Ümit Özdağ'a 'ara seçim' ziyareti... Özgür Özel'den kritik 'anket' açıklaması, İsrail Savunma Bakanı'na sert tepki: 'Tam bir hadsizlik!'

Ümit Özdağ'a 'ara seçim' ziyareti... Özgür Özel'den kritik 'anket' açıklaması, İsrail Savunma Bakanı'na sert tepki: 'Tam bir hadsizlik!'

12.04.2026 12:29:00
Güncellenme:
Haber Merkezi
Takip Et:
Ümit Özdağ'a 'ara seçim' ziyareti... Özgür Özel'den kritik 'anket' açıklaması, İsrail Savunma Bakanı'na sert tepki: 'Tam bir hadsizlik!'

CHP lideri Özgür Özel, "ara seçim" turları kapsamında Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ı ziyaret etti. Ziyaret sonrası konuşan Özel, anketleri işaret ederek, "AKP, anketlerin hiçbirinde birinci parti değil. Erdoğan bu yüzden sandıktan korkmaktadır, milletten kaçmaktadır" dedi. Özel, İsrail Savunma Bakanı'nın Erdoğan'ı hedef alan sözlerine de tepki gösterdi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel "ara seçim" talebiyle başlattığı siyasi parti turlarını sürdürüyor.

Özel; DEM Parti, TİP, EMEP, İYİ Parti, Gelecek Partisi, Yeniden Refah Partisi, Demokrat Parti ve DEVA Partisi’nin ardından, bugün Zafer Partisi Genel Merkezi’ni ziyaret ederek, Genel Başkan Ümit Özdağ ile görüştü.

ZAFER PARTİSİ HEYETİ KAPIDA KARŞILADI

Ziyarette Özel’e, CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, Kurumsal İlişkiler ve Siyasi Partilerle İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Serkan Özcan, Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen’den oluşan CHP heyeti eşlik etti.

Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu ile Toplumsal Politikalar Başkanı Mehmet Ali Şehirlioğlu, Özel ve beraberindeki heyeti kapıda karşıladı.

İKİ LİDERDEN ORTAK AÇIKLAMA

Saat 11.00’de heyetlerarası olarak başlayan başlayan görüşme, 1 saat sürdü.

İki lider görüşmenin ardından ortak basın açıklaması düzenledi.

Image

ÖZEL'DEN KRİTİK "ANKET" AÇIKLAMASI

Ara seçim talebini yineleyen Özgür Özel, AKP'nin anketlerde birinci parti olmadığını belirterek, "Anketlerin hiçbirinde milletvekili çıkaracak takati kalmamıştır. Erdoğan bu yüzden sandıktan korkmaktadır, milletten kaçmaktadır" dedi.

"Ben bu çağrımı bir kez daha söylüyorum" diyen Özel, "Tarihe Anayasa'nın zorunlu kıldığı bir ara seçimden kaçan lider olarak Erdoğan geçecektir. Böyle geçmek istemiyorsa o sandığı ya getirecektir, ya getirecektir" ifadelerini kullandı.

Image

ÖZEL: ÜMİT ÖZDAĞ'I SUSTARMAK İSTEDİLER

Özgür Özel, şunları söyledi:

"Sayın Genel Başkan'ımızla genel merkezinde ve özgürlükte bir araya gelmenin memnuniyetini ifade etmem lazım. Çünkü o kadar siyasete fazla müdahale yapılıyor, gündem o kadar hızlı değişiyor ki. Sayın Genel Başkanı biz pek çok kez Silivri Cezaevi'nde ziyaret etmek durumunda kaldık.

Hiç İstanbul'la ilgisi olmayan, başka şehirlerde olduğu iddia edilen, sonra da zaten öyle bir suçun asla olmadığı açıkça ortada olan bir durumda sadece Sayın Ümit Özdağ'ı susturabilmek için, onun siyasetteki etkinliğini ortadan kaldırabilmek için Zafer Partisi'ni durdurmak, yıldırmak için kendisini şu anda Adalet Bakanı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Antalya'da, Kayseri'de, Ankara'da olan ve kendince suç olduğunu iddia ettiği şeylerden dolayı alıp özgürlüğünden etmişti. Şimdi burada Zafer Partisi'nin çok kıymetli kadrolarıyla birlikte Sayın Genel Başkan'la özgürlükte siyaseti konuşabilmenin önemini vurguluyorum."

