Cumhuriyet Silivri'den bildiriyor... İBB davasında 'itirafçı' Adem Soytekin savunma yaptı: 'Önüme konulan üzerine söyledim' itirafı

Cumhuriyet Silivri'den bildiriyor... İBB davasında 'itirafçı' Adem Soytekin savunma yaptı: 'Önüme konulan üzerine söyledim' itirafı

28.04.2026 11:15:00
Güncellenme:
Haber Merkezi
Takip Et:
Cumhuriyet Silivri'den bildiriyor... İBB davasında 'itirafçı' Adem Soytekin savunma yaptı: 'Önüme konulan üzerine söyledim' itirafı

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 414 ismin yargılandığı İBB davasının 28. celsesi bugün görüldü. Duruşmada bugün Adem Soytekin savunma yaptı. Tehdit veya baskı ile iş aldığım iddialarını açıkça reddettiğini belirten Soytekin, savcılıkta etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak için verdiği ifadeyi anlatması talebi üzerine "Bu benim önüme konan bir şablon. Ben sorulan bir şablon soru üzerine bunu söyledim. Yoksa ben nereden bileyim 2014’te Beylikdüzü’nde bir örgüt kurulmuş sonra Türkiye’yi ele geçirecekmiş… Bu çok hayalperest olurdu zaten” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) Cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında olduğu 414 sanıklı İBB davasının 28'inci duruşması bugün görüldü. 

Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan’ın savunması ve sorgusuyla geçen 27. günde, itirafçı sanık Adem Soytekin’in tutukluluk incelemesinden hemen önce yaptığı başvuru kabul edildi.

İŞTE 28'İNCİ CELSEDE YAŞANANLAR...

Cumhuriyet, Silivri'den gelişmeleri anbean aktarıyor. İşte 27. celsede dakika dakika yaşananlar...

19.45 | DURUŞMA SONA ERDİ

Son olarak Fatih Keleş’in avukatı Baran Kaya’nın kısa sorularının ardından hakim, duruşmayı sonlandırdı.

Ekrem İmamoğlu, duruşma salonundan ayrılırken izleyicilere şunları söyledi:

“Hepinizi çok seviyorum. Çok kısa sadece şunu söyleyeyim. Çöktü, çöktü.. (Eliyle duruşma salonunu göstererek)

İBB Davası yarın, Soytekin’in avukatlarının savunmalarıyla devam edecek.

18.00 | AVUKATLAR SOYTEKİN’E SORDU

Verilen aranın ardından önce Ali Kurt’un avukatları, daha sonra da diğer sanık avukatları Soytekin’e kısa sorular yöneltti.

“YURTDIŞINA PARA KAÇIRMA İDDİAMI GÖRMEDİM, DUYDUM”

Dosyanın firari isimlerinden Murat Gülibrahimoğlu’nun avukatı Abdullah Kaya da etkin pişmanlıkçı Adem Soytekin’e soru yöneltti.

Kaya: “Gülibrahimoğlu’nun, sistem için toplanan paraları İspanya’ya, özellikle de Londra’ya kaçırdığına dair bir beyanınız var etkin pişmanlık ifadelerinizde. Bunu gördünüz mü yoksa duyuma mı dayalı?”

Soytekin: “Duyuma dayalı.”

Kaya: “Kayıtlara göre müvekkilim iki kez Londra’ya gitmiş, en son da 2019’da gitmiş. Bu şartlar altında para kaçırma iddiası önemli, o nedenle sormak istedim.”

Mahkeme başkanı: Sizin müvekkiliniz nerede peki? Biz de onu soralım.

Kaya: Zamanı gelince dönecektir.

ETKİN PİŞMANLIK İFADESİ BARKODSUZ

Fatih Keleş'in avukatı Nergis İnce, Adem Soytekin'in 16 Haziran’da başlayan ve 17’sinde sona eren ifadesinin imzasız ve barkodsuz olduğunu belirterek Mahkeme Başkanı'na sordu. Mahkeme Başkanı önündeki ifadenin de barkodsuz ve imzasız olduğunu gördü.

Adem Soytekin’e “İfadeye imza attınız mı hatırlıyor musunuz?” diye sorulduğunda Soytekin cevaben “Olabilir” yanıtını verdi. 

