Süper Lig'in 21. haftasında lider Galatasaray, deplasmanda Rizespor'u Barış Alper, Yunus ve Osimhen'in golleriyle 3-0 mağlup etti. Spor yazarları Rizespor-Galatasaray maçını yorumladı.
"BEŞ ÇAYI"
Ebru Kılıçoğlu: "Galatasaray’ın puan kaybetmeden yoluna devam etmek, Rizespor’un ise sıralamada yukarılara tırmanmak istediği maçın ilk yarısında puanlar iki tarafa da yakın duruyor ilk başta. Galatasaray’ın bir Lang (asist) - Barış Alper (gol) organizasyonu sonrası 19’da bulduğu gole rağmen Rize vazgeçmiyor ve sık sık Sarı-Kırmızılıların ceza sahasına tehlikeli dalışlar yapıyor.
Ancak ikinci yarıda iş biraz farklılaşıyor. Galatasaray, taktik dokunuşla oyuna ağırlığını koymaya başlıyor. İkinci gol, Barış Alper’den sonra günün ikinci çalışkanı Yunus’tan geliyor. Son söz ve kapanış tüm maçların en çalışkanı Osimhen’den. Galatasaray, 3 gollü 3 puanını alıp, beş çayının keyfini çıkartıyor..." (Cumhuriyet)
"İKİNCİ MAÇINDA DA OLDUKÇA İSTEKLİ"
Uğur Meleke: "Dün bu yenilerden biri, Noa Lang ilk 11’de başladı. Barış ve Osimhen’e birer gol attırdı, iyi bir şutu da direkte patladı. İkinci maçında da oldukça istekli ve hareketliydi Hollandalı kanat oyuncusu. Yenilerden bir diğeri, Sacha Boey de dün 15 dakika aldı. Onun Galatasaray’a katılımının dolaylı bir iç transfere yol açacağı, Sallai’nin daha farklı pozisyonlarda kullanılabileceği ortada. Tabii ki Sallai’nin on numarada ya da sol-sağ açıkta görev alabildiğini biliyoruz. Ancak ben, Sallai’nin pekalâ sekiz numara oynayabilecek özelliklere de sahip olduğunu düşünüyorum." (Hürriyet)
"BİR GALİBİYETTEN ÇOK DAHA FAZLASINI İFADE EDİYOR"
Serkan Akcan: "Bazen oynaması için transfer yaparsın, bazen oynatması için. Lang ve Asprilla transferlerini bu çerçevede okumak daha doğru olur. Bu ikili geldikten sonra Yunus ile Barış’ın performanslarında gözle görülür bir kıpırdanma yaşanıyor. Galatasaray uzun zaman sonra kadrosunda böylesine güçlü bir rekabet ortamı oluşturmayı başardı. Yunus Akgün’ün performansındaki yükselişin Galatasaray’ın oyun standardını yukarı çektiğine şüphe yok. Çaykur Rizespor’un ikinci yarıda oyunu dengelemeye başladığı bölümlerde Yunus Akgün, yaptığı ön alan baskısıyla ekmeğini taştan çıkarıp, kendi attığı golün de hazırlayıcısı olarak maçın fişini çekti. Yunus, iki tarafa birden çalım atabilmesi sayesinde savunmacılar açısından öngörülemez bir futbolcu. Elbette formda olduğunda, şevkle oynadığında. Görünen o ki, yeni transferlerin yarattığı rekabet ortamı Yunus’un seviyesini yukarı taşımaya yetmiş. Nitekim Boey’in sağ beke girişiyle birlikte Sallai’nin sahada daha büyük bir özgürlüğe kavuşarak ön bölgeye geçişi de Okan Buruk’un elini en fazla güçlendiren hamlelerden biri olacak gibi duruyor. Birkaç hafta önce sahaya sürecek futbolcu bulmakta zorlanan Okan Buruk için, dün Rize deplasmanında kafasındaki tüm rotasyonları denemek, bir galibiyetten çok daha fazlasını ifade ediyordur." (Fanatik)
SEZON BAŞINDA KURSAYDI, İLK 8'DEYDİ"
Levent Tüzemen: "Yeni transferler, sadece kadroda kaliteli bir derinlik yaratmadı, Galatasaray'a da müthiş bir hava getirdi. Eğer Okan Buruk, bu kaliteli derin kadroyu sezon başında kurmuş olsaydı Şampiyonlar Ligi'nde Galatasaray kesinlikle ilk 8 arasında yer alırdı. Kulübedekilere bir göz atalım; İcardi, İlkay, Asprilla, Singo, Boey, Nhaga, Eren ile cezalı Lemina ve sakat olan Sane düşünüldüğünde müthiş etkileyici ve kaliteli bir kadronun ortaya çıktığı görülüyor. Şimdi, Okan hocanın eli güçlenecek, mazeret üretme konusunda şansı olmayacak. Derin kadro, her yerin iki adamı olduğunu bize gösterdi. Rize maçında Galatasaray, zaman zaman sarsılsa da maç boyu oyunu elinde tuttu, pozisyon zenginliği içinde yaşadı. Final paslarında tercihler doğru olsaydı çok daha farklı bir skor öne çıkardı." (Sabah)