Spor yazarları Fenerbahçe - Çaykur Rizespor maçını değerlendirdi: 'Ederson hem kendine hem de Fenerbahçe’ye yazık etti'

Spor yazarları Fenerbahçe - Çaykur Rizespor maçını değerlendirdi: 'Ederson hem kendine hem de Fenerbahçe’ye yazık etti'

18.04.2026 09:39:00
Güncellenme:
Cumhuriyet Spor
Takip Et:
Spor yazarları Fenerbahçe - Çaykur Rizespor maçını değerlendirdi: 'Ederson hem kendine hem de Fenerbahçe’ye yazık etti'

Spor yazarları, Fenerbahçe'nin Trendyol Süper Lig'in 30. haftasında sahasında Çaykur Rizespor ile 2-2 berabere kaldığı maçı yorumladı.

Trendyol Süper Lig'in 30. haftasında Fenerbahçe sahasında 90+8'de yediği golle Çaykur Rizespor ile 2-2 berabere kaldı. Spor yazarları, Fenerbahçe-Çaykur Rizespor maçını değerlendirdi.

"PES ARTIK!"

Hilmi Türkay: Söylenecek söz yok... Bu Fenerbahçe’yi kelimelerle anlatmak imkânsız... Taraftarı, camiayı bu kadar üzmeye hakkınız yok! Önünüze bir fırsat gelmiş, evinde doğru düzgün iyi bir futbol oynamıyorsun. Sahada kaos içinde hareket eden bir takım. Üstüne üstlük ikinci yarının başında bir de gol yiyorsun... Rize 10 kişi kaldı, ardından kazanılan penaltıda Talisca atıyor, sonra Kerem’le 2-1 de öne geçiyorsun... Maç bitmiş artık, ortada stres yapacak bir durum yok. Ama olmaz, Fenerbahçe kimseye rahat bir maç yaşatmaz! Yaşatmadı da... 90+8’de 70 metreden gelen şişirme top, hatalar zinciriyle ağlara gidiyor. Sonuç: 2-2... Kim ne diyebilir ki.. Bu kadarına da pes artık! (Cumhuriyet)

"TALİSCA:2, ÇAĞLAR+EDERSON: 2"

Uğur Meleke: Rizespor son 10 günde Samsun ve Gaziantep’i sahaya iyi yayılarak, üreterek, iyi futbol oynayarak mağlup etmişti. Mithat-Loide ile sağ çizgiyi çok iyi kullanmışlar, kornerlerde çalışılmış setler denemişler ve özellikle Laci’nin yaratıcılığını ön plana çıkarmışlardı. Kadıköy’e de (bir değişiklik dışında) aynı 11 ve aynı oyun anlayışıyla çıktılar. 11’e 11 oynadıkları sürece oyundan hiç kopmadılar, önde baskı yaptılar ve Fenerbahçe’yi birçok kez uzun topa zorladılar.

Fenerbahçe Rize’nin hücum presi karşısında bocaladı, ilk devrede tam 28 kez geriden uzun oynadı. 16’sı başarısızdı. Ayrıca merkezi iyi kapatan Rize’ye karşı ilk yarıda kenar ortalarında 17’de 2 başarı sağlayabildiler. Bu noktada özellikle şu notu düşmeliyim: Fenerbahçe’de dün duran topların başına geçen Kerem bu kötü istatistiğin mimarı. Tehlikeli bölgeden iki frikiği orta olarak direkt auta yolladı. Fenerbahçe’de duran topları Talisca’nın (ya da sağlıklı olduğunda Asensio’nun) kullanması verimli olan.

Talisca dün belki duran toplarda manşette değildi ama yine de kader adamı olmaya çok yaklaşmıştı. 70’te Cherif çıkıp Talisca santrfor rolüne geçtikten sonra 10 dakika içinde önce Samet’i attırdı, ardından penaltıyı kazandı ve 2-1 öne geçirdi takımını. Ancak Ederson ve Çağlar’ın büyük hataları karşısında çaresiz kaldı Talisca.

