DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol Grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasında, DEVA Partisi Kahramanmaraş Milletvekili İrfan Karatutlu'nun partisinden istifa edip AKP saflarına katılmasıyla ilgili olarak AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenen Babacan, "Sayın Erdoğan, üç vekil transfer etseniz ne yazar? On vekil transfer etseniz ne yazar? Ülkeyi ne hale getirdiğinizi görmüyor musunuz? Siz son iki yıldır yakın tarihimizin en büyük servet transferini gerçekleştirdiniz" dedi.
"ORTADA NE SOSYAL DEVLET KALDI, NE ADALET"
En düşük emekli maaşının 2025 yılı boyunca değişmediğini sözlerine ekleyen Babacan, durumunu "tam bir hak gaspı ve zulüm" olarak tanımladı. 1 Ocak itibarıyla borcu olan emekliler ile dul ve yetimlerin maaşlarında yüzde 25'e kadar kesinti yapılmasının önünün açıldığını söyleyen Babacan, sözlerine şöyle devam etti:
"Eskiden bir emekli maaşının dokunulmazlığı vardı. Zaten açlık sınırının altında olan bir emekli maaşına bari dokunmayın denildi. Şimdi diyor ki: Borcun varsa senin emekli maaşından bile kesebilirim. Bu ne demek? Yetimin, dulun, emeklinin boğazından kesmek. Çünkü dul ve yetim aylıklarından da bu yüzde 25'i kesme hakkını aldılar. Bu bir taslak meselesi değil arkadaşlar. Bu açıkça bir vicdan meselesidir, vicdan. Bugün en düşük yetim aylığı 4 bin 220 liradır. Bu düzenlemeyle onun da yüzde 25’ini kesecekler. İnecek rakam 3 bin 165 liradır. Buradan soruyorum: Bu parayla hangi çocuk hayatını sürdürebilir? Hangi anne hayatta kalabilir? Devlet güçlü olanın değil, garip gurebanın yanında durur. Ama bu iktidar her seferinde aynı yolu seçiyor. Kıt kanaat geçineni, zar zor ayakta duranı, en kırılganı, en savunmasızı hedef alıyor. Yeni yılda atılan ilk adım yetimin maaşını budamak oluyor. Ortada ne sosyal devlet kalmakta, ne adalet ne de utanma duygusu. Gerçekten çok çok yazık. Biz bu düzeni kabul etmiyoruz arkadaşlar. Bu düzen artık çürümüş bir ekonomik düzendir. Bir ülke faizi büyütüp vatandaşını küçülterek yoluna devam edemez. Bir ülke borcu büyütüp umudu küçülterek yoluna devam edemez. Biz bu çürümeyi asla normal görmeyeceğiz. Bu yoksullaşmayı 'kader planı' deyip kabul etmeyeceğiz. O yüzden geri adım atmıyoruz. Milletimiz rahat bir nefes alana kadar biz de geri adım atmıyoruz"
"ARTIK ÜLKEYİ YÖNETENLERDE MİLLET LEHİNE KULLANACAK BİR İRADE YOK"
Türkiye'nin fakirliğe, adaletsizliğe teslim olacak bir ülke olmadığını, kaynağın da imkanın da olduğunu belirten Babacan, "Ancak ülkeyi yönetenlerde kaynakları millet lehine kullanacak bir irade yok. Aynı ülke, aynı imkanlarla, aynı insan gücüyle faizi de düşürür, enflasyonu da ezer, ekonomiyi de ayağa kaldırır. Yeter ki o irade olsun. Yeter ki milletin derdiyle dertlenen demokrat zihinler bu ülkeyi yönetsin. Biz bunu daha önce başardık. Nasıl başardık? İşin ehli kadrolarla başardık. Adaletle, dürüstlükle, şeffaflıkla başardık. Çünkü liyakat yoksa kurumlar çöker. Ülke ehliyetsiz ellere teslim olur. Bugün yaşananlar da tam olarak budur. Bu ülke bahanelerle, yalanlarla, makyajlanmış rakamlarla yönetilemez" değerlendirmesinde bulundu.
