Türkiye, İran’dan ateşlenen füzeler sonrası, hava savunma sistemini tartışıyor. Füzelerin NATO gemisi tarafından engellenmesi, NATO’nun Türkiye’ye ilave Patriot hava savunma sistemi sevk etmesi, akıllara S-400 hava savunma sistemini getirdi. Millî Savunma Bakanlığı (MSB), 2017’de Rusya’dan satın alınan ve 2019’da Türkiye’ye ulaşan S-400’ün, füzeleri engellemek için neden kullanılmadığı sorusuna, özetle, “NATO sistemi en uygun ve en hızlı önleme aracını otomatik olarak seçerek ateşliyor” yanıtını verdi.
BU DENKLEME GÖRE HİÇ KULLANILMAYABİLİR
MSB’nin bu yanıtı, S-400’ün hiçbir zaman kullanılmama ihtimalini gündeme getirdi. Zira Rusya’nın geliştirdiği bir sistemin NATO sistemine entegre edilmesi mümkün gözükmüyor. Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler de, 6 Mart’ta Posta gazetesine verdiği röportajda, “Biz bu sistemi (S-400) tedarik ettikten sonra NATO sistemleri ile entegre etmeden tek başına (stand-alone) kullanma konseptimizi ABD’li muhataplarımıza bildirdik. Sonuç itibarıyla, biz halen bu fikrin en makul çözüm olduğunu değerlendiriyoruz” dedi. Kimi yayın organlarında Güler’in bu açıklaması, “Biz S-400’leri stand-alone kullanıyoruz” şeklinde paylaşılsa da, “fikir” ve “çözüm” kelimeleri buna işaret etmiyor.
ÜMİT YARDIM, MERAK EDİLEN SORULARI YANITLADI
Peki Türkiye S-400’ü neden, nasıl ve ne kadara aldı? O dönem ABD’den Patriot alınabilir miydi? S-400, iddia edildiği gibi, NATO’dan olası bir saldırıya karşı, hatta Beştepe’yi korumak için mi alındı? Bugün F-35 sorununun çözülebilmesi için S-400, Rusya’ya ya da başka bir ülkeye verilebilir mi? 2014 ile 2016 yılları arasında Türkiye’nin Moskova Büyükelçisi olan Ümit Yardım, bu soruları Cumhuriyet’e yanıtladı. Yardım, satın alım sürecini, “Türkiye, 2010’lu yılların başında ABD’den Patriot hava savunma sistemi alabilmek için temaslarda bulundu. ABD’nin anlaşma için olumlu yaklaşımları vardı fakat ‘teknoloji transferi’ konusunda sıkıntı yaşandı. Ardından, Türkiye-ABD ilişkileri Trump’ın ilk döneminde (2017-2021) kötüleşmeye başladı. Bu noktada Türkiye, Rusya’ya yöneldi” dedi.
DÜŞÜRÜLEN UÇAĞIN ETKİSİ OLDU MU?
“Rusya’ya yönelimde Türkiye’nin 2015’te Rus savaş uçağını düşürmesinin payı var mı?” sorusunu Yardım, “Bu, tamamen siyasi düzeyde olan bir karar, onun etkisi olmuş olabilir. Biz de o sırada Moskova’daydık. Rusya ile ipler kopmuştu. İlişkilerin toparlanması için S-400 alımının siyasi bir enstrüman olarak kullanıldığı görüşü hep dile getirildi. Ben bu görüşü dışlamıyorum. Bu tip adımlar, Ortadoğu’da kullanılan enstrümanlardır. Rusya ile olan siyasi sorunlar, o dönemde Türkiye-ABD ilişkilerinde gerginlik unsurlarının doğması, Türkiye’yi farklı kanallara yönlendirdi. ABD’ye, Türkiye’nin başka seçeneklerinin de olduğu mesajı verilmek istendi” şeklinde yanıtladı.
‘MALİYET ON MİLYARLARCA DOLARLA İFADE EDİLEBİLİR’
Peki Türkiye S-400’lere ne kadar ödedi? Kamuoyunda bunun 2.5 milyar dolar olduğu dile getirilse de, daha önce Moskova’da da çalışmış eski ticaret müşaviri Aydın Sezer, S-400’lerin ikinci partisinin gelmediğini, kredilendirme de hesaba katıldığında, Türkiye’nin en fazla 1.25 milyar dolar ödediğini kaydetmişti. Ümit Yardım ise bu konuda, yan maliyetlere dikkat çekerek, “S-400 alımıyla birlikte Türkiye’nin NATO içinde ‘sözde ortak’ olduğu değerlendirmeleri yapıldı. ABD ile ilişkiler vahim hale geldi. Biden’ın 2021’deki ‘Ermeni soykırımı’ kararı bunun siyasi uzantısı olarak tanımlanabilir. ABD, Güney Kıbrıs’ta Yunanistan’la yakınlaştı. Türkiye’ye CAATSA yaptırımları uygulandı. F-35 programından çıkarıldık. Savunma sanayimiz olumsuz etkilendi. Bunları üst üste koyduğumuzda, 1 ya da 2.5 milyar dolar değil, on milyarlarca dolarla ifade edebilecek bir maliyet ortaya çıktı” sözlerini sarf etti.
‘SARAY’I KORUMAK İÇİN ALINDI’ YORUMLARINI DEĞERLENDİRDİ
Tüm bunlara karşın, ABD’den Patriot alımında, yokluğu sorun olan ‘teknoloji transferi’, S-400’lerde de gerçekleşmedi. Ümit Yardım bunu, Türkiye’nin ABD ile ilişkilerini toparlama isteğine bağladı. Öte yandan S-400’lerle ilgili, “NATO’dan gelebilecek olası bir tehdide karşı alındı” ya da “Saray’ı korumak için alındı” değerlendirmeleri de sürekli yapıldı. Ümit Yardım, “Bu görüşlere katılmıyorum. Türkiye'nin o şartlar içinde NATO'ya karşı bir hasım ilişkisine girmesi zaten mümkün değil. NATO'ya, ‘Başka yönlere de bakabiliyoruz’ mesajı verilmek istendi” ifadelerini kullandı.
‘AMİYANE TABİRLE ÇÖPE ATILACAK’
Peki S-400 meselesi nasıl çözülecek? ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, geçtiğimiz ocak ve aralık aylarında yaptığı iki farklı açıklamada, S-400’lerin işlerlik (çalışırlık) probleminin çözüldüğünü, sahiplik probleminin ise 4-6 ay içerisinde çözüleceğini söylemişti. Yani Türkiye’nin bu sistemi “çalıştırmadığını” ve “elden çıkaracağını” öne sürmüştü. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise, Türkiye’nin S-400’lerin son kullanıcısı olduğunu ifade ederek, bunu üçüncü ülkelere satamayacağını dile getirmişti. Ümit Yardım, bu konuda, “Ben Türkiye’nin S-400’leri üçüncü bir ülkeye satmasını ya da Rusya’ya geri vermesini çok olası görmüyorum. Muhtemelen Türkiye'de, hiçbir şekilde kullanılmama, depolama, amiyane tabirle çöpe atılma gibi bir ortak nokta üzerinden gidilebilir. İlave bataryaların olmaması, teknolojik düzeyde iletişimin olmaması, atıl haldeki S-400’leri depoya atarak kurtulma gibi bir tablo var önümüzde” diye konuştu.