CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ara seçim gündemiyle çıktığı siyasi parti turu kapsamında DEM Parti, TİP, EMEP, İYİ Parti, Gelecek Partisi, ve Yeniden Refah Partisi'nin ardından bugün de Demokrat Parti Genel Merkezi'ni ziyaret etti.
Ziyaretin ardından Özel ve DP Genel Başkanı Gültekin Uysal ortak basın açıklaması düzenledi.
Gültekin Uysal, Özel'in ara seçim çağrısı için "Milletin iradesinin boğulmaya çalışıldığı bu iklimde, demokratik bir dengeyi ve sınırı çizecek olan yine millettir. İster ara seçim, ister erken genel seçim, Türkiye’nin çok can alıcı meseleleri varken, yeniden bir hücre yenilenmesine ihtiyaç duyarken, bu seçimlerin bir nefes aldıracağına inanıyoruz" dedi.
Özel de "Ara seçimden kaçmak anayasayı ihlal suçuyla birlikte siyasi bir tükenmişliğin de itirafıdır. Erdoğan mevcudiyetini ara seçime borçludur, bugün anayasal zorunluluğu inkar etmek kendisini inkar etmektir" ifadelerini kullandı.
"KAYBETTİĞİNİZİ GÖRDÜĞÜNÜZDEN ŞİMDİ BU DURUMDASINIZ"
Siz son genel seçimlerde birinci çıktığınız Afyon’da, Kırıkkale’de, Kastamonu’da, İstanbul birinci bölgede, Hatay’da seçime gireceğiniz takatiniz olmadığı için, birinci parti çıkamayacağınızı bildiğiniz için, güç kaybettiğinizi gördüğünüz için ara seçimden kaçacaksınız. Ara seçimden kaçmak, Anayasa’yı ihlal suçuyla birlikte siyasi bir tükenmişliğin de itirafıdır. Bunu bu zeminde bir kez daha sayın Erdoğan’a hatırlatıyorum. Bahsettiğimiz seçim bölgelerinin tamamında son milletvekili seçiminde birinci çıkmış bir parti, şimdi Meclis’te boş sandalyeleri seçime girip de AK Partililerle doldurabilecek olsa neden bundan kaçmaktadır? Kaybettiğinizi, tükendiğinizi gördüğünüzden, giriştiğiniz darbe girişimi milletin vicdanından döndüğünden ötürü şimdi bu durumdasınız. Bunu açık ve net bir şekilde görüyoruz. Bir kez daha sizi Anayasa’yı çiğnememeye ve gelip mertçe rekabet etmeye davet ediyoruz. Ama siz bunun yerine son yerel seçimdeki mağlubiyetin intikamını almak, oradaki seçimi kazananlara saldırmak, operasyonlar yapmak ve darbe yoluyla memlekette verilmemiş yetkileri almaya çalışmayı tercih ediyorsunuz. Bunu da milletin takdirlerine sunuyorum.”
"ANKARA'DAN SAVCILARA 'HİÇ Mİ İHBAR YOK' DİYORLAR"
Özel, Yenişehir Belediyesi’ndeki gözaltılar ve belediyede yapılan aramanın sorulması üzerine şöyle konuştu:
“Mersin Yenişehir Belediye Başkanımızla konuştuk. Yenişehir Belediyesi’nde birtakım ihbarlar, duyumlar üzerine bazı aramaların yapıldığını, kendilerinin de konu hakkında tam olarak bilgi sahibi olmadıklarını, belediye başkanıyla ya da siyasilerle ilgili şu an itibarıyla herhangi bir gözaltı veya soru, soruşturma ve odalarında arama gibi bir durumun olmadığını bana ifade etti. Dikkatle takip ediyoruz. Ama şu kadarını söyleyeyim: Türkiye’nin dört bir yanında Cumhuriyet Başsavcılarına ya da doğrudan bazı savcılara Ankara’dan, ‘Hiç mi ihbar yok? Soruşturma dediğin basit şüpheyle başlar.’ Hatta ilk göreve geldiği gün Adalet Bakanı bir gaf yapmıştı, ‘Kuvvetli şüphe ile başlar’ demişti. Soruşturmanın basit şüpheyle başladığı, kuvvetli şüpheyle de kovuşturma evresine geçilebildiği konusu kendisine hatırlatılmıştı. O travmatik bir düzen içinde zihin işlediğinden ötürü, her telefona ‘Soruşturma basit şüpheyle başlar. Hiç mi ihbar yok, hiç mi söylenti yok? Sosyal medyada da mı bir şey yok’ diyerek, Cumhuriyet Başsavcılarına birtakım operasyonlar telkin edilmekte veya birtakım soruşturmaların yapılması noktasında baskılar yapıldığı kulağımıza geliyordu.
