Menajer Ayşe Barım'ın, Gezi Parkı Direnişi'ne sanatçıları eylemlere katılmaları için yönlendirdiği ve olayların planlayıcılarından biri olduğu iddiasıyla ‘Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme’ suçundan 30 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılandığı davada bugün karar çıkması bekleniyor.
ADLİYEYE GELDİ
Barım, duruşma için İstanbul Adalet Sarayı’na geldi.
AYŞE BARIM, SUÇLAMALARI REDDETTİ
Savcılığın ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle sunduğu mütalaaya karşı savunma yapan Ayşe Barım, suçlamaları reddetti. Barım, 2025 yılının ocak ayından bu yana anlamlandıramadığı bir sürecin içinde olduğunu belirterek, hayatı boyunca herhangi bir siyasi duruş sergilemediğini söyledi.
Tahliye edilmesinin ardından sağlık hizmetlerine erişebildiğini ifade eden Barım, “Beni tahliye ettiğiniz için teşekkür ederim. Bundan sonraki süreçte ameliyatlarımı yaptırmak istiyorum. Dosyada hâlâ somut bir delil yokken, daha ağır bir şekilde cezalandırılmam isteniyor. Ben suçsuzum” dedi.
Vatandaşlık görevini yerine getirmeye çalışan bir kadın olduğunu vurgulayan Barım, “Hayatım boyunca sadece çalıştım. Yaşam hakkımın korunmasını istiyorum. Beraatimi talep ediyorum” ifadelerini kullandı.
SAVCI: MÜTALAAMIZ AYNEN GEÇERLİDİR
Barım’ın avukatları, savcılığın esas hakkındaki mütalaasının yeniden değerlendirilmesini talep etti. Ancak duruşma savcısı, talebe “Mütalaamız aynen geçerlidir, herhangi bir değişiklik yoktur” yanıtını verdi.
“MÜTALAA SOMUT DELİLE DAYANMIYOR”
Ayşe Barım’ın avukatlarından Sedat Özyurt, Gezi Parkı davasında savcılığın ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle sunduğu mütalaaya karşı yaptığı savunmada, suçlamaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu söyledi. Özyurt, dosyada somut bir delil bulunmadığını vurguladı.
“Biz burada olmayan bir şeyi ispat etmeye çalışıyoruz. Hiçbir şey yapmayan bir sanığın suç işlemediğini anlatmaya çalışıyoruz” diyen Özyurt, Anayasa’nın 38’inci maddesini hatırlatarak, “Kanunsuz suç ve ceza olmaz. Bu dosya kapsamında kanunsuz bir suç isnadı vardır ve savcılık mütalaası herhangi bir delile dayanmamaktadır” ifadelerini kullandı.
Özyurt, dosyada suçlamaya konu edilen cebir ve şiddet unsurunun ispat edilmediğini, sanatçıların Ayşe Barım’ın talimatıyla değil, kendi iradeleriyle Gezi Parkı’na gittiklerinin ortaya konulduğunu belirtti.
Savunmasında, Ayşe Barım’ın cebir ve şiddet içeren herhangi bir eyleminin ya da bu yönde bir paylaşımının bulunmadığını söyleyen Özyurt, “Aynı şekilde ID İletişim’e bağlı oyuncuların da cebir ve şiddet içeren bir eylemi ya da cebir ve şiddeti öven herhangi bir sözleri yoktur” dedi.
OYUNCULARIN ERDOĞAN İLE GÖRÜŞMESİ
Avukat Sedat Özyurt, oyuncular Halit Ergenç ve Ceyda Düvenci’nin dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmeye de değindi.
Görüşmeye katılacak isimlerin Ankara’dan belirlendiğini ifade eden Özyurt, “Ayşe Barım yönlendirmiş olsa dahi, bu temas ülkenin seçilmiş başbakanıyla demokratik çözüm süreçleri kapsamında yapılmıştır” diye konuştu.
Özyurt, Ayşe Barım’ın Gezi davasında hüküm giyen Osman Kavala, Can Atalay ve Çiğdem Mater ile ‘birlikte faillik’ ilişkisi içinde olduğunun da ispat edilemediğini söyledi. Birlikte faillik için faillerin fiil üzerinde birlikte fonksiyonel hâkimiyet kurmasının gerektiğini belirten Özyurt, bu unsurun somut olayda bulunmadığını vurguladı.
“Somut olayda sanığın Türkiye Cumhuriyeti’ni ortadan kaldırmak istediğine dair hiçbir olgu yoktur” diyen Özyurt, Memet Ali Alabora’ya içeriği dahi bilinmeyen bir basın açıklamasının yayımlanmaması yönünde görüş bildirdiğini, herhangi bir teşvikin söz konusu olmadığını ifade etti. Özyurt, olay yerinde bulunmanın tek başına birlikte faillik suçunu oluşturmayacağını söyledi.
