CHP’li Özçağdaş okullarda artan şiddet ortamına ilişkin konuştu: 'AVM'de var okulda yok'

CHP’li Özçağdaş okullarda artan şiddet ortamına ilişkin konuştu: 'AVM'de var okulda yok'

6.03.2026 04:00:00
Güncellenme:
CHP’li Özçağdaş okullarda artan şiddet ortamına ilişkin konuştu: 'AVM'de var okulda yok'

Okulları sarmalayan şiddet ortamına ilişkin konuşan CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, “60 bine yakın devlet okulumuzun bin tanesinde güvenlik olduğunu tahmin ediyoruz. Yandaştan silinen verginin altıda biriyle, Türkiye’deki okullar hem daha güvenli hem de daha sağlıklı hale getirilebilirdi. Bu bir kaynak sorunu değil, tercih meselesidir. İktidar; kamu kaynaklarını yandaşlarına aktarmayı, çocuklarımızı ve öğretmenlerimizi korumaktan önemli görüyor” dedi.

Okullarda yaşanan şiddet olayları 2 Mart’ta bir öğretmenin daha yaşamını yitirmesini neden oldu. İstanbul Çekmeköy’de Fatma Nur Çelik öğretmen kendi okulunda, öğrencisi tarafından öldürüldü. Çelik öğretmenin öldürülmesiyle okullarda yaşanan güvenlik sorunları yeniden gündeme geldi. Bu çerçevede okullardaki şiddet sarmalını ve güvenlik sorunlarını CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı ve İstanbul Milletvekili Psikolog Suat Özçağdaş ile konuştuk. Devletin en temel görevlerinden birinin, ‘çocuklara güvenli okul ortamı sunmak’ olduğunu vurgulayan Özçağdaş, gelinen noktada çocuklara nitelikli eğitim sunulamadığını ve onların okullarda korunamadığını belirtti. 

AVM'DE VAR OKULDA YOK

Herhangi bir kamu binasında ve AVM’lerde güvenlik görevlileri olduğunu anımsatan Özçağdaş, “Ancak ne acıdır ki, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın günün büyük bölümünü geçirdiği okullarımız bu güvenlikten yoksundur. Ülkemizde 59 bin 336 devlet okulu bulunmaktadır; fakat bu okulların bir tanesinin kapısında bile kadrolu güvenlik görevlisi yoktur” dedi. Topluma yayılan şiddet olaylarının, okul duvarlarının ardına sızdığına dikkat çeken Özçağdaş, velilerin çocuğunu okula uğurlarken arkasından sadece "iyi dersler" diyemediğini; "sağ salim eve dönsün" diye dua ettiğini söyledi. 

‘MÜNFERİT OLAY DEĞİL, YÖNETİM ZAFİYETİ’

Akran zorbalığı, öğretmenlere yönelik saldırılar ve dışarıdan gelen tehditlerin her geçen gün arttığına işaret eden Özçağdaş, “İstanbul Çekmeköy’de yaşadığımız bu acı kayıp; Bakan Tekin’in, ‘çok üzgün olduğunu’ söylemesiyle ya da Bakan Yardımcısı Yelkenci’nin, ‘söyleyecek söz bulamamasıyla’ geçiştirilemez. Çünkü bu ‘münferit olay’ değil, açık bir yönetim zafiyetidir. İktidar ‘diyecek söz’ bulamazken öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz okullarımızda; yaralama, şiddet ve hatta ölümle sonuçlanan olayları yaşamaya devam ediyor. Bir eğitim sisteminde güvenlik lüks değil, en temel haktır” diye konuştu.

‘YOKSULLUK GİDERİLMEDİKÇE ÇOCUKLARI KURTARAMAYIZ’

Eylül ayında okul güvenliği üzerine verdikleri soru önergesine, okullarda sadece bin 32 kolluk görevlisi olduğu yanıtını aldıklarını aktaran Özçağdaş, “Bu yılın sayısı henüz belli değil. En iyi ihtimalle 60 bine yakın devlet okulumuzun bin tanesinde güvenlik olduğunu tahmin ediyoruz. Ancak bu sorun yalnızca güvenlik görevlisi ile de çözülemez. Ülkemiz ciddi bir çocuk ve gençlik kriziyle karşı karşıyadır” dedi. TÜİK’in verilerinin bu tablonun vahametini gözler önüne serdiğini söyleyen Özçağdaş, “2024 yılında güvenlik birimlerine gelen çocukların karıştığı olay sayısı 612 bin 651’e ulaştı. Halkımız yoksullukla mücadele etmektedir. İPA (Katılım Öncesi Yardım Aracı) verilerine göre; her 3 öğrenciden 1'i okula aç gitmekte, her 3 öğrenciden 1'i okula gitmeden önce hiç kahvaltı yapmamakta, öğrencilerin yüzde 19,2'si parasızlık nedeniyle haftada en az 1 gün aç kalmaktadır. Sosyoekonomik zorluklar, işsizlik ve madde kullanımının artmasıyla birlikte sokaklar ve okullar çocuklar için güvensiz alanlara dönüştü. Şiddetin hem faili hem mağduru olan bir çocuk kuşağı ortaya çıktı. Eğitimle bağı kopan çocuklar, çetelerin sömürü öznesi haline geldi. Devlet; izleme, erken uyarı, takip, denetim ve rehabilitasyon mekanizmalarını kurmadıkça, okullarımızda yeterli rehberlik, psikososyal destek ve okul sosyal hizmetleri sunulmadıkça, yoksulluk giderilmedikçe çocuklarımızı suçun ya öznesi ya da mağduru olmaktan kurtaramayız. Okullarımız, çocukların günlerinin büyük bir bölümü geçirdiği, çocukların uzmanlar tarafından rahatlıkla takip edilebileceği, suçun öznesi ya da mağduru olmadan önleyici ve destekleyici hizmetlerin sunulabileceği en önemli kamusal alanlardır. Bu nedenle, başta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere; çocuklar ile teması olan tüm kurumların koordinasyon içinde çalışması gerekir” değerlendirmesinde bulundu.

