Cumhuriyet Silivri'den bildiriyor... İBB davasında 45. gün: İmamoğlu'ndan 'tutukluluk incelemesi' çağrısı

Cumhuriyet Silivri'den bildiriyor... İBB davasında 45. gün: İmamoğlu'ndan 'tutukluluk incelemesi' çağrısı

4.06.2026 10:30:00
Güncellenme:
Batuhan Serim
Takip Et:
Cumhuriyet Silivri'den bildiriyor... İBB davasında 45. gün: İmamoğlu'ndan 'tutukluluk incelemesi' çağrısı

İBB'ye yönelik soruşturma kapsamında, aralarında seçilmiş İBB Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 68 tutuklu ve çok sayıda tutuksuz sanık, duruşmanın 11’inci haftasında hakim karşısına çıkacak. Bugün görülecek 45’inci duruşmada sanık savunmaları alınacak. İşte bugünkü celsede anbean yaşananlar...

Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) cumhurbaşkanı adayı ve seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 68'i tutuklu 414 kişinin yargılandığı İBB davasının 45. celsesi bugün görülüyor.

İBB davasında dün Ekrem İmamoğlu'nun doğum günü kutlandı. İmamoğlu doğum gününü kutlayanlara dönerek "Fazla uzatmayalım anneme babama niye doğurdunuz diye dava açarlar" dedi.

Duruşmanın 44. gününde Erdinç Çolak, Ömür Yılmaz, Ahmet Köksal ve Hüseyin Köksal savunma yaptı. Savunması sırasında rahatsızlanan Çolak'ın savunması yarıda kaldı. Bugünkü celsede, savunmalara devam edilecek. 

İŞTE DAKİKA DAKİKA YAŞANANLAR...

Cumhuriyet, Silivri'de yaşananları anbean aktarıyor.

İşte İBB davasının 45. gününde dakika dakika yaşananlar...

12.40 | İLK ARA VERİLDİ

İBB davasına saat 12.40 itibarıyla ilk ara verildi.

12.00 | 'SOYADI' DİYALOĞU

İmamoğlu’nun itirazının ardından savunma sırası, etkin pişmanlık ifadelerini geri çeken iş insanı Murat Kapki'nin muhasebecisi Sinan Sepetçi’ye geldi.

Mahkeme Başkanının, “Sinan Şerbetçi” diyerek Sinan Sepetçiyi savunma kürsüsüne davet etmesi üzerine, “Basında ‘Murat Sinan Sepetçi’ diye yazıldı, siz de ‘Sinan Şerbetçi’ dediniz ama benim adım soyadım Sinan Sepetçi” diyerek espirili bir şekilde sitemde bulundu. 

Mahkeme Başkanı ise tebessüm ederek, “Öyle mi? Basını takip etmedik” ifadeleriyle karşılık verdi.

11.40 | İMAMOĞLU SÖZ ALDI: 'BU DEVLETİN HAZİNESİNİ EMANET EDECEĞİM YÖNETİCİLER VAR BURADA…'

Ekrem İmamoğlu, usule ilişkin taleplerini iletmek amacıyla söz aldı. 

Tutukluluk incelemesinin aylık olarak yapılmaması yönünde çağrıda bulunan İmamoğlu, şunları söyledi:

“Sayın Başkan, Sayın Heyet, bugünkü duruşmayla aslında bu haftayı tamamlayacağız. 3 aydır bu salonda birbirimizin gözlerine bakıyoruz. Soruşturma süreçlerine dair pek çok sıra dışı, hukuk dışı olayları, ‘bu da mı yaşanır’ diye düşündüğümüz birçok süreci yaşadık, üzüldük ve çok zor anlar geçiren arkadaşlarımız oldu. Bizler de o anları yaşayarak, aslında aynı psikolojiye büründüğümüzü hepimiz biliyoruz. Bunu siz de çok iyi biliyorsunuz. Gerçekten apaçık bir zulüm ve zulmün getirdiği dramla, çok sayıda arkadaşımız yüzleşti ve yüzleşmeye devam ediyor. Dramın aynı zamanda mağduriyeti de en yüksek seviyeye taşıdığı bir gerçek. Ben sizin de heyetçe çok üst seviyede bir duyguyla bu sürece tanık olduğunuzu, hissettiğinizi düşünüyorum.

Burada 15 ayını doldurmuş ve ilk defa bugün, dün söz alan insanlar var. Tam 15 ay sonra ilk defa kendini ifade edebilen insanlar var. Ben, böyle bir yargılama sürecinin Türkiye tarihinde çok az olduğunu düşünüyorum. İçerik açısından handikaplarıyla belki de bu tarihte ilk olarak yaşandı ve yaşanıyor. Bu manada insanların, koymuş olduğunuz birtakım kurallara dair ciddi itirazları var; ben dahil.