"AKIN GÜRLEK'İN VARLIĞI TAŞINAMAZ YÜK HALİNE DÖNÜŞTÜ"
Bunların hangisi bu tip bir noktadan hareketle yapılmıştır? Hangisi Cumhuriyet Başsavcılıklarına gelen ve değerlendirilmesi hukuken de gerekli ihbarlar neticesinde yapılmaktadır? Onu zaman içinde iddialar ortaya çıktığında, iddianameler oluşacaksa iddianamelere dönüştüğünde göreceğiz. Ama şu anda öyle bir noktadayız ki Akın Gürlek, ‘İki kere iki dört’ dese, bunun asla doğru olmadığını düşünen toplumda yüzde 75’lik kesim var. Bugüne kadar yaptıkları her şey onları bu noktaya getirdi. Türkiye’nin herhangi bir yerinde gerçekten hukukun gerektirdiği bir soruşturma açılacak olsa… ‘Yoktur ama, olmaz ama, asla kabul etmem ama içimizde gerçekten bir hırsız varsa herhalde kendini en güvende hisseden kişi odur.’ Çünkü o kadar haksız işler yapıyorlar ki artık bundan sonra yaptıkları her işte ciddi bir şüphe vardır. Akın Gürlek’in Adalet Bakanlığı’nda oturduğu her gün Türkiye’nin dört bir yanında görev yapan ve görevinin gereğini yaptığını düşünen tüm savcılar, hakimler açısından şüphe uyandırmaktadır. Akın Gürlek’in varlığı, hukuka güven ve yargı bağımsızlığı noktasında taşınamaz yük haline dönüşmüştür.
"MÜEBBETTEN KURTULABİLECEK BAŞKAN BİR ELİN PARMAKLARINI GEÇMEZ"
Türkiye’nin herhangi bir yerinde yapılan herhangi bir operasyona kimsenin ‘Hukuki bir operasyondur’ diyecek durumu yoktur. Zaten dün Bornova Belediye Başkanımızın muhatap olduğu süreci biliyorsunuz. Kendisi telefonla görüşüne başvurulmak üzere davet ediliyor. Ardından bunun bir gözaltı sürecine dönüşmesi telkin ediliyor. Kendisi gözaltına alındığını öğreniyor. Sonra ifadelerini veriyor. O basit ve kendisiyle ilgili olmayan hususta, doğrudan kendisinin sorumluluğu olmayan hususta ve kalkıp eve gideceğini düşündüğü sırada, tutuklama talebiyle sevk ediliyor hakime. Allah’tan hakim bakıyor ve ne kendisi ne diğer arkadaşlar için tutuklama gibi bir tedbire ihtiyaç duymuyor. Dünkü konu gibi yani kendisinin haberdar olduğunda soruşturma açtığı ve kamu zararını kendi cebinden karşıladığı ve bunu bir özeleştirel şekilde kamuoyuyla paylaşan kişiye tutuklama talep ediyor. Bir personelin işte o kamuoyunda işe gitmeden maaş alan bankamatik personel gibi bir personelin birkaç aylık maaşıyla ilgili bir durum. Eğer Türkiye’de bankamatik personel çalıştırma yüzünden belediye başkanı tutuklanacaksa, AK Parti’nde müebbet hapisten kurtulabilecek belediye başkanı bir elin parmaklarını geçmez. Bulsunlar. Bu kadar net söylüyorum.”
