Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın hakkındaki tedbir kararı CHP'nin "butlan" yönetimi altındaki Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) toplantısında kaldırıldı.
Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin, Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer, Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu'nun tedbir kararlarına ilişkin itirazları ise reddedildi.
Kararlar 3'e karşı 10 oyla alındı.
TEDBİR KARARI KALDIRILDI
CHP'de 9 milletvekili, "butlan" yönetimindeki Merkez Yürütme Kurulu (MYK) tarafından kesin ihraç talebiyle tedbirli olarak Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilmişti.
YDK'ye sevk edilen isimler arasında CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın da yer alıyordu. Günaydın hakkındaki tedbir kararının kaldırıldığı bildirildi.
Kesin ihracı istenen 9 milletvekili şöyleydi:
- CHP Grup Başkanvekili ve Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır
- CHP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın
- CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu
- CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Özgür Karabat
- CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Burhanettin Bulut
- Ankara Milletvekili Umut Akdoğan
- Malatya Milletvekili Veli Ağbaba
- İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer
- Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin
GRUP BAŞKANVEKİLLİĞİ DÜŞÜRÜLMÜŞTÜ
CHP Genel Merkezi'nin karara ilişkin yazısının TBMM Başkanlığına ulaşmasının ardından, TBMM'nin internet sitesinden de Başarır ve Günaydın'ın "grup başkanvekili" unvanları silinmişti.
GÖREVİNE DEVAM EDECEK
"Tedbir" kararının kaldırılmasının ardından Günaydın'ın, "grup başkanvekili" olarak görevine devam edeceği öğrenildi.

3 İSİM ŞERH DÜŞTÜ
YDK üyesi, CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, yaptığı açıklamada toplantıda Saniye Barut ve Gülşah Deniz Atalar ile birlikte kararlara koydukları muhalefet şerhini okudu.
Bülbül, şunları kaydetti:
"Tedbire yönelik yapılan itiraz tüzüğe uygundur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin vermiş olduğu kararda, 6-7-8 Eylül 2024 tarihli 20. Olağanüstü Kurultay’daki değişikliklerle kabul edilen tüzüğe yönelik bir tedbir kararı yoktur. Uygulanacak tüzük, 6-7-8 Eylül 2024 tarihli 20. Olağanüstü Kurultay’da kabul edilen tüzüktür. Tüzük yürürlüktedir.
Tüzüğün 22. maddesinin ikinci bendine göre Parti Meclisi’nin salt çoğunluğunun onayıyla MYK göreve başlar. Yüksek Disiplin Kurulu’na MYK tarafından sevk edilen disiplin dosyasında, Parti Meclisi’nde onaylanmayan MYK tarafından disiplin işlemi başlatılmıştır. Parti Meclisi’nin salt çoğunluğunun oyu alınmadan MYK üyesi sıfatıyla görev yapılması ve bu sıfatla karar alınması mümkün değildir."
"YDK'YE GÖNDERİLEN DİSİPLİN DOSYALARI YOK HÜKMÜNDEDİR"
"Yetkisiz ve göreve başlamamış bir MYK bulunmaktadır. Bu nedenle YDK’ya gönderilen disiplin dosyaları yok hükmündedir. Tüzüğümüzün 63. maddesinin birinci fıkrasına göre Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin parti suçu oluşturan eylemleri, Parti Meclisi’nin istemi üzerine YDK tarafından karara bağlanır. Bir milletvekili, Parti Meclisi dışında bir organ tarafından disipline sevk edilemez. Tüzüğün 60. maddesinin beşinci fıkrasına göre MYK’nın ancak il yönetim kurullarının yetkilerini kullanarak bir üyeyi ilgili disiplin kuruluna sevk edebileceği öngörülmüştür. Bu maddeye dayanılarak tüzükte Parti Meclisi’ne verilen yetki kullanılamaz.
Tedbiren görevden uzaklaştırma yönündeki karar tümüyle usule ve tüzüğe aykırıdır. Ayrıca 24. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/31 ve 2015/107 karar sayılı kararı da açıktır. Milletvekilleri, tüzüğümüzün 63. maddesine göre Parti Meclisi kararı olmadan disiplin gerektiren eylemlerinden dolayı Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilemez. Bu çerçevede tedbirin kaldırılması gerekirken, sekiz milletvekili arkadaşımızın tedbire yönelik itirazlarının kabul edilmesi gerekirken tedbirin devamına karar verilmesi açıkça Anayasa’ya, Siyasi Partiler Kanunu’na ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin tüzük hükümlerine aykırıdır. Bu nedenle biz üç arkadaş; Süleyman Bülbül, Saniye Barut ve Gülşah Deniz Atalar olarak sekiz arkadaşımız hakkında verilen tedbirin devamı kararına muhalefet şerhi düştük."
Açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bülbül, bu kararla birlikte Gökhan Günaydın'ın görevine dönüp dönmeyeceğine ilişkin şunları söyledi:
"Grup Başkanvekilimiz Sayın Gökhan Günaydın hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yapılan, tüzüğe ve Siyasi Partiler Kanunu’na aykırı düşürme işleminin doğru olmadığı burada ortaya çıkmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş’un bu süreci beklemesi gerekiyordu. Zaten tüzüğümüzün 64. maddesinin dördüncü fıkrası açıktır. Bu nedenle Meclisin yaptığı işlemin doğru olmadığı ortaya çıkmıştır. Tüzük ve Siyasi Partiler Kanunu açısından yapılan işlemler doğru olmadığına göre, bizce Grup Başkanvekilimiz Gökhan Günaydın’ın görevine devam etmesi kaçınılmazdır. Bu, yeni dönemde Meclis Başkanlığı’nın atacağı bir adımdır. Meclis Başkanlığı’nın yapması gereken bir adımdır."
"MECLİS BAŞKANLIĞI, SİYASİ PARTİLER KANUNU'NA VE TÜZÜĞE UYGUN HAREKET ETMEMİŞTİR"
"Meclis Başkanlığı, Siyasi Partiler Kanunu’na ve tüzüğe uygun hareket etmemiştir. Meclis İçtüzüğü’ne uygun hareket etmemiştir ve aynı zamanda acele bir karar almıştır. Meclis Başkanlığı’nın bu durumu düzeltmesi gerekmektedir. YDK’nin kararı Meclis Başkanlığı’na gönderilecektir."
"MYK'NIN YETKİSİ YOKTUR"
"Bugün yapılan toplantı tedbire yönelik bir itiraz toplantısıdır. Dosyalar açıktır. Dosyalarda MYK’nın disiplin gerektiren eylemler nedeniyle dokuz milletvekili arkadaşımıza yönelik olarak YDK’ya göndermiş olduğu süreç devam etmektedir. Kesin çıkarma amacıyla gönderilmiş olan dosya süreci devam etmektedir. YDK bu konuda savunma için süre verecektir. Daha sonra bu dosyalarla ilgili toplantı yapacağız ve karar vereceğiz. Ancak şu açıktır ki MYK’nin yetkisi yoktur.
Tüzüğün 63. maddesine göre ve tüzüğün 22. maddesinin ikinci fıkrasına göre Parti Meclisi’nin onayı alınmadan MYK karar alamaz. Yetkisiz bir MYK karar almıştır. Bu nedenlerle söz konusu disiplin dosyalarının hukuksal, tüzüksel ve Siyasi Partiler Kanunu açısından dayanağı bulunmamaktadır. Bizler, tüzüğe aykırı ve Siyasi Partiler Kanunu’na aykırı olarak yapılan işlemlerle ilgili tüm itirazlarımızı tüzük ve kanun hükümleri çerçevesinde yapacağız ve sürdürmeye devam edeceğiz."
"TEDBİRE YAPILAN İTİRAZLAR HAKLIDIR"
"Gökhan Günaydın olsun, diğer sekiz arkadaşımız olsun; bu arkadaşlarımız hakkında disiplin cezasını gerektirebilecek herhangi bir eylem bulunmamaktadır. İsimlerinin kesinleşmemiş davalarda veya ifadelerde geçmiş olması önemli değildir. Çünkü masumiyet ilkesi vardır. Haklarında kesinleşmiş bir karar yoktur. Lekelenmeme hakkı vardır. Bu ilkeler göz ardı edilerek haklarında disiplin işlemi yapılması ve YDK’ye sevk edilmeleri temelsizdir, hukuka aykırıdır. Bu nedenle tedbire yapılan itirazlar haklıdır. Tüm arkadaşlarımız hakkındaki tedbirlerin kaldırılması gerekir. Bu dosyaların hukuki temeli bulunmamaktadır. Bunlar, yetkisiz MYK tarafından, Parti Meclisi onayı alınmadan ve Parti Meclisi tarafından gönderilmeksizin oluşturulmuş dosyalardır."
Karara ilişkin konuşan CHP’li kurmaylar, Günaydın’ın adının butlan davası olarak bilinen davada geçtiği için tedbirli olarak kesin ihraç talebiyle YDK’ye sevk edildiğini hatırlatarak, “Dava dosyasındaki Günaydın hakkında verilen ifadelere bakıldığında ifadelerin kurultay dönemine ilişkin olmadığını gördük. Kendisi de savunmasında bunu ifade etti. Bu nedenle tedbir kararını kaldırdık” dedi.