Avukat İnce bu ifadenin imzalı halinin dosyada bulunamadığını söyledi ve Mahkeme Başkanı’na da “Önünüzdeki 17 Haziran tarihli ifade imzalı mı Sayın Başkan?” diye sordu. 

Başkan da önlerindeki ifadenin “fotokopi çıktısı” olduğunu ve o çıktıda da “imza bulunmadığını” söyledi. Mahkeme Başkanı “Gerekirse savcılıktan isteriz” dedi. 

Avukatlar da imzalı evrakı talep etti.

İşte o belge

Image

16.30 | ADEM SOYTEKİN, ALİ KURT'UN AVUKATININ HİÇBİR SORUSUNA YANIT VERMEDİ 

Avukat soru sormaya başladığı anda Adem Soytekin, “Avukat Bey’in şahsıma olan tavırlarından dolayı cevap vermek istemiyorum” diyerek gerekçesini açıkladı.

Adem Soytekin, hakkında iddialarda bulunduğu Ali Kurt'un avukatının hiçbir sorusuna yanıt vermedi. 

Soytekin, avukatın sorularını "Yanıt vermek istemiyorum" diyerek geri çevirdi. 

Kurt'un avukatının soruları devam ederken Mahkeme Başkanı "Cevap vermek istiyor musunuz?" diye sorudu. 

Soytekin, "Avukat Bey'in hiçbir sorusuna yanıt vermeyeceğim. Sabaha kadar da sorsa aynı şeyi söyleyeceğim, cevap vermeyeceğim" dedi.

15:50 | İMAMOĞLU’NDAN SOYTEKİN’E: 'SAVCI BENİM HUZURUMDA SİZE KÜFRETMİŞ

Daha sonra Ekrem İmamoğlu, Soytekin’e sorular yöneltmek için söz aldı.

İmamoğlu: Öncelikle Ankara’da emek ve hak mücadelesi veren bütün madencileri buradan selamlıyorum. Akbelen’deki Esra Işık’ı da selamlıyorum. Zeytin ağacını korumanın vatanı korumak kadar kutsal olduğunu hatırlatıp, kelepçeli olarak götürülmesini de kınıyorum.

Hem heyet için hem de bizim için zor bir dava. Elimden gelen bütün gayreti göstererek sizin adil yargılama sürecinize katkı vermeyi vatan hizmeti görüyorum.

Sayın Adem Soytekin, size de kolay gelsin. Ne diyeyim..

Firmamızla ilk ticaret yaptığınızda ben siyasette değildim ama uzun yıllar iş yaptık ve yaptığımız tüm işlerle bu işin damarına kadar her şeyi bilirim. Benimle bir kuruşunu bile almadığınız bir ticaret yaptınız mı?

Soytekin: Hayır, her kuruşuna kadar aldım.

Daha sonra İmamoğlu, Soytekin ve Tuncay Yılmaz’ın Topkapı’daki bir proje için kendileriyle görüşme yaptıklarını hatırlatarak kısa bir maddi soru yöneltti.

İmamoğlu üçüncü olarak ise şu soruyu sordu: “Bunun önemli olduğunu düşünüyorum. Bazı şeyleri tanımlamakta zorlanıyorum. 19 Mart-23 Mart arası zor bir dönem yaşadık. Bunu iddia makamı olarak bize yaşattınız. Ramazan ayında olduğumuz için pek hissedilmedi ama sonrasında hissedildi. Emniyetten sonra Çağlayan Adliyesi’nin bodrumunda da bu işkence yaşatıldı. İçeri girdiğimizde saçları arkasından bağlı bir savcı, oturur oturmaz bir feryat figanla bir ses kaydından bahsetti. Daha sonra savcı sinkaflı küfürler ettikten sonra şaşırarak avukatıma 'kime söylüyor' dedim, 'Adem beye söylüyor' dedi. Bu savcı, ‘Şimdi biz sizi yargılıyoruz, sonra siz bizi yargılarsınız’ da demişti. O savcı size de sinkaflı konuştu mu ve bu bant kaydından bahsetti mi?

Soytekin: Ben öyle bir şey duymadım. Her gittiğimde bana yemekler ısmarladı. Benim için arayan Ankara’dan, ismini vermek istemediğim bir siyasetçi varmış, onunla gerilim yaşamış. Onunla ilgili konuştuk yalnızca.