Örneğin; 1 aylık tutukluluk inceleme kuralı koydunuz. Bu kuralı değiştirmek veya esnetmek de sizin uhdenizde. Onun için 1 ayı 1 haftaya indirebilirsiniz. Anlık bile karar verebilirsiniz diye düşünüyorum. Bakınız; dün burada sağlık sorunu yaşayan arkadaşımızla aylardır aynı hapishanede yan yana hukuk görüşü yapıyoruz ve o arkadaşımın, sayısını bile söylemekten ar edeceğim sayıda stendi olan, kalp operasyonu geçiren, hipertansiyonu olan bir insan olduğunu da biliyorum. Ve her defasında sağlığını soruyorum. Ve burada yere yığıldığını görmek hepimize çok acı hissettirdi. O manada iki dudağınızın arasındaki bazı uygulamaların yapılmaması, artık başka hiç kimseye değil, direkt sizi ve sayın heyetinizi bağlar."

"BURADA BİR İNSANIN TUTUKLU KALMASINA İÇİM ELVERMİYOR"

"Daha önceki 7-8 ayda tek bir kişinin bile, bakınız tek bir kişinin bile tahliye edilmemiş olması da tarihi bir durumdur. Kasıtlıdır ve gerçekten acıdır. Bundan kim haz alabilir, bundan kim mutlu olabilir ben bilmiyorum. Ve böyle bir insan, böyle bir yaratık tanımlayamam yani. İddianamemiz çıktı, 3 aydır da buradayız ve sizin huzurunuzda arkadaşlarım her gün çıkıyor ifade veriyor ve elinizin enteresan bir şekilde bütün bu olanlara rağmen çok sıkı olduğunu görüyoruz. Yani avukatlar pek çok isim verdi, yine veriyorlar, ‘infazları tamamlanan 12-13 tane insan var aramızda’ diyorlar. Bu insanların serbest kalmamasının; yani bir milletvekili diye mi, belediye başkanı diye mi veya başka bir şey mi diye ben anlayamıyorum.

Değerli Başkan, Allah aşkına, Allah aşkına ben açıklayamadım kendime. Iraz Bayrak, niye 1 ay daha yattı, ben açıklayamadım Sayın Başkan. Bakınız eleştiriyorum, içim yandığı için eleştiriyorum. Orhan Erdoğan niye 1 ay daha tutuklu kaldı? Benim 1 gün bile burada bir insanın tutuklu kalmasına içim elvermiyor. 

Bakın buraya yığılan arkadaşımızın burada durması ya da sürüklene sürüklene günlerce haftalarca buraya taşıdığımız bir başka arkadaşımızın geçen tutukluluk incelemede bırakılması… Bu insanlar, bakın buradaki hanımefendilerin her birisine, bu devletin hazinesini emanet edeceğim yöneticiler var burada. Bu devletin hazinesini emanet ederim, bakın bu kadar net söylüyorum."

"İDDİANAME BANA BAĞLANMIŞ SAYIN BAŞKAN"

"Ben bu manada sürecin çok uzadığını ve insanların çok canı yandığını, toplumun canının yandığını, insanlardaki yargıya dayalı algının daha da kötüleştiğini düşünüyorum. Gerçekten birçok sorunun yanıtı yok. Her celse sanki bir bakiye yaratılıyor ve sonraki celseye bırakıyoruz ve bu beni çok üzüyor. Beni ‘örgüt lideri’ diye yazdı bu iddianame. Burada öğrendiğim her konuyu bana bağladı bu iddianame. Dolayısıyla beni ilgilendiriyor. Bu şekilde sürecin ilerlemesi gerçekten çok can yakıcıdır. 

Bir başka talebim; müsadere deniyor, işte el koyma deniyor, TMSF vesaire… Ya insanların köyündeki arsasındaki aile mezarlığına dahi müsadere kararı var. Bakınız 80 yaşındaki bir insanın emekli maaşına el koymuş, hiç bunu duymadınız. Kaç defa söylendi, ben de söyledim, hiç ilgilenmediniz. Bunlara ne zaman bakacaksınız? 8 ay sizin döneminizde geçti.

Bu mahkemeye kimsenin eli değemez, sizin ve heyetinizin dışında kimsenin burada karar verme yetkisi olamaz. Ben 86 milyonu temsil ediyorum bana göre Sayın Başkan. Sizin nereden baktığınızın inanın önemi yok. Ama buradaki insanları siz bana bağlamışsınız zaten. İddianame bana bağlanmış Sayın Başkan.”

İMAMOĞLU: 'BENİM TEK TALEBİM VAR...'