ÖZEL: "BİZ SANDIK GELENE KADAR VE BU MİLLET HUZUR BULANA KADAR DURMAYACAĞIZ"

"Bulunduğumuz bu dönemde Erdoğan'ın siyasi rakiplerini siyasi amaçlarla nasıl cezalandırdığının altını çizmek istiyorum. İşte tam bu sebepten dolayıdır ki Ekrem İmamoğlu, Erdoğan'ı ve onun gösterdiği adayları bugüne kadar üç kez üst üste mağlup etmiş ve Erdoğan'a hiç yenilmemiş Ekrem İmamoğlu şu an cezaevindedir ve 20 belediye başkanımız ve çok sayıda siyaset arkadaşımız ve bürokratımızla birlikte cezaevindedir.

CHP'ye karşı son seçimlerin, yerel seçimlerin toplumun yüzde 65'ine ne belediyecilik hizmeti yapmak üzere görevlendirilmiş, son yerel seçimlerde 47 yıl sonra birinci parti olmuş Adalet ve Kalkınma Partisi'ni girdiği bir seçimde mağlup etmiş CHP'yede çoklu saldırılar işte bu yüzdendir. O yüzden de bizim pazarımız, tatilimiz yoktur. Biz sandık gelene kadar ve bu millet huzur bulana kadar durmayacağız, durmadan çalışacağız."

ÖZEL: "TÜRKİYE'DE KIRILGAN GRUPLARI, YOKSULLARI ÇOK CİDDİ ŞEKİLDE ZORLAYAN, YENİ FİYAT ARTIŞLARIYLA KARŞI KARŞIYAYIZ"

"Geçen hafta yakından takip ettiğiniz gibi üç önemli gündemle, Sayın Genel Başkanı'mızı ve kıymetli heyetini ziyaret ettik ve bilgilendirdik. Bir tanesi İran, ki dün de üzülerek takip ettik. Çatışmaların geçici olarak durduğu sürece müzakerelerden sonuç alınmadığını ve savaşın yeniden alevleneceğine ilişkin kaygıları paylaşıyoruz. Dün akşam anlaşmanın sağlanamamasından da büyük üzüntü duyuyoruz. Tabii İran Savaşı kadınları, çocukları, yoksulları tehdit ediyor. İran halkını tehdit ediyor. İsrail ve Amerika'nın akıl almaz sivil hedefleri hiç askeri hedef gözetmeden sivilleri de hedef alan saldırıları zaten kabul edilemez.

Ayrıca Türkiye'de de kırılgan grupları, yoksulları çok ciddi şekilde zorlayan, yeni fiyat artışlarıyla karşı karşıyayız. Bu konuda CHP'nin Ekonomi Eşgüdüm Konseyi'nin yapmış olduğu bir çalışmayı Sayın Genel Başkanımıza kısaca özetledik ve rapor halinde sunduk. Hem kısa vadede hem orta ve uzun vadede toplumun kırılgan kesimlerini, emeklileri, emekçileri nasıl koruyacağımızı, küçük esnaftan başlayarak KOBİ'leri ve Türkiye'de istihdam yaratan sanayicileri nasıl koruyacağımızı anlatan önerilerimiz, ayrıca lojistik ağlar için ve enerji koridorları içinde geleceğe dönük olarak CHP'nin meseleye nasıl baktığını özetleyen bir raporumuzu paylaşma imkanı bulduk."

ÖZEL: "AK PARTİ KANADINDAN KİMSENİN HİÇBİR ŞEY SÖYLEMİYOR OLMASI ÇOK MANİDAR"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bir diğer konunun, zaten üzerinde yıllardır mutabık kaldıkları "siyasi etik yasası" olduğunu belirterek, "Biz bunu belediye başkanları, belediye meclis üyelerini de kapsayacak, tüm genel başkanları, tüm milletvekillerini, bakanları ve cumhurbaşkanını da kapsayacak şekilde mal varlıklarının açıklanması ve mal varlıklarının nasıl edinildiğinin izah edilmesi, siyasetin finansmanının şeffaflaştırılması noktasındaki kararlı duruşumuzu bir kez daha ifade ettik" dedi.