İmamoğlu: O zaman benim huzurumda o sinkaflı küfürleri size etmiş. Başka bir sorum yok teşekkür ederim.

15:45 | SOYTEKİN BİR DAKİKA İÇİNDE SİSTEMİ HATIRLADI

İBB Davası’nda hakim ve savcı, etkin pişmanlıkçı Adem Soytekin’e sorular yöneltiyor.

Mahkeme başkanı, “Ali Kurt konusunda 1,5 milyon dolarlık bir para aktarımından bahsetmişsin. Bu ne parası?” sorusunu yöneltirken Soytekin kısa bir süre duraksadı. Bunun üzerine mahkeme başkanı “Adem sende diyalogta biraz zorlanıyoruz” dedi.

Soytekin ardından “Rüşvet parası başkanım rüşvet” diye bağırdı. Mahkeme başkanı “Tamam, ifadende vermişsin burada da söyleyebilirsin” derken Soytekin “Hatalı bir şey söylememek için bekliyorum, bir farklılık olunca hemen ‘şöyle böyle’ diye yazılıp çiziliyor” ifadelerini kullandı.

Mahkeme başkanı da cevaben “Sen ne biliyorsan onu mahkemeye anlat. Doğru doğrudur. Milletin nasıl değerlendirdiği önemli değil” diye konuştu.

Mahkeme başkanı daha sonra “CHP’de para sayma kuleleriyle ilgili ne biliyorsun?” diye sorarken Soytekin “O eylemde suç isnat edilmediği için hiç çalışmadım. Fatih Keleş, Tuncay Yılmaz görüntülerde. Belediyelerde toplanan paralar üzerinden alındığını söylemiştim” diyerek ilk ifadesini tekrarladı.

Daha sonra savcı söz alarak Soytekin’e çeşitli sorular yöneltti. İlk olarak Soytekin’e, İmamoğlu’nun kendisine cezaevinde yolladığı öne sürülen “Adem dik dur, bizi satma” mektubunu hatırlatarak bu tarz başka bir yönlendirme veya baskı ile karşılaşıp karşılaşmadığını sordu. 

Soytekin ise bazı çeşitli notların İmamoğlu adına yollandığını ancak İmamoğlu’ndan gelip gelmediğini bilmediğini, bunun dışında başka somut bir olay da yaşamadığını söyledi.

Bu esnada İmamoğlu’nun avukatlarından Hasan Fehmi Demir söz alarak “Savcı, sorduğu sorulardan önce soruşturma ifadelerini tekrarlayarak yönlendirme yapmaktadır. Bu yasak sorgu yöntemidir. Savcı, sürekli sistem adlı örgütten bahsederek, henüz varlığı kanıtlanmamış bir örgütten kanıtlanmış gibi bahsetmektedir” diye konuştu.

Sorgu sırasındaki en dikkat çeken kısımlardan biri ise bu noktadan sonra yaşandı:

Demir’in araya girmesinden sonra KİPTAŞ ile ilgili sorular devam ederken savcı, Soytekin’e Ali Kurt’un kendisine hiç “sistem” kelimesini kullanıp kullanmadığını sordu. Soytekin ilk olarak hatırlamadığını söylerken yaklaşık bir dakika sonra hakim “Ali Kurt size sistem kelimesini kullandı mı?” diye sorunca “Evet ‘sistem’ kelimesini kullanıyordu” diye yanıtladı.

"ÖNÜME KONAN ŞABLON ÜZERİNE SÖYLEDİM"

Duruşma savcısı Soytekin'in etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak için verdiği ifadeyi anlatmasını istedi. 

Soytekin'in savcılık ifadesinde "Ekrem İmamoğlu tarafından Beylikdüzü Belediye Başkanlığı süresince başlayan öncelik hedef olarak İBB'yi sonrasında da Cumhurbaşkanlığı için gerekli sermayeyi toplamak amacıyla kurulan, Beylikdüzü'nde temelleri atılıp İstanbul'un tamamına yayılan çıkar amaçlı suç örgütünün tüm yapısını ve faaliyetleri hakkında bildiğim, gördüğüm ve dahil olduğum tüm olayları anlatarak etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istiyorum" ifadeleri yer alıyor.

