Babacan'dan Erdoğan'a: 3Y’nin adresi bugünkü iktidarınız oldu

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Merkez Bankası'nın faiz kararı ve ekonomide yaşanan olumsuz gelişmelere ilişkin "Olanların hepsi, bir inat uğruna. Yanlış bir tezin koskoca ülkeye dayatılması sonucunda bu ülke fakirleşti" dedi.

23 Ekim 2021 Cumartesi, 14:47
Babacan'dan Erdoğan'a: 3Y’nin adresi bugünkü iktidarınız oldu
Abone Ol google-news

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin Kağıthane ilçe kongresinde konuştu. Halası Bedia Yücel’in yaşamını yitirmesi nedeniyle İstanbul’a gidemeyen Babacan, kongreye Ankara’dan görüntülü olarak bağlandı.

Konuşmasında Merkez Bankası'nın faiz kararını ve iktidarın ekonomi politikasını eleştiren Babacan, "Dolar 1,5 lira bandındayken, o dönemki başbakan Sayın Erdoğan, bazı bakanlar ve danışmanlar, akıl almaz fikirleriyle ekonomiye müdahale teşebbüslerine başlamışlardı'' dedi. "O dönemin tertemiz bürokratlarına iftiralar, hakaretler edildiğini" belirten Babacan, "Sayın Erdoğan, tertemiz bürokratları meydanlarda yuhalatıyorlardı. Sonrasını söylemeye gerek yok. O gün bugündür Türkiye ekonomisinin beli doğrulmuyor" diye devam etti.

Babacan, AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a da "Vatandaşlarımıza verdiğiniz sözleri tutmuyorsunuz. Size aş için, yoksulluğu sona erdirmeniz için, refah için oy veren vatandaşlarımızı fakirleştirdiniz. Yoksullukla, yasaklarla, yolsuzlukla, yani 3Y ile mücadele dediniz; şu anda 3Y’nin adresi bugünkü iktidarınız oldu" diye seslendi.

Babacan'ın konuşmalarından öne çıkanlar şöyle:

"DEVA Partisi olarak kurulduğumuz ilk günden beri ülkemizin her şehrini her mahallesini ziyaret ediyor, toplumun her kesimiyle bir araya geliyoruz. İl il mahalle mahalle doğu batı demeden her yeri geziyoruz. Vatandaşımız bize sık sık 'ilk kez bir siyasi partinin genel başkanı bizim sokağımıza girdi' diyor. İşte biz kimsenin girmediği o sokaklardayız. Kimsenin ziyaret etmediği o caddelerdeyiz, kahvehanelerdeyiz, taksi duraklarındayız.

Biz 'sesimizi kimse duymuyor başkanım' diyen vatandaşlarımızın yanındayız, 'bize yazık değil mi' diyen gençlerimizin arasındayız. Biz 'elektrik faturamı ödeyemedim kestiler' diyen emeklilerin de çözüm adresiyiz. Biz her bir vatandaşımızın talebini, derdini, yüreğinde taşıdığı acıyı dinliyoruz. İşte biz bu ziyaretlerden sonra masamıza dönüp harıl harıl çalışıyoruz. Her bir acıya, her bir derde, her bir talebe en gerçekçi çözümü bulmak için çabalıyoruz.

Detaylı politikalarımızı iktidarımızın ilk 90 gününde ve ilk 360 gününde uygulayacağımız eylem planlarımızı açıklıyoruz. Türkiye işini iyi yapan, dürüst insanların politikalarıyla yükselmeyi hak ediyor. Çünkü Türkiye'nin haysiyetli insanları özgürlük ve zenginlik içinde yaşamayı hakediyor.