Muhalefet partilerinin bu konuyu desteklediğini hatta fazlasını söyleyerek, "geliştirelim hep birlikte yapalım" dediklerini aktaran Özel, şöyle devam etti:

"Ben bundan imtina eden kimseyi görmedim. Siyasette bugün olduğu gibi ama Recep Tayyip Erdoğan hariç. Biz her gittiğimiz siyasi partide çıkışta bunu söylerken AK Parti'nin sözcüleri, AK Parti'nin grup başkan vekilleri, AK Parti'nin genel başkan yardımcıları ve bizatihi Erdoğan, sanki bu kadar söz Ankara'da böyle uzaya söyleniyormuş gibi, kendileri hiç yokmuş gibi davranıp bu siyasi etik yasası konusunda hiçbir şey demiyorlar. Yani 'Siyasi etik yasasına biz de sıcak bakıyoruz, siyasilerin mal varlıkları araştırılsın. Nasıl edinildiği izah edilsin' diyoruz. Bunu Ekrem İmamoğlu destekliyor. Kendisi içeride tutuklu ve suçlama efendim yolsuzluk oldu da kamunun parası zimmete geçirildi de falan... Bir kör kuruşunu ispat edemeyenler biz diyoruz ki 'Ekrem İmamoğlu siyasette zenginleşmemiştir. Hatta yoksullaşmıştır siyasete girdiği günden beri. Açıklansın.

Özgür Özel'in açıklansın.' Ümit Özdağ fazlasını söylüyor. Tüm siyasi liderler fazlasını söylüyor. Erdoğan duymazdan geliyor. Niye acaba? AK Parti'nin bütün sözcülerine sataşıyorum. Genel başkanınız siyasi etik yasası konusunda sessiz. Bu konuda herhalde izah edemeyeceğiniz bir şeyler var. Demek ki bu yasa çıkarsa ilçe ve il başkanı bulamayız diyordu Erdoğan. Demek ki bulmuş onları. Bu yasayı çıkarmayacağız garantisiyle bulmuş. Demek ki il başkanlarının da bu siyasi etik yasası çıkarsa görev yapamayacak durumda olduğunu söylüyor. Bu konuda AK Parti kanadından kimsenin hiçbir şey söylemiyor olması, normalde her konuya bir cevap yetiştiren bazı isimlerin bile bu konuya sessiz kalması çok manidar."

ÖZEL: "ERDOĞAN SANDIKTAN KORKMAKTADIR, MİLLETTEN KAÇMAKTADIR"

Üçüncü gündemlerinin de "ara seçim meselesi" olduğunu ifade eden Özgür Özel, şöyle konuştu:

"Bu konuyu artık herkes biliyor. İlk başlarda konular değişse de konukları değişmeyen AK Parti medyasının yanlış bir yerden tartışıp da 'İstifalar olacak da bu istifaların yirmisini kabul edeceğiz de ikisini etmeyeceğiz de CHP zor durumda kalacak' diye meseleyi anlamadan konuşup tartıştıkları yerde buz gibi ortaya çıktı o ilk 30 ay içinmiş. Çok net yazıyormuş. 30 ay geçtikten sonra boş olan sandalyeler için ara seçim yapılırmış. Hatay, Afyon, Kastamonu, Kırşehir, Kocaeli, İstanbul birinci bölge. Çok net.