Soytekin, "Bu benim önüme konan bir şablon. Ben sorulan bir şablon soru üzerine bunu söyledim. Yoksa ben nereden bileyim 2014’te Beylikdüzü’nde bir örgüt kurulmuş sonra Türkiye’yi ele geçirecekmiş… Bu çok hayalperest olurdu zaten” dedi.

14:50 | DURUŞMA YENİDEN BAŞLADI: İLYAS SALMAN İMAMOĞLU'NA SESLENDİ

Aranın ardından tutuklular ve Ekrem İmamoğlu salona alkışlarla girdi. O sırada Yeşilçam'ın efsane isimlerinden oyuncu İlyas Salman, Ekrem İmamoğlu’na “Umudumuz seninle. Kurtuluş yok tek başına!” diye seslendi. 

Ekrem İmamoğlu ise “İlyas ağabey öpüyorum ellerinden” diyerek karşılık verdi.

Duruşma, Soytekin’in çapraz sorgusuyla devam edecek.

12.45 | DAVAYA ARA VERİLDİ, 'BOZKURT' YAPTI

Soytekin, 21 eyleme yönelik yaptığı savunmalarda genel olarak rüşvete yönelik tüm iddiaları reddetti. Savunmasını tamamlayan Adem Soytekin, salondan çıkarken bozkurt' işareti yapıp 'Bilmeyen bilsin' dedi.

12.30 | SOYTEKİN'DEN İDDİALARA CEVAPLAR

Soytekin, suçlandığı Westside projesindeki mahpuslaşma işinde Beylikdüzü Belediyesi AKP tarafından yönetilirken anlaşmanın sağlandığını, ödemeyi de Ekrem İmamoğlu'nun yaptığını söyledi. Hakkında ifade veren Dursun Keleş'i tanımadığını, kendisiyle hiçbir zaman görüşmediğini belirten Soytekin, “Hakkımda ifade veren Dursun Keleş’i asla tanımıyorum. Yalan ifadesi sebebiyle beni sanki Ekrem Bey adına baskı ve şantajla tahsilat yapan birisi gibi göstererek, iddianamede yönetici olarak yazılmama sebebiyet verdi" dedi.

Soytekin savunmasında, KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt hakkında da çeşitli iddialarda bulundu. Soytekin, KİPTAŞ’ın Yeşilpınar projesinde müteahhitlere ait satış gelirlerinin aktarılması sürecinde Kurt’un kendilerinden 500 bin dolar talep ettiğini öne sürerek,“İstenilen parayı vermeseydim hakkımız olan parayı vaktinde alamayacaktım” dedi. Söz konusu paranın 100 bin dolarını kendi imkanlarıyla, kalan 400 bin dolarını ise ortağı Erdal Tokmakçı aracılığıyla temin ettiğini belirten Soytekin, bu tutarın Murat Erenler üzerinden Ali Kurt’a ulaştırıldığını iddia etti.

Kurt ise geçtiğimiz günlerde yaptığı savunmada, Soytekin’in paranın 2021’de verildiğini belirttiğini, parayı taşıyıp KİPTAŞ binasında Kurt'a verdiği iddia edilen şoför Murat Erenler’in de olayın 2023 yılında gerçekleştiğini söylediğini aktarmıştı. Kurt, savcılığın iddialara delil olarak dayandırdığı baz kayıtlarının ise şoförün iddia ettiği gibi 2023’e ait olduğunu ancak savcılığın bu iddiada 2023 yılındaki baz kayıtlarını delil olarak kullanmasına karşın olay tarihini 2021 olarak kabul ettiğini söylemişti.

Soytekin ayrıca, CHP’li delegelere ev verildiğine yönelik iddialara konu olan KİPTAŞ’ın Pendik Arkatlı’daki konutlarında Ali Kurt’un satışa çıkarılması planlanan 350 dairenin 100’ünü ayırdığını ve bu dairelerin belirli kişi ve gruplara yönlendirileceğini söylediğini iddia etti. Soytekin, “KİPTAŞ’tan bazı konutların CHP’li delegelere verileceğini bize Ali Kurt söyledi” ifadelerini kullandı. Satış şartlarına itiraz etmelerine rağmen sonuç alamadıklarını dile getiren Soytekin, buna karşın tıpkı Ali Kurt gibi, projede kamu zararı değil kamu adına kar elde edildiğini söyledi.

