Tülay Hatimoğulları'ndan 'süreç' şikayeti: 'Hiçbir pratik adım atılmıyor'

Tülay Hatimoğulları'ndan 'süreç' şikayeti: 'Hiçbir pratik adım atılmıyor'

14.02.2026 10:44:00
Güncellenme:
ANKA
Takip Et:
Tülay Hatimoğulları'ndan 'süreç' şikayeti: 'Hiçbir pratik adım atılmıyor'

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, "süreç" kapsamında somut olarak hala bu iktidardan bir adım görmediklerini belirterek halkın "Biz bu sürece nasıl inanacağız? Biz bu sürece nasıl güveneceğiz?" dediğini söyledi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Balıkesir'in Burhaniye ilçesinde partisince düzenlenen halk buluşmasına katıldı.

Burada konuşan Hatimoğulları, devam eden "süreç"le ilgili şunları söyledi:

"UMUT HAKKI BİR BİÇİMDE YER ALMALI"

Tülay Hatimoğulları, TBMM'deki komisyonunun hazırlayacağı ortak raporda olması gerektiğini savundukları konuları sıraladı. Hatimoğulları şöyle konuştu:  

"Umarım ki bu raporda bu düzeltmelere gidilir. Yine bu raporda, basına sızan metinde eksiklik olarak gördüğümüz temel noktalardan biri umut hakkıdır. Umut hakkı bu raporda bir biçimiyle yer almalı, bunun bir formülasyonu sağlanmalıdır. Bu hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararı gereği hem de Türkiye’de umut hakkından faydalanacak binlerce insan açısından önemlidir. Ayrıca Kürt sorununun çözümünde baş aktör olan Sayın Abdullah Öcalan için umut hakkı mutlaka bu raporda yer almalıdır.

Yine değerli arkadaşlar, bu raporda yer alması gereken bir diğer konu özel yasadır. Bununla ilgili yazılmış bazı hususlar var. Bunun nasıl bir teferruat içinde olacağını göreceğiz. Özel yasadan kasıt, silahsızlanmayı sağlayacak olan yasadır. Bir diğer başlık demokratikleşmedir. Demokratikleşme ile ilgili somut adımlar atılmalıdır. Nedir bu somut adımlar? Bunu çok ifade ettik, burada bir kez daha ifade ediyorum. Bu sorun çözülene kadar da ifade etmeye devam edeceğiz. Demokratikleşme için öncelikle kayyum yasası geri çekilmelidir. Kayyumlar görevlerinden alınmalı ve seçilmiş belediye başkanları ile belediye eş başkanları görevlerine iade edilmelidir. Çünkü biliyorsunuz sadece bizim partimize kayyum atanmadı, CHP belediyelerine de kayyum atandı. O yüzden hem seçilmiş belediye başkanları hem eş başkanlar görevlerine iade edilmelidir. Kayyum yasası lağvedilmelidir. Demokrasiden bahsediyorsak, demokrasi yerelde başlar. Yerel yönetimlerde demokrasi yoksa, seçilmiş olan sizi yönetmeyecekse, atanmış birini saraydan size göndereceklerse burada demokrasinin D’sinden dahi bahsedilemez. Dolayısıyla bunun hayata geçmesi gerekir.

Yine TCK ve TMK’de ciddi değişiklikler, infaz yasasında ciddi düzenlemelerin bu raporda bir öneri şeklinde mutlaka yer alması gerekiyor. Bunun dışında değerli arkadaşlar, hep ifade ettik; ifade etmekten de asla bıkmayacağız, usanmayacağız. AİHM ve AYM kararları uygulanmalıdır. AİHM kararları gereği Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve bütün Kobani tutukluları serbest bırakılmalıdır. Çünkü ortada çok önemli AİHM kararları var. Aynı şekilde AYM kararları vardır; Can Atalay hakkında verilen karar uygulanmalıdır. Yine AİHM kararları Can Atalay’ı da kapsamaktadır. Bütün Gezi tutuklularını kapsamaktadır. Osman Kavala’yı, Çiğdem Mater’i kapsamaktadır. Onların hepsi serbest bırakılmalıdır değerli arkadaşlar."

"BİZ BU SÜRECE NASIL GÜVENECEĞİZ?"

Süreç konuşulurken hiçbir somut adım atılmadığına dikkat çeken Hatimoğulları, şöyle dedi:

"Türkiye’de bir yandan barış süreci konuşuluyor. Bir yandan Kürt sorununun çözüm süreci konuşuluyor. Ama öte yandan pratik bir adım atılmıyor. Bizler sahada yaptığımız çalışmalarda inanın şunu çok duyuyoruz: Halk şunu söylüyor. Kürt halkı şunu net ifade ediyor: 'Biz somut olarak hala bu iktidardan bir adım görmedik. Biz bu sürece nasıl inanacağız? Biz bu sürece nasıl güveneceğiz? Somut bir adım görmediğimiz sürece bu sürece inancımızda ve güvenimizde eksiklikler oluyor. Biz partimize inanıyoruz. Biz,' diyor, 'Sayın Öcalan’a inanıyoruz. Onların süreci büyük bir samimiyetle yürüttüğüne inanıyoruz ama sonuç itibarıyla somut bir adım atılmıyor.' Bütün bu eleştiriler haklı ve doğru eleştiriler. Ama şunu da bilmeliyiz, değerli arkadaşlar: Barış bize altın bir tepsiyle sunulmayacak. Biz yaptığımız bütün halk toplantılarında bu süreçte 2000’i aşkın toplantı gerçekleştirdik hepsinde bunun altını çizdik. Barış için daha çok örgütlenmeliyiz. Barış için örneğin Balıkesir’de gitmediğimiz mahalle, örgütlemediğimiz insan; gitmediğimiz bir toplumsal alan, bir toplumsal hareket kalmamalı. Hep birlikte çok daha güçlü örgütlenmeliyiz. Eylemlerimizi 100 kişiyle yapıyorsak bunu 5’e, 10’a katlayabilmeliyiz ki barışın sesi daha gür ve daha yüksek çıksın."

İlgili Konular: #Tülay Hatimoğulları

İlgili Haberler