‘BU ACIYI YAŞAMIYOR OLABİLİRDİK’

Mayıs 2023’te dönemin Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’in, "100 öğrencisi olan her okula bir rehber öğretmen" sözünü anımsatan Özçağdaş, “Kendisinden sonra gelen bakan ise bu vaadi hatırlatanlara, ‘Bu sözü ben vermedim ki’ diyerek sorumluluktan kaçtı. Oysa Fatma Nur öğretmeni katleden öğrencinin geçmişinde disiplin suçları olduğu biliniyordu. Eğer okullarımızda güçlü rehberlik hizmetleri ve önleyici psikolojik destek mekanizmaları olsaydı, belki de bu durum önlenebilirdi. Ya da okulda bir güvenlik görevlisi olsaydı, ya da yaralanma anında müdahale edebilecek bir sağlık personeli olsaydı, bugün bu acıyı yaşamıyor olabilirdik” diye konuştu.

‘YANDAŞTAN SİLİNEN BORCUN 6’DA BİRİYLE YAPILIRDI’

Okullarda sağlık görevlisi bulunmasının da önemli olduğunu kaydeden Özçağdaş, “Fatma Nur öğretmenimizi kaybetmemizle sonuçlanan bir şiddet olayında ya da ani bir yaralanmada, saniyelerin bile önemi varken ilk müdahaleyi yapacak bir uzman bulunması hayat kurtarıcı olabilir. Ama maalesef iktidar, çocuklarımızın ve eğitimcilerimizin güvenliği ve sağlığı için ayıracak kaynak bulamıyor. Oysa; 65 bin güvenlik görevlisinin yıllık maaliyeti 60,8 milyar TL, 75 bin okul sağlığı hemşiresinin yıllık maaliyeti 70,2 milyar TL. Toplam yıllık maliyet, 131 milyar TL. Aynı iktidar, sadece bu yıl yandaşlardan 768 milyar liralık vergiyi almaktan vazgeçti. Yani yandaştan silinen verginin altıda biriyle, Türkiye’deki tüm okullar hem daha güvenli hem de daha sağlıklı hale getirilebilirdi. Bu bir kaynak sorunu değil, bir tercih meselesidir. İktidar kamu kaynaklarını yandaşlarına aktarmayı, çocuklarımızı ve öğretmenlerimizi korumaktan önemli görüyor” ifadelerini kullandı.

‘ŞİDDETİ OLUŞMADAN ÖNLEYEN SİSTEM KURACAĞIZ’

Özçağdaş son olarak şunları söyledi: “Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında; okullarımıza ilk aşamada 65 bin güvenlik görevlisi, 75 bin okul sağlığı görevlisi ve 100 bin temizlik personeli atayacağız. Her çocuğun sağlıklı bir öğün yemeğe ve içme suyuna erişimi sağlayacağız. Her okula yeterli sayıda rehber öğretmen atayacak, psikolog ve sosyal hizmet uzmanları görevlendirecek ve şiddeti oluşmadan önleyen bir sistem kuracağız. Okulları sadece ders işlenen binalar değil; bağımlılık, zorbalık ve şiddetle mücadele eden koruyucu merkezler haline getireceğiz. Çocuklarını ve öğretmenlerini koruyamayan bir ülke, geleceğini de koruyamaz. Öğretmenin can güvenliğinin olmadığı, öğrencinin kendini güvende hissetmediği okullarda eğitim yapılamaz. Biz çocukların korkuyla ve şiddetle değil, güvenle ve bilimle büyüdüğü bir Türkiye kurmak için mücadele ediyoruz. Okullarımız yeniden güvenli kamusal alanlar olana kadar da bu mücadeleyi sürdüreceğiz.”

REŞİT GALİP GÖMÜTÜ BAŞINDA ANILDI

Eski Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip, 92'nci ölüm yıl dönümünde Cebeci Asri Mezarlığı'ndaki gömütü başında anıldı. Anmaya CHP'nin Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, CHP Isparta Milletvekili Hikmet Yalım, Prof. Dr. Armağan Erdoğan ve CHP Ankara İl Örgütü katıldı. Reşit Galip'in 10 ay 25 gün süren Eğitim Bakanlığı döneminde gerçekleştirdiği çalışmalara dikkat çeken Özçağdaş "Saymakla bitmeyen çalışmaları arasında İstanbul Üniversitesi’nin kuruluşunun sağlanması, arkeoloji alanında Türkiye’nin ilk konferanslarının düzenlenmesi, Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve Milli Kütüphane’nin başlatılması yer alıyor. Andımızı yazıp hemen okutmaya başladı. Cumhuriyet'in bu evladına ne kadar teşekkür etsek azdır" dedi.