OĞUZ AYDIN’IN DAKiKA ALAMAMASI ENTERESAN

Belki dünkü neticeyle direkt ilintili bulmayanlar olabilir ancak enteresan bir detaya değinmeden geçemeyeceğim burada. Sarı lacivertlilerin gole ihtiyacı olmasına, İlk 45 dakikayı 0-0 bitirip, 80’e kadar da 1-0 mağlup oynamalarına rağmen Tedesco, Oğuz’u 90+6’ya kadar sokmayı düşünmedi. Kulübede Musaba-Oğuz dışında ofansif oyuncusu yok. Gole ihtiyacı olduğu bir maçta Levent ve İsmail’i oyuna dahil etti, ancak Oğuz’u yine bekletti.

Tabii ki Oğuz’un antrenman performansını ya da hocasının ona bakış açısını bilmiyorum, ancak şöyle bir istatistiği var genç futbolcunun: Ligin ikinci yarısında toplam sadece 33 dakika süre aldı. Ligde-Avrupa’da ilk 11 oynadığı tek maçta, Nottingham Forest deplasmanında iki golün de üretiminde başroldeydi üstelik. (Hürriyet)

"AFFEDİLMEZ"

Ömer Üründül: Fenerbahçe, 10 kişilik Kasımpaşa karşısında son saniyede yediği beraberlik golünden sonra dün gece de 10 kişilik Rizespor'dan aynı şekilde yine son saniyede gelen beraberlik golüyle makus talihini yenemedi. Oyunun geneline baktığımız zaman Fenerbahçe'nin böyle kritik maçta ortaya koyduğu futbol tam bir felaketti. 80. dakikadaki penaltıyla kadar Fenerbahçe'nin akılda kalan tek pozisyonu devre sonunda Kerem'in çaprazdan şutunu kalecinin kurtarışıydı. Neden Fenerbahçe böylesine kötü oynadı? Bunun en önemli nedeni tabi ki Tedesco… Senin santrforunda oynayan Cherif iyi niyetli olup koşsa da çok önemli temel eksikleri var. Eldeki kanat forvetleri de rakip alan geride kapanıp daralttığı zaman oyuna etki edemiyorlar. Çok şeyler beklenen Talisca da fiziki yetersizlikten ne çalım atabiliyor ne de defans yapıyor. Tedesco kötü oyunda ikinci yarıda değişikliğe gidiyor, takım mağlup durumda, iki değişiklikten biri bek Levent. Ondan sonra İsmail gibi hırslı ve savaşçıyı 70. dakikada düşünüyor. Bu şartlarda Fenerbahçe pozisyonsuz maçta penaltıdan beraberliği buluyor. Sonra da Fenerbahçe tek organize atakta arka direkte Kerem ile öne geçiyor. Takımın ne kadar önemli saha içi sıkıntılarını olduğuna bir örnek de uzatma bölümü. Orada topa sahip olarak kendi kontrolünde maçı bitiremiyorsun. Son saniyedeki şok golde ise Ederson gibi bir kalecinin yaptığı hata affedilecek gibi değildi. Sonuçta eline geçen her fırsatı değerlendiremeyen Fenerbahçe, bütün ümitlerini kaybetti. (Sabah)

"NE YAPTIN EDERSON"

Halil Özer: Kimin söylediğini bilmiyorum. Ama çok güzel bir söz vardır; “Her veda içinde bir parça acı taşır.”

Fenerbahçe dün acının en büyüğünü taşıdı yine.

Yine diyorum çünkü her sene aynı senaryoyu yaşamaktan bıktı Fenerbahçe taraftarı. Daha ilk yarıda maçın çok zor olduğu net bir şekilde anlaşıldı. Kontrolü elinde tutan ama pozisyon bulamayan Fenerbahçe ve katı savunması ile Rizespor.

Mücadele üst düzey ama gol yolları tıkalı. Rize savunmasının özellikle Talisca’yı çok iyi marke etmesi Fenerbahçe’nin hücum konusundaki gücünü azalttı. O yüzden Guendouzi ve Kante ile Kerem oralarda etkili olmaya çalıştı. Ancak yanlış pas tercihleri, kötü ve etkisiz kanat ortaları Rizespor savunmasını çok zorlamadı. Sadece bir pozisyonda Kerem’in şutunu kaleci köşeye kapanarak çıkardı. Onun dışında ben Fenerbahçe’nin pozisyonunu hatırlamıyorum. Tabii sadece Talisca değil. Son haftalarda sonuna etki yapan Nene’nin dağınık oyunun yanı sıra aynı Talisca gibi iyi marke edilmesi sıkıntı yarattı.