Bunların hepsinde son seçimde AK Parti birinci partiydi. Gücünden emin olsa, sandıktan kaçmıyor olsa 'gelin yapalım ara seçimi' dese, bu yedi sandalyenin yedisini de sekiz sandalyenin sekizini de son seçimdeki gücü olsa son seçim sonuçlarına göre kazanabiliyorken, şu anda anketlerde görüyor ki hiçbirinde birinci parti değildir, hiçbirinde milletvekili çıkaracak takati kalmamıştır, Erdoğan bu yüzden sandıktan korkmaktadır, milletten kaçmaktadır. Ben bu çağrımı bir kez daha söylüyorum ve tarihe anayasanın zorunlu kıldığı bir ara seçimden kaçan lider olarak Erdoğan geçecektir. Yok, böyle geçmek istemiyorsa o sandığı ya getirecektir ya getirecektir. Sayın Genel Başkanımıza kıymetli ev sahiplikleri için çok teşekkür ediyorum. Kendisinin şahsında tüm Zafer Partisi ailesini saygıyla selamlıyorum."

ÜMİT ÖZDAĞ'DAN ARA SEÇİME AÇIK DESTEK

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ise, "Biz ara seçimi destekliyoruz ve gündemimizde tutacağız" diye konuştu.

ÖZDAĞ: "CHP DÜŞMAN CEZA HUKUKU UYGULAMALARIYLA BASKI ALTINDA TUTULUYOR"

Özdağ, şunları söyledi:

"Cumhuriyet Halk Partisi Sayın Genel Başkanı ve kıymetli heyeti ile, içeriği Sayın Genel Başkan tarafından ifade edilen üç temel konu üzerinde görüş alışverişinde bulunduk. Cumhuriyet Halk Partisi, ağır bir düşman ceza hukuku süreciyle anayasal hakları ihlal edilerek, Anayasa'nın 10'uncu maddesinde ifade edilen 'bütün yurttaşların yasalar önünde eşit olduğu' hükmü çiğnenerek, ağır bir baskı altında tutuluyor. Biz de bu yaşananları, daha önce Zafer Partisi'ne de uygulandı benim şahsımda düşman ceza hukuku, ibretle izliyor ve emin olun ki not alıyoruz. Türk demokrasi tarihine bugün yaşananlar, yaşatanlar açısından övünç verici, çocuklarına ve torunlarına miras olarak bırakabilecekleri siyasi bir hikaye asla oluşturmayacaktır. Bugün yapılan yargılamaların şekli, ileride siyasi tarih kitaplarında üzüntü verici satırlar olarak yer alacaktır."

ÖZDAĞ: "BUGÜNKÜ ZİYARETİN EN ÖNEMLİ BAŞLIKLARINDAN BİR TANESİ, ARA SEÇİMLERDİR"

"Ancak bugünkü ziyaretin en önemli başlıklarından bir tanesi, Sayın Genel Başkan'ın ifade ettiği ara seçimlerdir. İktidar yanlısı televizyonlarda birçok anket sonuçları açıklanıyor. Bırakalım o anket sonuçlarını... Bahsedilen illerdeki toplam seçmen sayısı bütün seçmenin yüzde 12'sine, 13'üne yaklaşıyor. Gelin, bu illerde Anayasa'nın öngördüğü, talimat verdiği şekilde ara seçimler gerçekleştirilsin. Üstelik bu illerde, son seçimlerde de AK Parti'nin önde çıktığı ortadayken çekinmek için iktidar açısından çok fazla bir gerekçe de yok. O anketler mi yoksa seçmenin yüzde 12'sinin düşünceleri ve oyu mu, gerçek böylece ortaya çıkar."

ÖZDAĞ: "PKK'LILARA AF ÇIKARTILMAK İÇİN ÇALIŞMALAR YAPILIYOR"

"Üstelik bu ara seçimi gerçekleştirmenin bir başka nedeni daha var. Biliyorsunuz son seçimlerde iktidar bloğu, gerek birinci turda gerek ikinci turda terör örgütünün muhalefeti desteklediğini ifade etti. Kemal Bey'in seçilmesi durumunda, 'Öcalan'ın serbest kalacağını, PKK'lıların serbest kalacaklarını, onlara af çıkarılacağını' ifade ettiler ve kendi seçmenlerinden desteği bu şekilde aldılar. Ancak şimdi kendi seçmenlerine ve bütün bir Türk milletine yalan söyledikleri ortaya çıktı.