"YANLIŞ BİR TEZİN DAYATILMASI SONUCUNDA ÜLKE FAKİRLEŞTİ"

Normal bir ülkede, merkez bankalarının faiz kararı bu kadar belirsizlik kaynağı olmaz. Ama bizim ülkemizde, bakkalından manavına, işçisinden öğrencisine herkes ‘Bakalım faiz ne olacak’ diye bekliyor. Neden? İşte gördük sebebini: Karar açıklandı ve Türk lirası yerin dibine battı. Yani bakkalından manavına, işçisinden öğrencisine herkes tekrar tekrar fakirleşti. Olanların hepsi, bir inat uğruna. Yanlış bir tezin koskoca ülkeye dayatılması sonucunda bu ülke fakirleşti.

"BİR İNAT UĞRUNA, MAZLUMLARIN AHINI ALIYORLAR"

Bir inat uğruna, hayat pahalılığını bu ülkenin adeta kaderine çevirdiler. Bir inat uğruna, mazlumların ahını alıyorlar. Bir inat uğruna, ayağında terlikleriyle mitinglerine gelen teyzeleri fakirliğe mahkûm ediyorlar. Gerçekten çok yazık. Bu ülkenin insanları böyle kötü bir yönetimi hak etmiyor. Sayın Erdoğan, vatandaşlarımıza verdiğiniz sözleri tutmuyorsunuz. Size aş için, yoksulluğu sona erdirmeniz için, refah için oy veren vatandaşlarımızı fakirleştirdiniz. Yoksullukla, yasaklarla, yolsuzlukla, yani 3Y ile mücadele dediniz; şu anda 3Y’nin adresi bugünkü iktidarınız oldu.

"O GÜN BUGÜNDÜR EKONOMİNİN BELİ DOĞRULMUYOR"

Ben ve arkadaşlarım ekonomi yönetimini bıraktığımızda dolar kuru 2 lira 90 kuruştu. Üstelik görev dönemimin son bir-iki yılında yükselerek bu noktaya gelmişti. Dolar 1,5 lira bandındayken, o dönemki başbakan Sayın Erdoğan, bazı bakanlar ve danışmanlar, akıl almaz fikirleriyle ekonomiye müdahale teşebbüslerine başlamışlardı. Hatırlarsınız o tartışmaları, ‘İnşaat mı, sanayi mi?’. Biz ‘Sanayi yatırımı olmuyor. Bütün kaynaklar emsal değişikliğiyle oluşturulan gayrimenkul projelerine gidiyor. Orada haksız rant oluşturuluyor ve o rant kayıt dışı olarak paylaşılıyor’ diyorduk. İsrafın ve borçlanıp tüketmenin çok hızlı arttığı dönemlerde yavaşlamak gerektiğini söylüyorduk. Hukuksuzluk, adaletsizlik artıyordu. Liyakatsizlik tüm sisteme sirayet etmişti. Dönemin tertemiz bürokratlarına iftiralar, hakaretler başlamıştı. Sayın Erdoğan, tertemiz bürokratları meydanlarda yuhalatıyorlardı. Sonrasını söylemeye gerek yok. O gün bugündür Türkiye ekonomisinin beli doğrulmuyor.

"ÜLKEYİ BU KRİZDEN DE BİZ ÇIKARTACAĞIZ"

Ekonominin direksiyonunda Sayın Erdoğan, hemen yanı başındaki koltukta kriz ortağı Sayın Bahçeli oturuyor. Erdoğan zaten ‘Benim alanım ekonomi, ben ekonomistim’ diyor. Görüyoruz, sonuçlar gerçekten müthiş! Direksiyona geçti, bütün bir ülke, kelle koltukta gidiyoruz. Tabii Sayın Bahçeli bunlara alışık. Ben ve arkadaşlarım 2002’de göreve geldiğimizde, onun ortağı olduğu koalisyon hükûmetinin çıkarttığı büyük bir kriz vardı. Biz hızlıca çözdük o krizi. Bahçeli ise yine krize ortak. Hiç merak etmesin, biz buradayız. Bu ülkeyi, bu krizden de biz çıkartacağız.”