Ruh sağlığında yeni bir dönem: Sanatın sessiz gücü

Ruh sağlığında yeni bir dönem: Sanatın sessiz gücü

12.04.2026 04:00:00
Güncellenme:
Damla Polat
Takip Et:
Ruh sağlığında yeni bir dönem: Sanatın sessiz gücü

Resimden müziğe birçok alanı kapsayan sanat terapisi, özellikle travma, anksiyete ve depresyon gibi durumlarda destekleyici rol oynuyor.

Sanatın iyileştirici yönü, son yıllarda sağlık alanında giderek daha fazla ilgi görüyor. Cumhuriyet’e konuşan klinik psikolog Beyza Selvi, sanat terapisinin, bireyin duygularını sözlerle ifade etmekte zorlandığı durumlarda sanat aracılığıyla kendini ifade etmesini sağlayan bir psikoterapi yöntemi olduğunu belirterek “Resim, müzik, heykel, yazı, drama ve hareket gibi farklı sanat dallarını kapsar.

Sanat terapisi aynı zamanda bir keşif yolculuğudur; kişinin duygularını tanıdığı, somutlaştırdığı ve çoğu zaman ifade edemediği içsel deneyimlerini görünür hale getirdiği bir süreçtir” dedi. Selvi birçok duygunun sanat aracılığıyla “elle tutulur ve gözle görülür” bir forma dönüştüğünü ifade etti. Sanat terapisinin özellikle II. Dünya Savaşı sonrası travma yaşayan bireylerle yapılan çalışmalarla sistematik yöntem haline geldiğini aktaran Selvi beynin hem duygusal hem bilişsel bölgelerini aynı anda aktive ettiğini söyledi. Selvi, “Kişi bastırdığı ya da fark edemediği duygularla temas kurar. Duygular özünde olumlu ya da olumsuz değildir. Belirleyici olan, bu duyguların nasıl ifade edildiği ve hayata nasıl yansıtıldığıdır” ifadelerini kullandı.

‘DUYGULARA ALAN AÇAR’ 

Sanat terapisinin depresyon, anksiyete, travma, bağımlılık ve psikotik bozukluklar gibi birçok alanda etkili bir psikoterapi yöntemi olduğuna değinen Selvi, “Kronik hastalığı olan bireylerde ise hastalıkla ilişkili duyguların ifade edilmesine alan açar. Özellikle kanser ve Parkinson gibi durumlarda kaygı, belirsizlik ve kontrol kaybı hissini azaltmada önemli bir rol oynar” dedi.

Sanat terapisinin her yaş grubuna uygulanabildiğini ifade eden Selvi, ağır psikiyatrik durumlarda ise sanat terapisinin psikoterapi ve gerektiğinde medikal tedavi ile birlikte yürütülmesi gerektiğini belirtti.

Sanat terapisinin doğru uygulanmadığında riskler barındırabildiğine dikkat çeken Selvi, “Özellikle kişinin geçmiş yaşantılarına ait zorlayıcı ya da travmatik içeriklerin kontrolsüz bir şekilde açığa çıkması, duygusal olarak yoğun bir yük oluşturabilir” uyarısında bulundu.