Abdullah Öcalan'la müzakereler yapılıyor. 'Öcalan'ın çalışma ofisine taşınması için gereken ofisin bitirildiği' ifade ediliyor. Bir terörist mahkum narkoterörist olan kişiye şimdi yeni bir statü aranıyor. PKK'lılara af çıkartılmak için çalışmalar yapılıyor. Bunu gelin seçmene soralım, bu ara seçimlerde. Bakalım, seçmen bu politikanıza ne diyor? Onun için biz, bir an önce ara seçimi destekliyoruz ve gündemimizde tutacağız. Tabii bu ara seçimin, doğru ve Cumhuriyeti savunan muhakkak bir de temeli olacaktır düşüncesindeyiz."

ÖZGÜR ÖZEL'DEN İSRAİL'E SERT TEPKİ

Özel ile Özdağ açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. 

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Netenyahu ve İsrail Savunma Bakanı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan sözleri var. Katz da sosyal medyadan İmamoğlu, Yavaş ve Kılıçdaroğlu’nu etiketleyerek, paylaşım yaptı. Nasıl değerlendirirsiniz?" sorusu üzerine şunları söyledi:

"Eli kanlı ve bebekleri katleden, çocukları öldüren, masum insanları öldüren bir soykırımcının, meseleyi Türkiye'deki bir siyasetçiyi, Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanlığı görevini sürdüren birisini hedef alarak yaptığı açıklama tam bir hadsizliktir. Ayrıca orada CHP'nin iki sayın belediye başkanını ve önceki genel başkanını işaretlemek suretiyle ne murat ediyorsa o murat ettiği şeye ermesi mümkün değildir. Orada işaretlenen tüm CHP'lilerden de CHP'nin tüm üyelerinden de içerideki siyasi rekabet bir yana, İsrail'e ve eli kanlı bir yönetime en ufak bir paye çıkmaz. Yanlarına hiçbir şey kalmaz. Bu konuda İsrail'in karşısında Türkiye tam olarak bir ve bütün şekilde aynı tarafta, masumların tarafında durmaktadır. İsrail'den taraf olacak hiçbir CHP'liyi bulamazlar."

ÖZEL: "MİLLETİN SESİNİ DUYURABİLECEĞİ EN DOĞRU ŞEKİLDE BİR ARA SEÇİME KATKI SAĞLARIZ"

Özel, "Olası bir ara seçimde CHP ve Zafer Partisi arasında bir ittifak olur mu?" sorusuna da şu yanıtı verdi:

"Ara seçim kararı alındığı noktada zaten illerde milletvekili seçimi yapılacak. O süreçte karar alındığında tüm siyasi partiler hem kendi pozisyonlarını hem siyasi etiğin gerektirdiği bazı gereklilikleri aralarında konuşurlar. Örneğin Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez, Allah gani gani rahmet eylesin, bu İsrail'i kınarken ve bu İsrail'le ticaretin durdurulmasını savunurken oracıkta can verdi. Mesela biz Kocaeli'nde Hasan Bitmez'den boşalan yere adayın partisi tarafından gösterilmesi gerektiğini düşünürüz ve o yönde de oy kullanırız. Veya Hatay'da eğer ara seçim yapılmaya kalkılırsa orası boş kabul edilir. Bizce yapılmamalıdır, Can Atalay gelmelidir. Yok Can Atalay gelmiyorsa orada Can Atalay'ın adaylaşmasını doğru buluruz.

Bunun gibi siyasetin gerekliliklerini ortaya koyacak ve muhalefeti bir ve bütün olarak bu iktidar karşısında tutabilecek her şey siyasi nezaket ve siyasetin gerçekleri dengesi de tutularak hayata geçirilebilir. Ama önemli olan, sandığı CHP kendisi için istemiyor, millet için istiyor. Milletin, sen oyunu bir sefer ver beş yılda birini seç sonra kenara geç olmadığını, bu kadar yoksulluk varken bu kadar haksızlık hukuksuzluk varken, bu kadar işsizlik, gençlerde bu kadar umutsuzluk varken milletin sesini duyurabilmesi, milletin sözü söylemesi, 'Sen bizden oy alırken bunları söylemedin, böyle davranacağını söylemedin...' Tüm yönlerini bu çok uzatılabilir örneğin 'Enflasyon tek haneye düşmedikçe asgari ücrete yılda üç kere ayarlama yapmayı düşünüyoruz' diyen Erdoğan ya da 'Mülakatları kaldırıyoruz' muhalefet öneriyordu, 'Biz de bundan sonra mülakat yapmayacağız' diyen Erdoğan her konuda söylediği sözlerin hiçbirini tutmayan bir iktidara, milletin anketlerde görünenin çok ötesinde bir tepkisi var.