"TÜİK'İN UYDURDUĞU RAKAMLAR İKTİDARI KURTARAMAYACAK"
Sözlerinin devamında TÜİK'e yönelik eleştirilerini sıralayan ve seçi gününü işaret eden Babacan, "Açıkça ifade edeyim: Barınamayan emeklinin söz söyleme günü geldiğinde TÜİK'in uydurduğu rakamlar bu iktidarı kurtarmayacak. Geçinemeyen ev hanımının söz söyleme günü geldiğinde uydurdukları rakamlar bu iktidarı kurtarmayacak. Öğrencinin, esnafın, çalışanın söz söyleme günü geldiğinde, sandık günü geldiğinde, bunların uydurdukları rakamlar kendilerini kurtarmayacak. Ama biz bu sistemi, bu zihniyeti kökünden değiştireceğiz. Geçici çözümlerle değil; adil, kalıcı ve insanı merkeze alan bir sosyal devlet anlayışıyla Türkiye’yi ayağa kaldıracağız" diye konuştu.
'UYUŞTURUCU' TEPKİSİ: SOKAKTAKİ GENÇLERDEN SAÇ ÖRNEĞİ ALIN
"Sokakta karşılaştığınız gençlerden saç örneği alın; çıkan sonuca bu ülkedeki anaların, babaların yüreği dayanmaz"
Türkiye genelindeki uyuşturucu operasyonlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Babacan, Türkiye'nin bir süredir "uyuşturucunun merkezi" haline geldiğini söyledi. Babacan, şöyle konuştu:
"Envai çeşit uyuşturucu maddeye insanlar tek bir telefonla ulaşır hale geldi. Bugün herhangi bir çeper mahalleye gidin, sokakta karşılaştığınız gençlerden saç örneği alın; çıkan sonuca bu ülkedeki anaların, babaların yüreği dayanmaz. Denetim yok. Eğitim ve rehberlik mekanizmaları yok. Anneler ağlıyor, babalar feryat ediyor. Duyan yok. Kürsülerden söylüyoruz, bağırıyoruz. Duyan yok. Sosyal devlet yok arkadaşlar, sosyal devlet. Bakın bu sorun son dönemde yapılan operasyonlarla gündeme geldi. Ancak iktidar bataklığı kurutmakla uğraşmıyor. Dikkat edin, tanınan, bilinen insanların operasyonlara konu olduğunu görüyoruz. Yani sivrisineklerle uğraşıyorlar. Bataklığı kurutmak için çalışmıyorlar. Uyuşturucuyu kullananlardan yetmez, satanlardan da hesap sorun diyoruz, dinlemiyorlar. Uyuşturucuyu kullananlardan yetmez, ülkeye sokanlardan, organizatörlerden hesap sorun diyoruz, dinlemiyorlar. Söz konusu uyuşturucuyla mücadele ise bu zehir nasıl bu kadar yaygınlaştırılıyor, hangi kanallardan taşınıyor, kimler tarafından, hangi boşluklardan yararlanılıyor diye soruyoruz. Dinlemiyorlar."
"SAYIN ERDOĞAN, ÜÇ VEKİL TRANSFER ETSENİZ NE YAZAR?"
Babacan, sözlerinin devamında milletvekili transferi üzerinden ise AKP'ye eleştirilerini sıraladı. Babacan, şöyle konuştu:
"Biraz sonra grup toplantısı yapacaklar, değil mi? Ne var gündemlerinde? Vekil transferleri. Sayın Erdoğan, üç vekil transfer etseniz ne yazar? On vekil transfer etseniz ne yazar? Ülkenin geldiği noktayı görmüyor musunuz? Ülkeyi ne hale getirdiğinizi görmüyor musunuz? Siz son iki yıldır yakın tarihimizin en büyük servet transferini gerçekleştirdiniz. Üstelik yoksuldan alıp zengine transfer ettiniz bu ülkenin servetini. Yüksek faiz sayesinde parası olanın parasına para kattınız, yoksulları daha da yoksullaştırdınız. Bizzat izin verdiğiniz sanal kumar ve bahisle milyonlarca insandan aldınız, alıyorsunuz; yedi firmanın cebine koyuyorsunuz. Gün gelip yaşadığımız bu günlerin tarihi yazıldığında, kitaplara geçecek olan işte bu servet transferidir. Yaptıkları diğer transferler değil."