MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, daha önce, ‘mutlak butlan’ kararının ardından yaptığı açıklamada "Kılıçdaroğlu, 13 yıl genel başkan olarak görev yaptığı bu köklü kurumu incitmemek, yaralamamak ve bir kaosa sebebiyet vermemek üzere tarihi bir sorumluluk üstlenmelidir. Hukukun da cevaz verdiği çerçevede Özel ile görüşerek CHP'nin geleceğine ilişkin bir ortak formül oluşturmak amacıyla feragat ettiğini belirtmelidir" ifadelerini kullanmıştı.
Türkgün Gazetesi'nin "MHP Lideri Devlet Bahçeli'den taraflara tarihi çağrı" başlığıyla duyurduğu Bahçeli röportajı yayımlandı. Söz konusu röportajda Bahçeli, mahkeme kararıyla CHP’nin Genel Başkanlığı’na atanan Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘genel başkan’ olduğunu söyledi.
Türkgün Gazetesi Başyazarı Yıldıray Çiçek'e konuşan Bahçeli, "Türkiye'de köklü bir parti kurumsallığına sahip olan Cumhuriyet Halk Partisi'nde mutlak butlan krizinin parti içi çatışmaya ve sokak eylemlerine dönüşmesinin sadece CHP'de değil; Türk demokrasisi ve siyasi kültüründe de yaralı bir hafıza oluşturmasından endişe etmekteyiz" ifadelerini kullandı.
"CHP BİRLEŞİP KENETLENMELİ"
Bahçeli, "Beklentimiz bölünmüş bir CHP değil; kenetlenmiş, yüklerinden arınmış, Türkiye ve Türk milletine hizmet eden CHP'dir. Geçici makam mücadeleleri uğruna partinin kurumsal kimliğinin yıpratılması, tabanın kutuplaştırılması ve teşkilat yapısının tahrip edilmesi tarih önünde ağır bir sorumluluk doğuracak" diye konuştu.
"İLGİLİ TARAFLARI SAĞDUYUYA VE BİRLİK DİLİNE DAVET EDİYORUM"
Türkiye'nin ortak akıl ve güçlü siyasal kurumlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğunu belirten Bahçeli, "Mübarek Kurban Bayramı'nın kültür ve geleneğimizdeki kutlu çağrısına istinaden CHP'de çatışmanın sulhe, anlaşmazlıkların uzlaşıya dönüşmesini diliyor, ilgili tarafları sağduyuya ve birlik diline davet ediyorum" dedi.
"AYAK OYUNLARINI YAKINDAN TANIRIZ"
"Bir muhalefet partisi olan CHP'nin kurumsal kimliğinin zarar görmemesi için çaba gösteriyorsunuz. Bunu neden önemsiyorsunuz?" sorusunu Bahçeli, şöyle yanıtladı:
"Bizim hiçbir partinin iç işlerine karışmak gibi niyetimiz veya bir yetkimiz olamaz. Böyle bir yetkimiz de yok zaten. Ancak biz Türk demokrasisini ve siyasetini düşünen bir partiyiz. Türkiye'nin refahı, barışı, huzuru için gayret gösteren bir hareketiz. Ayrıca MHP bu konularda yüksek bir tecrübeye sahiptir. Geçmişte partimizin çeşitli dönemlerde kongre süreçlerinde ele geçirilmeye çalışıldığına şahit olunmuştur."
Bahçeli, şöyle devam etti:
"Vurgulamak isterim ki Cumhuriyet Halk Partisi, siyasi mücadelede farkı taraflarda olduğumuz bir partidir. Geçmişte karşılaştığımız çoğu zorluk karşısında ve Partimize yönelik operasyonlar sırasında demokratik siyasi kültürümüz ve parti kurumsallığının sürdürülmesi adına kendilerinden bir destek ve dayanışma görmediğimizi belirtmek isterim. Bu birikimden hareketle ve dikkatli bir şekilde söz söylüyoruz. Değerlendirmelerimiz de yalnızca demokratik siyasetin güçlenmesine, istikrarın korunmasına ve ülkemizin huzuruna yönelik iyi niyetli bir çabanın sonucudur. Bu tür fitne ve ayak oyunlarını biz yakından tanır, önceden sezer ve nasıl bertaraf edileceğini herkesten iyi biliriz. Bu tecrübeye dayanarak, CHP'nin benzer bir duruma düşmesine engel olunması gerektiğini belirtmek de bizim için Türk milletine karşı bir sorumluluktur. Zira bize göre CHP'de yaşanan son gelişmeler CHP'nin iç meselesi olmanın yanı sıra Türkiye'de siyasal istikrarın korunması açısından da son derecede önemlidir."