Şu an anketlerde CHP'nin birinci parti olduğunu görüyoruz. Ama ben inanıyorum ki sandık konduğunda, toplumdaki tepki Erdoğan'a artık Türkiye'de iktidarı sürdüremeyecek bir sonuçla karşı karşıya bırakacak. O da bununla yüzleşmemek için hiç değilse iki yıl daha buradan kaçıp, iki yıl boyunca bir yolunu bulur muyum diye anayasayı ihlal etmeye çalışıyor. Sandığı kendimiz için istemediğimiz için milletin sesini duyurabileceği en doğru şekilde bir ara seçime katkı sağlarız."

ÖZEL: "TÜM MİLLETVEKİLLERİNİN OYUYLA O FIKRAYI NİYE KOYMUŞ ONU BİR İZAH ETSİN HAYATİ YAZICI"

CHP lideri Özel, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın, ara seçime ilişkin açıklamalarının sorulması üzerine de "Hayati Yazıcı açsın, Anayasanın 78. maddesine eklenen üçüncü fıkranın, 2002 yılının ocak ayında AK Parti ve CHP'nin ortak oylarıyla anayasaya bir seçim bölgesindeki bütün milletvekilleri yoksa orada seçim yenilenir maddesi niçin konmuş? O günlerde bu tartışmalar niçin yapılmış? Erdoğan'ın parlamento dışında kalmasını Deniz Baykal nasıl demokrasi açısından tanımlamış? Niçin görüşülmüş ve bayram değil, seyran değil, AK Parti'yle CHP bir arada müşterekken Anayasanın 78. maddesine tüm milletvekillerinin oyuyla o fıkrayı niye koymuş, onu bir izah etsin Hayati Yazıcı" diye konuştu.

ÜMİT ÖZDAĞ: 'DIŞİŞLERİ BAKANI ZATIN YAPMIŞ OLDUĞU TERBİYESİZLİĞİN KARŞISINDA TÜRK SİYASETİ BİR BÜTÜN OLARAK TAVRINI ORTAYA KOYACAKTIR' 

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Dışişleri Bakanı Israel Katz'ın açıklamalarına ilişkin değerlendirmelerinin sorulması üzerine Ümit Özdağ ise şunları söyledi: 

"İsrail'i, Netanyahu'nun başında olduğu soykırımcı bir çete yönetiyor ve bu soykırımcı çetenin, İran'dan sonra sıranın Türkiye'ye geleceğine dair açıklamaları var. Bir İran'dan iyi bir dayak yediler. Yanlarında Amerika Birleşik Devletleri, abileri olarak bulunmasına rağmen ve Orta Doğu'da Arap olmayan bir ulusla ilk karşılaşmalarının sonucunda nasıl perişan oldukları gayet net şekilde ortada. Öbür taraftan, Lübnan'da da Hizbullah'tan İsrail Ordusu'nun nasıl ağır darbeler aldığını görüyoruz, izliyoruz. Böyle bir ortamda Dışişleri Bakanı olan zatın yapmış olduğu terbiyesizliğin karşısında Türk siyaseti bir bütün olarak tavrını ortaya koyacaktır ve koymaktadır."

Özdağ, olası bir ara seçimde CHP ve Zafer Partisi arasında bir ittifakın olup olmayacağına ilişkin soruya da "Sayın Genel Başkan gayet doğru bir şekilde genel çerçeveye koydu. Önce kararın ortaya çıkmasını bekleyelim. Karar ortaya çıktıktan sonra siyaset kendi gerçekliği içerisinde şekillenir" yanıtını verdi.