Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeni Yol Partisi Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, dış politika, ekonomi ve güncel siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’nin sorunlarının birbirinden bağımsız olmadığını vurgulayan Arıkan, çözümün ancak bütüncül bir yaklaşımla mümkün olacağını söyledi.
'TEBDİL-İ SİYASET' ÇAĞRISI
"Buradan AK Partili yöneticilere sesleniyorum" diyen Arıkan, şöyle konuştu:
"Gelin, tebdil-i siyaset yapın. Bu hafta bize katılın. Beraber vatandaşın arasına girelim. Dertlerini dinleyelim. Hani 'vergiyi tabana yayacağız' diyordunuz ya işte gelin o tabanla bir araya gelelim. Ankara'da masa başında alınan kararların Diyarbakır'ın, Siirt'in, Muş'un köylerinde sofraları nasıl küçülttüğünü birlikte görelim. Anadolu'nun gündemiyle iktidarın gündemi hiç ama hiç uyuşmuyor. Anadolu'nun gündeminde gübre, iktidarın gündeminde pırlanta fiyatları var. Anadolu'nun gündeminde traktörüne mazot koyamadığı için sürülemeyen bahçeler var, iktidarın gündeminde hobi bahçeleri var. Anadolu'da geçim derdi var, Ankara'nın gündeminde gündemi nasıl değiştiririm derdi var. Bu hobi bahçeleri meselesi, iktidarın bir başka ikiyüzlülüğünü ortaya koydu. Efendim ne diyorlar? Bu hobi bahçeleri tarım arazilerini bölüp yok ediyormuş. Doğrudur. Tarım arazilerinin bölünmesine, değer görmemesine karşıyız. Siz madem bu kadar tarım arazilerini önemsiyorsunuz; O zaman neden dünyanın en kaliteli fındık üretim merkezi olan Giresun'un yüzde 85’ini maden sahası ilan ettiniz? Madem bu kadar toprağı, tarımı, tabiatı önemsiyorsunuz Türkiye’nin oksijen deposu, zeytin cenneti Kaz Dağları’nın yüzde 79’unu neden maden sahası ilan ettiniz? Turizm ve doğa harikası Muğla’nın yüzde 59’unu neden taş ocağı ilan ettiniz? Hobi bahçeleriyle uğraşmaya başlamadan önce bu sorulara cevap verin.
"BOZUK DÜZENDE EN DÜRÜST ADAM BİLE BOZULUYOR"
Merkezi yönetim böyle, peki yerel yönetim nasıl? Yani vatandaşa nefes aldıracak en temel hizmeti beklediği belediyelerde durum nasıl? Birkaç haftadır, belediyelerden akan cerahat ortada. Akşam haberlerinde, gündüz kuşağı programlarının konularını izler hale geldik. Böyle giderse korkarız ki asfalt dökerken gördüğümüz belediye başkanlarını yakında gündüz kuşağında Müge Anlı ekranlarında izleyeceğiz. Bugün ahlaksızlık; iktidarıyla, muhalefetiyle artık belediyelerin koridorlarına, makam odalarına sirayet eder hale gelmiştir. Biz bunu söylerken meseleyi sadece Ahmet’in Mehmet’in şahsi meselesi olarak görmüyoruz. Bu mesele, üç beş kişinin hatası diyerek geçiştirilemez. Ortada bireysel bir hata değil, topyekün kokuşmuş bir sistem var. Öyle bozuk bir düzen inşa edildi ki, bu bozuk çarkın içine giren en dürüst adam bile bozulmak zorunda kalıyor. Bizim Milli Görüş olarak 30 yıl önce kapısına ‘rüşvet alan da veren de melundur’ yazdığımız belediye makamlarını bugün pavyona çevirdiler"
"YA PARTİ GENEL BAŞKANI OLUN YA DA CUMHURBAŞKANI"
Dış politika başlığında da değerlendirmelerde bulunan Arıkan, Cumhurbaşkanı ve AKP'li Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın grup toplantısı konuşmasını eleştirerek, konuşmada iç siyasete ağırlık verildiğini, küresel gelişmelerin yeterince yer bulmadığını savundu. Arıkan, şu ifadeleri kullandı:
"Meclis’te partisinin grup toplantısına katıldı. Uzun süren alkışlar ve yoğun tezahüratlar eşliğinde bir konuşma gerçekleştirdi. Uzun süren alkışlara bakarsak 'muazzam' bir konuşma yaptı. Biz de merak ettik, arkadaşlarımız bu konuşmayı dikkatle inceledi, ne anlatıldı diye. Sayın Cumhurbaşkanı konuşmasında; Tam 47 kez CHP dedi. Buna mukabil komşumuz İran’a bombalar yağdıran 'Amerika' kelimesi 1 kez bile geçmedi. Evet bir kez bile 'Amerika' demedi. Gazze’de katliama devam eden, Lübnan’ı işgal eden İsrail 2 kez; bombalar altında tehdit edilen İran 2 kez; ekonomi ve adalet kelimeleri de sadece 2 kez telaffuz edildi. Milletimizin gündemi ekonomi ve adalet. Bölgemizin gündemi bombalanan şehirler. Bizimkilerin gündemi ise seçimlerde alamadığı belediyeleri meclislerde almak. Bu memleket bu cendereden nasıl çıkacak Allah aşkına? Tehdidi yanlış okuyan, önceliği yanlış belirleyen, gündemi yanlış kuran bir anlayışla ne ekonomi düzelir, ne adalet sağlanır, ne de bu ülke güvende olur. Çok açık söylüyorum. Bu coğrafya için en büyük tehdit CHP değil, ABD’dir. Bu gerçeği görmekten kaçınanlar da bu millete karşı sorumluluğunu yerine getirmiyor demektir. Bunun sebebi de partili cumhurbaşkanlığı sistemidir. Ya parti Genel Başkanı olacaksınız ya da Cumhurbaşkanı olacaksınız."