"CEBİR VE ŞİDDET YOK, BERAAT KARARI VERİLMELİ"
Ayşe Barım’ın avukatlarından Aslı Kibar, savunmasında Barım’ın Gezi Parkı eylemlerine yalnızca bir kez ve mesleki amaçla katıldığını söyledi.
Kibar, dosyada suç unsuru oluşturacak herhangi bir eylemin bulunmadığını vurguladı.
“Ortada cebir ve şiddet ya da herhangi bir suç yoktur” diyen Kibar, mahkeme heyetinden Yargıtay içtihatları doğrultusunda, hukuk ve vicdana uygun şekilde beraat kararı verilmesini talep etti.
“İHBARCI MAHKEMEDE SABIKAM YOK DEDİ, SABIKA KAYDI ORTAYA ÇIKTI”
Ayşe Barım’ın avukatlarından Deniz Ketenci, savunmasına dosyada yer alan delilleri değerlendirerek başladı. Ketenci, Barım hakkında yürütülen soruşturmanın bir ihbar üzerine başlatıldığını, ancak bu ihbar ve eklerinde suçun işlendiğine dair herhangi bir somut delil bulunmadığını söyledi.
“Soruşturma delilsiz şekilde başlamıştır” diyen Ketenci, ihbarcının duruşmada dinlendiğini hatırlattı.
Ketenci, “Sayın hâkim, ihbarcıya bizzat sordunuz. İhbarcı, sosyal medyada okuduklarını ihbara yazdığını ve Ayşe Barım’ı tanımadığını ifade etti. ‘Bu ihbarı hangi motivasyonla yaptınız?’ sorusuna ise ‘vatandaşlık hassasiyetiyle’ yanıtını verdi” dedi.
İhbarcının tanık olarak dinlendiği sırada herhangi bir sabıka kaydı olmadığını beyan ettiğini aktaran Ketenci, ancak daha sonra sabıka kayıtlarının ortaya çıktığını söyledi.
DURUŞMAYA ARA VERİLDİ
Mahkeme heyeti, duruşmaya saat 14.00'e kadar ara verdi. Aradan sonra kararın açıklanması bekleniyor.

1 EKİM'DE TAHLİYE EDİLMİŞTİ
Gezi Parkı Direnişi'ne sanatçıları yönlendirdiği iddiasıyla yargılanan, ID İletişim’in sahibi menajer Ayşe Barım hakkında savcılık, duruşma arasında esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sundu.
Barım, 248 gün tutuklu kaldıktan sonra 1 Ekim’de tahliye edilmişti.
MÜTALAA AÇIKLANDI
İddianamede Ayşe Barım’ın “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım” suçundan 22 yıldan 30 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyordu.
Ancak duruşma savcısı, dün sunduğu mütalaada suçun vasfını değiştirerek Barım’ın “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını istedi.
“GEZİ EYLEMLERİ PLANLI VE SİSTEMLİ YÜRÜTÜLDÜ”
Savcılığın mütalaasında, Gezi Parkı Direnişi'nin bir organizasyon dahilinde, planlı ve sistemli biçimde yürütüldüğü öne sürüldü.
Barım’ın, kamuoyunda yüksek görünürlüğe ve etki gücüne sahip sanatçı ve oyuncular üzerinden planlama, organizasyon ve yönlendirme faaliyetlerinde bulunduğu; süreci sosyal medya ve sahada yönettiği iddia edildi.
“AMAÇ KAOS VE KARGAŞA YARATMAK”
Mütalaada, eylemlerin demokratik protesto görüntüsü altında yürütüldüğü ancak asıl amacın ülke genelinde kaos ve kargaşa ortamı oluşturmak ve hükümeti ortadan kaldırmak olduğu savunuldu.
Barım’a bağlı sanatçılar aracılığıyla sosyal medyada #occupyturkey ve #DirenGeziParkı etiketlerinin koordineli biçimde paylaşıldığı belirtildi.
“SANATÇILAR ORGANİZE ŞEKİLDE SAHAYA YÖNLENDİRİLDİ”
Savcılığa göre Barım, menajerlik şirketine bağlı sanatçılarla organize biçimde Gezi Parkı’nda buluştu. Bazı sanatçıların bildiri okuduğu, ID İletişim’e ait kurumsal hesaplar ile sanatçıların sosyal medya hesaplarının ve sahadaki faaliyetlerin eşgüdüm içinde yürütüldüğü ifade edildi.
“ANA SANIKLARLA DOĞRUDAN İRTİBAT”
Mütalaada, Barım’ın Gezi Davası ana sanıklarından firari Mehmet Ali Alabora ve hükümlü Çiğdem Mater Utku ile doğrudan irtibatlı olduğu öne sürüldü. Sanatçıların eylemlere kendi iradeleriyle katıldıklarını belirtmelerine karşın, sanıkla kurulan yoğun iletişimin içeriğinin hayatın olağan akışına uygun biçimde açıklanamadığı vurgulandı.
Ayşe Barım hakkında kararın, bugün yapılacak duruşmada açıklanması bekleniyor.