Fenerbahçe ne kadar çabuk oynamaya çalışsa da bir çok pozisyonda çok ecele etti. Enterasandır ilk yarıda hücum gücünde en etkili futbolcu Cherif’ti. Hem duvar görevi yaptı, hem de rakip savunmayı zorladı. Ancak bir santrfor olarak tek bir top alamadı.

2. yarı izlediğimiz olaylar tam Fenerbahçe klasiği oldu. Önce golü yediler. Ardından Rize kalesini ablukaya aldılar.

Samet 2. sarı ile kırmızı kartı gördü. Taylan’ın kontrolsüz hareketi ile penaltı kazandılar ve durumu eşitlediler. Sonra Kerem ile galip duruma geldiler.

İşte kaos ondan sonra başladı. Maç artık bitme noktasındaydı. Rize kalecisi Fofana bir faul kazandı. Ancak yakın şekilde baktığınız zaman pozisyonda kesinlikle faul yoktu. Ama kader ağlarını örmüştü. Hakem faul verdi.

Fofana gelişine doldurdu. Ederson önce tereddüt etti. Sonra çıkmaya karar verdi. Ama bu kararı belki de takımının şampiyonluğuna neden oldu. Top bir anda Sagnan’ın kafasından sekti ve boş kaleye gitti. Bu pozisyonun 100 kez tekrar etseniz gol olmayacak bir pozisyon. Ama konu Fenerbahçe olunca gol olur.

Yani şu var Ederson’un belki de kalecilik hayatında yaptığı en büyük hata Fenerbahçe’ye rastladı. Üstelik o pozisyonda hem İsmail’i bozuyor, hem Çağlar’ı bozuyor, hem de topa müdahale etmiyor. Yani kalecinin o dakikada yapmaması gereken her şeyi yaptı.

Hem kendine hem de Fenerbahçe’ye yazık etti. Tabii Rize’yi unutmamak lazım. Müthiş oynadılar. (Milliyet)

"FUTBOL 'KOMPLO TEORİSİ'NE KARŞI"

Cem Dizdar: Fenerbahçe açısından, ‘Liderliğe ramak kala maçının ilk yarısı böyle mi olmalıydı?’ diyecekler için tedirgin edici bir oyun, ürkütücü sayılacak istatistikler vardı. ‘Gol beklentisi’ yarım gole yaklaşamamış, ‘büyük şans’ bulamamış, o çok sevilen şut istatistiğinde isabet (8/2) sağlanamamıştı. Elde tuttuğu topu verimliliğe dönüştürme sıkıntıları bilinen Fenerbahçe, ‘mahir bilinen’ oyuncularını da maça sokamadığından devre onlar açısından ‘boş geçti’! İkinci devre başında Mithat Pala’dan başlayıp Fenerbahçe orta saha savunmasını topla enine geçen Loide Augusto’nun yönünü değiştirdiği top gol olunca Domenico Tedesco takımının zaten var olan handikapları su yüzüne bir kez daha çıktı. Golün ardından Fenerbahçe iyice dağılmış, baştan beri sükunetle oynayan Rize ise iyiden iyiye maça değilse de pozisyonlara hakim olmaya başlamıştı. Derken...

DAHA ÇOK SULAR AKAR

Komplo teorilerine can suyu verecek süreçler birbirini kovaladı. Önce Samet Akaydın ikinci sarı karttan atıldı. Hemen ardından VAR’dan penaltı geldi! O andan sonra futbol adı verilen oyun ülkenin verili gerçeği açısından çoğu zaman olduğu gibi sahada değil de zihinde, dilde, medyada tartışılan oyuna bir kez daha dönüşmüş oldu. 5 dakika sonra 4 pas sonucu Anthony Musaba’nın asistinde boş kaleye Kerem Aktürkoğlu golü gelince de bir gün sonranın tartışmaları iyice büyüdü. Lakin, futbol adlı güzel oyun tüm olası komplo teorilerini bir kez daha çökertti! Anlamsız Fenerbahçe hataları bir günlüğüne olsa da liderlik mutluluğunu taraftarlarının elinden aldı. Ve bu maç da gösterdi ki, bu haldeki takımlarla bu köprünün altından daha çok su akacak! (Fanatik)

İlgili Haberler