“SOKAK EYLEMLERİNE DÖNÜŞMESİ SADECE CHP'DE DEĞİL…”
'Mutlak butlan krizi'nin parti içi çatışmaya ve sokak eylemlerine dönüşmesine dair endişelerini dile getiren Bahçeli, "Türkiye'de köklü bir parti kurumsallığına sahip olan Cumhuriyet Halk Partisinde mutlak butlan krizinin parti içi çatışmaya ve sokak eylemlerine dönüşmesi sadece CHP'de değil; Türk demokrasisi ve siyasi kültüründe de yaralı bir hafıza oluşturmasından endişe etmekteyiz. Bu endişemiz Cumhuriyet Halk Partisinde kurumsal kimliği ve parti aidiyetini aşındıracak eylemlerin sağduyu ve uzlaşı zeminini de zayıflatacak olmasıdır. Kendi içinde bu denli bölünmelerin yaşandığı ülkemizin ikinci büyük partisinin, Türkiye'nin asli gündemine odaklanacak irade ve enerjiden yoksun kalması Türk demokrasisi açısından talihsizlik olacaktır. Ayrıca Türk milletinin kendilerine yüklediği sorumluluk çerçevesinde vatandaşlarımızın sorunlarına makul ve tutarlı çözüm önerileri sunan, yapıcı muhalefet misyonunda da zafiyet yaratacaktır" diye konuştu.
“KILIÇDAROĞLU GENEL BAŞKANDIR”
CHP'deki son duruma ilişkin Bahçeli, şunları söyledi:
"Yargıtay'ın nihai kararıyla kesinleşecek olsa da yargı kararı ortadadır. Sayın Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanıdır. Mahkeme kararının uygulanması sürecinde yaşananlar ne CHP'ye ne de demokrasimize yakışan bir durum olmamıştır. Bundan sonraki süreçte Sayın Kemal Kılıçdaroğlu genel başkan olmasının gereklerini yerine getirecektir. Bu kapsamda ilk olarak genel merkeze yerleşme, onarma ve toparlanmayı gerçekleştirecek, dağınıklığı giderecektir. Aynı zamanda parti faaliyetleri devam edecektir. Bu şekilde bir siyasi partinin çöküşü değil yeniden inşası demokrasiye kazandırılması mümkün hale gelecektir."
Kılıçdaroğlu'nun "CHP ahlaki değerlerini korumak zorundadır" açıklamasını hatırlatan Bahçeli, "Bu tespit aynı zamanda CHP'nin kuruluş ilkelerinden de uzaklaştığının ikrarıdır. Öyleyse öncelikle Partinin mali, hukuki ve idari yönden kontrol edilmesi, CHP'yi kuruluş kodlarından ayıran sebeplerin belirlenmesi gerekecektir" dedi.
'ÖNERİLERİNİ' SIRALADI
T24'ün aktardığına göre Bahçeli, CHP'nin atması gereken adımlara dair önerilerini ise şöyle sıraladı:
“İlk olarak CHP'de siyasi atmosferi zehirleyen, CHP'nin parti aidiyetine ve kurumsal kimliğine zarar veren nefret dilinin ivedilikle terk edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Partilerin birbirini tahkir ve tahrik ettiği bu dilin yüksek mesuliyet ve partililik şuuruyla uzlaşı diline dönüştürecek muhataplar Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Özel'dir.
İkincisi CHP'de bir "arınma ve durulma" sürecinin başlatılması gereğidir. Arınma ve durulma sürecinde yolsuzluk ve usulsüzlükler, tutuklamalar ve diğer ahlaki meseleler iyi anlatılmalı, şeffaf bir kamuoyu iletişimi gerçekleşmelidir.
Üçüncü olarak yapılması gereken iş, mevcut üyelerin yenilenmesi ve yeni üye kaydının yapılmasıdır. Bu şekilde yolsuzluğa, usulsüzüğe ve ahlaksızlığa bulaşmış üyeler de Cumhuriyet Halk Partisi'nden temizlenmiş olacaktır.
Dördüncüsü ise yeni ve yenilenmiş üye yapısında CHP parti kimliği ve aidiyeti ile kurumsal bağlılığın yeniden tesis edilmesidir. Bu husus, CHP'nin kongre sürecinin yeniden ve sağlıklı bir zeminde başlatılmasını sağlayacaktır. İlçe ve il kongreleri yapıldıktan sonra uygun görülecek bir tarihte büyük kongreye gidilecektir Bize göre bu tarih partinin kuruluş tarihi de olan 9 Eylül olabilecektir.”
Bahçeli, şöyle devam etti:
"Bunları yerine getirecek olan Sayın Kılıçdaroğlu'dur. Bu şekilde büyük kongreye kadar temizlenmiş ve arınmış bir CHP tesis edilmiş, Sayın Kılıçdaroğlu da Cumhuriyet Halk Partisi'ne büyük hizmet yaparak tarihi bir sorumluluğu yerine getirmiş olacaktır. Ayrıca kongrede kim kazanırsa ona saygı duyacağını ifade ederek de fedakarlığını gösterebilecektir."
