Kimsenin dikkatini çekmeyen bir olgu ile karşı karşıyayız. Ben iki hafta kadar önceki bir yazımda işaret etmiştim. Ama şimdi süreklilik kazandığı için bir bütün yazıyı hakketti.
Farkında mısınız, Bahçeli başından beri ağırlıklı olarak Özgür Özel’e yüklenmekle birlikte KK ve ekibi ile Özgür Bey ve ekibine anlaşın ve birleşin, CHP köklü bir parti, ülke için parçalanması kötü olur diyor. Bu dediklerinden bir milim sapmadı.
Hayır, pusulada biraz sapma var.
İlk önemli demecinde KK’den feragat/fedakârlık istedi. Yani taviz ver ve birliği koru dedi. Bu aslında doğru bir istekti, çünkü kitle seçilmişlerin arkasındaydı, feragat etmesi gereken tabii ki KK idi.
Daha sonraki demeçlerinde nötr pozisyon aldı. Ve Özgür Bey’i eleştirmeye ağırlık verdi.
Ama ana fikri değişmedi: CHP ikiye ayrılmamalı, birleşmeli.
NE ÇIKARI VAR?
Evet, genellikle yerden yere vurduğu CHP’yi çok mu seviyor?
Atatürk’ün kurduğu parti olduğu için derin tarihsel saygı mı besliyor?
Yoksa güncel bir çıkarı mı var? İktidar almaşıklıkları ile ilgili bir farklı olasılık görüyor ve bunu önlemeye mi çalışıyor?
Yoksa olmaz ya, seçilmişler ayrı bir parti kurarsa ortalığı silip süpürür ama KK ile birlikte olursa bir fren mekanizması parti içinde işler, karışık ve iki başlı bir görüntü verir, itibar ve değer kaybeder seçmen gözünde.
Bu son yazdığım olasılıkların en düşüğü, çok da akla yatkın değil.
Bu soruya yanıt vermeden önce, Saray ile Bahçeli arasında CHP’nin bu durumuyla ilgili farklı iki politikaya işaret etmeli.
AKP: AYRILSINLAR MHP: BİRLEŞSİNLER
Her şey gözümüzün önünde seyrediyor. AKP yargı eliyle KK’nin partiyi tek başına ele geçirmesi için çalışıyor ve bunu da başarmış durumda. KK minnetle dolu iktidara. Yargının ötesinde son olarak Meclis’e harekete geçirdi ve CHP tüzüğüne aykırı olarak Meclis grubu başkan yardımcılarını görevlerinden attı. AKP bir politika bütünlüğü içinde hareket ediyor. KK ekibi de iktidardan öğrendiği tüm hukuksuzlukları uyguluyor.
İkinci bir iktidar partisi olarak.
AKP seçilmişleri Bahçeli’nin tersine partiden dışlıyor. Dahası da var tabii: Özgür Özel’in ve bazı arkadaşlarının başına da tıpkı İmamoğlu ve arkadaşlarına yaptığı gibi, çorap örmekle meşgul.
Saray herhalde Bahçeli’nin birleşin çabalarına gülüp duruyordu.
Bahçeli’nin gücü sadece lafta, her zamanki gibi, iktidar bildiğini okuyor ve Bahçeli’yi takmıyor. Burada iyi polis kötü polis gibi roller aramayın, gerçeklerle uğraşıyoruz.
BAHÇELİ’NİN ENDİŞESİ
Peki Bahçeli’nin iki ayrı partinin ortaya çıkmasından duyduğu rahatsızlık ve endişe nedir?
Zurnanın zırt dediği nokta burası.
Bahçeli, Saray’ın ittifak da edebileceği, üstelik sosyal demokrat görünümlü bir parti oluşturmasından rahatsız. Kendisine bir başka seçenek yaratma peşinde koştuğunun farkında.
Her hafta birleşin nutuklarının ardında bu olgu var.
Saray, ittifak edebileceği yeni bir parti oluşturuyor. Hem dış ve iç politikalarıyla uyumlu, Meclis’te anayasa referandumuna evet diyecek, kendisine “Türkiye sağ sol birlik ve bütünlük içinde, diğerleri dış düşmanla birlikte, ülke düşmanları” vb. gibi politikalar ürettirecek bir CHP peşinde.
Gerekirse MHP’yi de biraz etkisizleştirecek.
***
AKP, Özgür Özel ayrılsa bile, yüzde 5’lik bir seçmen kitlesine sahip KK CHP’si hayali peşinde.
Bunun için de yeni partinin gücünü mümkün olduğunca azaltmak istiyor; baskıyla, yargıyla, bertaraf ederek... Bahçeli’nin bunu önlemeye gücü yok.
Ama bence iktidarın da bu hayallerini gerçekleştirecek gücü yok.
Seçmenin gücü bu hesapları alt üst edebilecek nitelikte.