CHP CAO Adalet Politikası Kurulu basınla bir araya geldi, CHP’nin yol haritasını açıkladı: Toplumun yüzde 85’i yargıda reform istiyor

CHP CAO Adalet Politikası Kurulu basınla bir araya geldi, CHP’nin yol haritasını açıkladı: Toplumun yüzde 85’i yargıda reform istiyor

1.05.2026 04:00:00
Güncellenme:
Aytunç Ürkmez
Takip Et:
CHP CAO Adalet Politikası Kurulu basınla bir araya geldi, CHP’nin yol haritasını açıkladı: Toplumun yüzde 85’i yargıda reform istiyor

CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Adalet Kurulu basın toplantısı düzenledi. Toplantıda CHP’nin yaptırdığı son anketin verileri de paylaşıldı. Söz konusu verilerde; toplumun yüzde 57’sinin yargıda rüşvetin etkin olduğunu ve yüzde 85’inin yargıda reforma gereksinim olduğunu düşündüğü kaydedildi. CHP CAO Adalet Kurulu Başkanı Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz; mutlak butlan davasına ilişkin; “Seçimler, seçim yargısının kontrolünde yapılır, kısa süre içerisinde de kesinleşir; hukuk bu. Anlayabilmeleri için sayın Özgür Özel’in kaç kere seçilmesi gerekiyor?” dedi.

CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Adalet Politika Kurulu, dün basın ile Ankara’da bir araya geldi. Toplantıya; CAO Genel Koordinatörü Bülent Tezcan, CAO Adalet Politikası Kurulu Başkanı Şule Özsoy Boyunsuz, Adalet Kurulu Üyeleri ve Av. Ece Güner katıldı.

‘CUMHURBAŞKANI KABİNESİ’NİN BİR İZDÜŞÜMÜ’

Toplantı CHP’li Tezcan’ın konuşmasıyla başladı. CHP CAO’nun yalnızca bir seçim kampanyası ofisi olmadığını belirten Tezcan; “Burası aynı zamanda Türkiye siyasetinde ilk defa denenen bir kurumsal yapı. 18 politika kurulumuz var. Her birisinin başında da kurul başkanları var. Bu kurul başkanları da Cumhurbaşkanı Kabinesi’nin bir izdüşümü. Kuşkusuz bir iktidar olduğumuz da kabine bu çerçevede, bütün bakanlıkların aynı izdüşümünde olacağı düşüncesinde değiliz” dedi.

TOPLUMUN YÜZDE 85’İ YARGIDA REFORM İSTİYOR

Tezcan, anketlerde ekonomi ve adaletin yurttaşlar tarafından iki önemli sorun olarak görüldüğünü belirtti. Tezcan, partinin son yaptırdığı anketten hareketle; toplumun yüzde 72’sinin adalete ve yargıya güvenmediğini, yüzde 68’inin yargının bağımsız olduğunu düşünmediğini, yüzde 57’sinin yargıda rüşvetin etkin olduğunu ve yüzde 85’inin yargıda reforma gereksinim olduğunu düşündüğünü kaydetti.

600’DEN FAZLA GÖZALTI KARARI ALINDI

Tezcan 31 Mart 2024’ten bu yana siyasetin yargıyla dizayn edildiğinin altını çizerek; “Bakın nasıl bir tabloyla karşı karşıyayız: Bugüne kadar bu sebeple 600 fazla gözaltı yaşanmış. En az 140 tutuklu var. Sayılarını takip edemiyoruz, takipte zorlanıyoruz. 25 belediye başaknımız göz altına alınmış. Bunların 23’ü tutuklanmış, şu an 19 belediye başkanımız tutuklu durumda. Bunların 10’u hakkında hala iddianame yok. Bir taraftan bu saldırılara karşı direnirke; hukukun, adaletin hakim olması ve siyasetin adil rekabet içerisinde yürütümesi için çaba harcarken, yargıda esaslı bir dönüşümün adımlarını yürüteceğiz” ifadelerini kullandı. 

‘GÜLİSTAN DOKU SORUŞTURMASINDA GÖRDÜK...’

Tezcan’ın ardından konuşan CHP CAO Adalet Kurulu Başkanı Prof. Dr. Boyunsuz, “Bugün Türkiye Nasıl bir sürü süreçten geçiyor? İçinde bulunduğumuz rejim, neo-patrimonyal bir rejim. Tek kişi, tek adam bir rejimdir bu. Bu, tek adam çerçevesinde hukukun üstüne çıkarılmış adamalar var. Bu çemberin içinde olan insanlar her türlü kamu gücüne vererek kaynağına erişim hakkı elde ediyorlar. Bu rejim, tüm kamu gücünü ve kaynağınımutlak sadakatini sunanlara sağlar. Dolayısıyla bu çemberin içinde bulunan gruplar için hukuk geçerli bir sınırlama değil. Bunlar ne anayasa ile sınırlı hissediyorlar kendileri ne de kanunlarla... Bugün yaşadığımız Gülistan Doku soruşturması dahil olmak üzere; bu patronaj piramidine girmiş olan insanların işledikleri suçların, hırsızlıkların ve hatta cinayetlerin ne kadar kolay üstünün örtülebildiğini gördük” ifadelerini kullandı.

