AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos, Ankara’yı ziyaret edecek. Kos, yarın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile görüşecek; ayrıca, TBMM Avrupa Birliği Uyum Komisyonu üyeleriyle bir araya gelecek. Kos, iş dünyasıyla da buluşacak.
‘BÜYÜK BİR DEMOKRASİ AYIBI’
Marta Kos’un programında siyasi partilerin ve insan hakları örgütlerinin bulunmaması tepki çekti. Cumhuriyet’e konuşan CHP Eskişehir Milletvekili, TBMM Dışişleri Komisyonu üyesi Utku Çakırözer, “Türkiye’de yüzlerce siyasi tutuklu, gazeteci, hak savunucusu aylardır ve yıllardır zindanlarda tutulurken, İstanbul’un, Adana’nın, Antalya’nın seçilmiş büyükşehir belediye başkanları, ilçe belediye başkanları haksız ve hukuksuz yere cezaevindeyken, onlarca belediyeye hukuksuz kayyımlar atanmışken; AB’nin Genişlemeden Sorumlu en yüksek yetkilisinin, ziyaretinde bunları yok sayması büyük bir demokrasi ayıbıdır. Kos, geçtiğimiz yıl Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına tepki olarak Antalya’daki bir etkinliğe katılmamıştı. Bu tavır ne kadar yerindeyse bugün yaptığı bir o kadar isabetsiz ve talihsizdir. Türkiye’nin birinci partisi CHP’yi, diğer muhalefet partilerini, insan hakları alanında, kadın hakları alanında, basın özgürlüğü, hukukun üstünlüğü alanında on yıllardır tüm baskılara rağmen çaba harcayan sivil toplum örgütlerini yok sayan, dinlemeyen böyle bir ziyaret programının örneği yoktur” dedi.
KOPENHAG KRİTERLERİ’Nİ VURGULADI
Çakırözer, sözlerini, “Türkiye’nin AB süreci, AB Komiseri Kos’un görüştüğü birkaç bakan ve iş dünyası temsilcisinden ibaret değildir. Tabii ki Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, enerji, savunma ve diğer alanlarda AB ile işbirliğinin süratle geliştirilmesinden yanayız. Ama bunu yaparken demokrasi ayıplarına, hukukun, adaletin katledilmesine göz yumulması, kulakların kapatılması kabul edilemez. AB süreci herşeyden önce Kopenhag Kriterleri, yani demokrasi, hak, hukuk, adalet demektir. Sayın Kos: Ekrem İmamoğlu, Selahattin Demirtaş, Osman Kavala, Can Atalay, Tayfun Kahraman ile görüşmeden, adalet için nöbet tutan tutuklu aileleriyle, tutuklu avukat meslektaşlarıyla tam dayanışma içindeki barolarla, insan hakları dernekleriyle, gazeteci örgütleriyle, kadın hakları örgütleriyle görüşmeden Kopenhag kriterlerinin nasıl uygulandığını nasıl tespit edeceksiniz? Hem raporlarınızda ‘Türkiye’de demokratik geri gidiş var’ diyeceksiniz hem de kafanızı öteye çevireceksiniz. Bu, iki yüzlülüktür, çifte standarttır. TBMM’ye gidip yasak savma kabilinden AB Uyum Komisyonu'nun birkaç üyesi ile görüşmek muhalefeti, hak savunucularını dinlemek asla değildir” şeklinde sürdürdü.
GEÇMİŞTEN ÖRNEK VERDİ
Utku Çakırözer, daha önce Kos ile aynı görevde bulunan kişilerin ziyaretlerinden örnek vererek, “Geçmişte AB yetkilileri sadece CHP’nin değil, tüm muhalefet partilerinin sesini ve insan hakları örgütlerinin görüşlerini alırdı. Bundan vazgeçilmesi AB’nin bağlı olduğu demokrasi ve hukukun üstünlüğü gibi değerler açısından çok vahim çok talihsiz bir durumdur” açıklamasını yaptı. 2016’da, dönemin Komiser’i Johannes Hahn, CHP Genel Başkanı ve HDP Eş Başkanı’nı ziyaret etmişti.