Öte yandan Soytekin, İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan’ın da 19 Mart’tan önce avukatlarla toplantı yapılmadığını söylediğini hatırlatarak, “Hem böyle bir toplantı yok diyeceksiniz hem de kendi avukatlarınız toplantı yapıldı diyecek, bu nasıl iş?” diyerek, Pehlivan’ın HTS kayıtlarında yer almayan ancak iddianamede gerçekleştiği iddia edilen söz konusu toplantının gerçekleştiğini savundu.

Soytekin son olarak, Mehmet Pehlivan ile ortak hareket ettiği iddiasıyla daha önce gözaltına alınıp serbest bırakılan avukat Onur Büyükhatipoğlu'na ilişkin konuştu. Pehlivan, savunmasında Büyükhatipoğlu’nun ilk kez 2014’te Soytekin adına vekalet aldığına yönelik bir belgeyi mahkemede göstermişti. Soytekin bunu redderek “Ona ilk vekaleti 6 Şubat 2025'te verdim; önceki yıllara ait vekaletler başka hukuk ofislerine aitti. Bu avukatın daha önce benim bir başka duruşmama katılmış olması bir 'tevkil' işlemiydi ve dolaylı şekilde dosyama dahil olması kendi bilgim dışında gerçekleşti” diye konuştu.

11.45 | "İTİRAFÇILIK SÖYLEMİNİ REDDEDİYORUM"

İlk olarak inşaatçılık kariyerinden ve belediyelerle iş yapma biçiminden bahseden Soytekin, İBB dosyasında suçlama olarak yer alan projelerin, şirketinin toplam işlerinin yüzde 5’i bile olmadığını söyledi. 

İfade ve etkin pişmanlık sürecine değinen Soytekin, şunları söyledi:

“Benim tavrım bir suç örgütü üyesinin tavrı değil, sorumlu bir Türk vatandaşının tavrıdır. Tehdit veya baskı ile iş aldığım iddialarını açıkça reddediyorum, kapasitem ortadadır. Yurtdışında da iş yapan, İstanbul’da da farklı belediyelere iş yapmış birisiyim. Ekrem Bey ilk kez duyacak ama onun belediye başkanı olduğu dönemde Beylikdüzü Belediyesi bana dava açmış ve kaybetmiştim.”

“Etkin pişmanlık yapan itirafçıdır’ söylemini kendi adıma reddediyorum” diyen Soytekin, sözlerine şöyle devam etti:

“İfadelerim sırasında savcılıktan herhangi bir baskıyla karşılaşmadım. Yaptığım işlerin hakediş bedellerinin bazı ifadelerde ve medyada rüşvet olarak yansıtılmasıyla etkin pişmanlık sürecim başladı. Suç işlemediğimi anlatabilmek, eğer bir örgüt iddiası varsa ve ben bilmeden de olsa bu örgütün içindeysem ‘pişmanım’ demek için etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandım.”

İddianamede yer alan 143 eylemin 21’inde yer alan Soytekin, daha sonra eylemlere ilişkin savunmasına geçti..

11:00 | DURUŞMA BAŞLADI: SOYTEKİN GELİRİNİ AÇIKLADI

Dün savunma sırası öne alınan etkin pişmanlıkçı Adem soytekin, savunma yapmak için kürsüde. Kimlik tespitinde ilkokul mezunu olduğunu ve aylık geliri 1 milyon tl olduğunu söyledi.

İDDİANAMEDEN

İBB iddianamesinde, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Murat Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

35 KİŞİNİN SAVUNMASI ALINDI

İlk duruşma 9 Mart Pazartesi günü görüldü. Davanın ilk duruşmasından bugüne kadar 35 kişinin savunması alındı. Cuma günü duruşma görülmezken duruşmalara haftanın 4 günü devam ediliyor. 

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’de bulunan Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi'ndeki binada görülecek 28'inci celsede, sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilecek.

Diğer yandan mahkeme başkanı daha önce, duruşmaların saat 22.00’ye kadar devam edebileceğini de belirtti.

18 KİŞİ TAHLİYE EDİLDİ

Mahkeme heyeti, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli’nin tahliyesine karar verdi.

İddianamede, Adem Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İlgili Konular: #Ekrem İmamoğlu

İlgili Haberler