‘SADAKATİNİ SUNANLAR ÖDÜLE ULAŞTIRILIYOR’

Bu sistemin bir tür ödül ve ceza mekanizması olduğunu belirten Boyunsuz; “O mekanizmalarda muhaliflerin cezalandırılmasının bir aracı haline dönüştürülüyor. Yani sadakatini mutlak biçimde sunanlar, ödül mekanizmalarına kamu kaynağıyla ulaştırılıyorlar; fakat buna direnenler ve karşı çıkanlar ceza mekanizmasıyla karşı karşıya kalıyor. Halkın da bu kaynaklara erişebilmek için o saadet çemberinin içindeki gruplara dahil olması ya da o gruba dahil olanlardan birilerine erişmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

'YARGI BAĞIMSIZDIR DİYENLERİN ORANI YÜZDE 29' 

Konuşmasında yeni anket sonuçlarına değinen Boyunsuz; “Mahkemelerde haksızlığa uğrayacağımdan korkuyorum” diyenlerin oranının Nisan 2025’te yüzde 64 iken, Nisan 2026’da yüzde 76’ya çıktığını, iktidarın yargıya müdahale ettiğini düşünenlerin oranının yüzde 71’e yükseldiğini, Türkiye’de “yargı bağımsızdır” diyenlerin oranının ise yüzde 29’e gerilediğini belirtti. 

CHP’DEN ‘ARINDIRMA KANUNLARI’ VAADİ

CHP’li Boyunsuz, CHP iktidarında adalet sistemine yönelik izlenecek yol haritasını şöyle sıraladı:

- “Peki ilk adım nedir? Hukuka uymayan, liyakatli olmayan, suç işlemiş, kamu kaynağını yağmalamış, kadrolardan devletin arındırılmasıdır. Ardından yapılması gereken de liyakatli kadroların işe alımıdır. Yargıda güveni tesis etmenin ön koşulu, onu  siyasetin etkisinden arındırmadır. ‘Arındırma Kanunları’ ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları çerçevesinde yargı arındırılacak.”

- “Türk milletinin evlatlarına sınavla yargıya giriş hakkını yeniden vereceğiz. Sınava girecek, kim zeki, çalışkan ve akıllıysa yargı kadrolarına gelecek. En baştan itibaren ihtisaslaşarak, mesleğe devam edecek ve aynı hukuk sistemi içerisinde yükselecek. İhtisas mahkemelerinin de sayılırını arttıracağız.”

- “İnsan hakları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararları uymak mutlak ve önemli bir kriter olarak düzenlenecek. 

- “Bugün yargının araçsallaştırılmasının en önemli sebebi HSK yapısıdır. Özellikle de 2010’dan sonra FETÖ'cüleri kadrolaştırdılar, sonra onları alıp yerlerine başka cemaat ve grupları koydular. Biz de Yargıçları kendi kararlarıyla seçtikleri ve kontrol ettikleri bir hsk yapısı oluşturmayı planlıyoruz.” 

- “Bağımsız, tarafsız, güven veren adalet sistemi için yargıçların coğrafi teminatlara sahip olması gerekiyor.  Hakim, görev yerine gittiği zaman orada ne kadar kalacağını bilecek ve kendi isteği ile disiplin cezası dışında, süresi dolmadan görev yeri değişemeyecek.”

- “Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru kararlarını gücünü artıracağız. Burada doğrudan doğruya kararları icra edebilecek konuma getireceğiz. Anayasa Mahkemesi doğrudan doğruya hak ihlalinin giderimini sağlayacak yetkilerle donatılacak.”

‘ZARAR 150 MİLYAR DOLAR’

Av. Ece Güner ise İBB davaları hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Av. Güner; İBB davasının ekonomiye maliyeti hakkında; “19 Mart gözaltı ve tutuklanması sonrası birkaç hafta içinde oluşan doğrudan zarar 150 milyar dolar. Bu sadece doğrudan maliyet, dolaylı maliyet çok daha büyük. Bizim hesaplarımıza göre bir yıl içinde 250 milyar dolarlara çıktı zarar. Bunlar ileride çok daha ayrıntılı anlatacağız. En muhafazakâr hesabı aldığımızda 150 milyar dolar, yaklaşık 7 trilyon TL’dir” dedi.

‘KAÇ KERE KURULTAY YAPACAĞIZ?’

Güner’in ardından soru-cevaba geçildi. Boyunsuz, mutlak butlan ve kurultay davasına ilişkin soruya; “Siyasi Partiler Kanunu partiler için uygulanması gereken özel kanundur. Burada eğer hüküm yoksa, Dernekler Kanunu’nun uygulanacağını, yine Siyasi Partiler Kanunu’nun son maddelerinden bir tanesi söylüyor. Bunlar Medeni Kanunu derneklerle ilgili olan hükmünü partilere uygulamaya çalışıyorlar. Halbuki burada bir dernek yok. Yani mutlak mutlağından bahsedilen kısım seçimler için değil, kararlar için. Dolayısıyla böyle ‘Ben geriye doğru görevden aldım, eski yönetimi getirdim, aldığı her karar yok hükmündedir’ diye bir hukuk yoktur. Seçimler, seçim yargısının kontrolünde yapılır, kısa süre içerisinde de kesinleşir; hukuk bu. Biz bunları tatmin etmek için daha kaç tane kurultayız yapacağız? Anlayabilmeleri için sayın Özgür Özel’in kaç kere seçilmesi gerekiyor?” yanıtını verdi. Boyunsuz, soru üzerine “Arındırma Kanunlarının” AKP döneminde mesleğe başlayan hakimlerin tümünün işten çıkarılması demek olmadığını belirtti.