASAL HAKLARA VE ÇALIŞMA BARIŞINA MÜDAHALE"
Hastanede görev yapan sağlık çalışanlarının görev tanımları dışı çalışmaya zorlandığı, çalışanların itiraz etmeleri üzerine, “hadsiz”, “salak” gibi hakaret içerikli ifadelere maruz kaldığı, bir temsilcilerine yönelik ise “kafanda sandalye kırarım” şeklinde açık tehditte bulunulduğu yönünde iddiaların taraflarına ulaştığını açıklayan Uğur, " Bunun ötesinde hastalığı nedeniyle kurum hekimlerine muayene sonucu istirahat raporu verilmesi hekim tarafından uygun görüldüğü durumlarda; ilgili hekime baskı ile rapor iptal edilmeye zorlanmaktadır.
Bu baskılar saymakla bitmemektedir. Çalışanlara kendi sendikası olan yandaş sendikaya üye olma baskısı yapılmaktadır. Kendi sendikalarına üye olmayı kabul etmeyen emekçilere görev yeri değişikliği yapılmakta hatta “bizim sendikamıza geçerseniz bu eziyetler son bulur” şeklindeki ifadeler kullanılmaktadır. Kamu kurumlarında sendikal tercih üzerinden baskı kurmak hem anayasal haklara hem de çalışma barışına açık bir müdahaledir.
Bir kamu hastanesinde; randevulu hastaların önüne “başhekimin hastası” denilerek ayrıcalıklı geçiş sağlanması, VIP uygulamalarla eşitlik ilkesinin zedelenmesi; görevlendirme yapılmaksızın hemşirelerin günübirlik servislerden çekilmesi kişisel ilişkilere dayalı yer değişiklikleri yapılması gibi iddialar, kamu hizmetinin tarafsızlığına gölge düşürmektedir" diye konuştu.
"YÖNETİM YETKİSİ; KEYFİLİK DEĞİL, SORUMLULUK MAKAMIDIR"
Kamu hastanelerinin hiç kimsenin şahsi tasarruf alanı olmadığını vurgulayan Uğur, "Hiçbir yönetici, kamu personeline hakaret etme, tehdit savurma, sendikal tercihini sorgulama ya da sürgün niteliğinde yer değişikliği yapma yetkisine sahip değildir. Yönetim yetkisi; keyfilik değil, sorumluluk makamıdır.
Bir başhekim; Kamu personeline “defol çık” deme cüretini nereden almaktadır? Sendikal tercihler üzerinden baskıyla çalışma barışını bozmayı nasıl kendine hak görmektedir? Eşitlik ilkesi hangi yetkiyle askıya alınmaktadır? Kamu görevlisine hakaret etmek, tehdit savurmak ve sendikal baskı uygulamak suçtur. Bu davranışlar idari ve hukuki sorumluluk doğurur. Genel Sağlık-İş olarak; üyelerimize ve tüm sağlık emekçilerine yönelik her türlü baskının, tehdidin ve keyfi uygulamanın karşısında olduğumuzu kamuoyuna ilan ediyoruz. Hiç kimse bulunduğu makamı, kamu emekçilerine had bildirme aracı olarak kullanamaz. Haddini bilmesi gerekenler, kamu emekçileri değil; kamu gücünü keyfi kullananlardır" dedi.