Ardından araya giren Mahkeme Başkanı, “Öyle bir şey yok, herkes kendinden sorumlu” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, “Nasıl yok, bana bağlamışsınız. Sorularınız bile o şekilde, yani iddia makamının soruları o şekilde. Onun için, benim tek talebim var. Sizden ahlaka, adalete ve vicdana uygun talebimizi, insanların özgürlüklerini bir takvime değil, vicdanınıza sığdırmanızı istiyoruz. Takvime sığdırmayın bizi. Buradaki insanları bir takvime sığdırmayın, vicdanınıza sığdırın. Yüce Türk yargısına ve insanların, toplumun vicdanına zarar veren günler yaşıyoruz. Burada yaşananlar artık sizin sorumluluğunuzdadır. Burada sizin bilmediğiniz başka sağlık sorunları da var. İletiliyor, yazılıyor ama hissetmeniz mümkün değil. Bunların tamamıyla sizin vicdanınıza emanet ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

11.20 | AVUKAT İNCE: 'MUVAZAALI YAN TEKLİF' İDDİASI KARŞILIKSIZ KALDI

Hüseyin Köksal’ın avukatı Burak İnce, müvekkiline 61, 62, 63, 33 ve 73. eylemler kapsamında yöneltilen ihaleye fesat suçlamalarının hukuki dayanağı bulunmadığını savundu. İnce, 61. eylemde adı geçen Urban Medya’nın 28 Temmuz 2020’de kazandığı ihalede Köksal’ın şirketle hiçbir bağının olmadığını, şirketin o tarihteki sahibinin hayatını kaybeden Hüseyin Seçkin olduğunu belirtti.

İhaleye fesat suçunun TCK 235 kapsamında özgü suç olduğunu, yalnızca kamu görevlileri tarafından işlenebileceğini ifade eden İnce, Köksal’ın ana ihalelere katılmadığını, şartname hazırlamadığını, ihale sürecinde yetkili olmadığını ve alt kiralama ihalelerini kazanmasının suç sayılamayacağını söyledi.

İnce, aynı eylemler üzerinden hem ihaleye fesat hem de kamu kurumları zararına dolandırıcılık suçlaması yöneltilmesinin hukuken sorunlu olduğunu belirterek, savcılığın ihaleye fesat suçundaki hile unsurunu dolandırıcılık suçlamasına da dayanak yaptığını söyledi. Alt kiralamalarda Köksal’ın şirketlerinin kazanan teklifleri verdiğini, bu nedenle “muvazaalı yan teklif” iddiasının karşılıksız kaldığını savundu.

Ecrimisil kullanımına ilişkin 117. eylemde de Urban Medya’nın 2021’de yalnızca 124 bin TL’lik bir parapet için ödeme yaptığını, Köksal’ın şirketi 2022’de devraldığını ve idarenin bilgisi dahilinde tahakkuk eden ecrimisil ödemesinin dolandırıcılık olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etti.

İnce, ecrimisil kullanımının suç olmadığını, bunun idari işlem veya denetim konusu olabileceğini kaydetti.

MASAK, tevdi ve bilirkişi raporlarında gerçeğe aykırı tespitler bulunduğunu savunan İnce, BVA şirketindeki ortaklık tarihinin yanlış gösterildiğini, kârlılık hesabı ve ödeme ilişkilerine ilişkin hatalı değerlendirmeler yapıldığını söyledi.

Tanık ve etkin pişmanlık beyanlarının duyuma dayalı olduğunu, HTS ve baz kayıtlarının ise Köksal’ın toplantı ve organizasyon iddialarıyla ilişkisinin bulunmadığını gösterdiğini belirtti.

Köksal’ın mal varlığına el konulması, şirketlerine TMSF kayyımı atanması ve genel müsadere talebine de itiraz eden İnce, CMK 133 koşullarının oluşmadığını, isnat edilen aklama eyleminin tamamlanmış bir gayrimenkul alımına ilişkin olduğunu ve diğer şirketler yönünden bu suçlamanın dahi bulunmadığını savundu. İnce, Köksal’ın 15 aydır haksız tutuklu olduğunu belirterek tahliyesini talep etti.

11.17 | İLYAS SALMAN DA SİLİVRİ'DE

Duruşmayı takip edenler arasında sanatçı İlyas Salman da yer aldı. Salman, İBB davasını izlemek üzere ikinci kez Silivri'ye geldi.

11.00 | DURUŞMA BAŞLADI

Ekrem İmamoğlu dahil 68’i tutuklu 414 sanıklı İBB davası, 45’inci günde iş insanı Hüseyin Köksal’ın ikinci avukatı Burak İnce’nin savunmasıyla başladı.

İBB DAVASINDA NELER YAŞANDI?

Seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen soruşturma tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı.

İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi.

İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İLK DURUŞMADAN BUGÜNE 42 KİŞİ TAHLİYE EDİLDİ

Mahkeme heyeti geçtiğimiz celselerde; İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli, İBB'de veri uzmanı İsmet Korkmaz, İBB'de yazılım koordinatörü Emrah Yüksel, İBB'de bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz , reklamcı Yusuf Utku Şahin, İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen, iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, reklamcı Esma Bayrak, Fatih Keleş'in yeğeni Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Müdürü Fatih Özçelik, Beyoğlu dosyasından tutuklu İnan Güney'in eniştesi İsmail Akkaya, İş İnsanı Harun Cengiz Beğenmez ve İş insanı Mehmet Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Engin Ulusoy, Mustafa Keleş, Gökhan Köseoğlu, Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Hakan Aplak’ın tahliyesine karar verdi.