Muğla’nın Milas ilçesinde, Akbelen ve çevresindeki köyleri doğrudan ilgilendiren acele kamulaştırma kararı Resmî Gazete’de yayımlandı.
AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan karara göre; IV. grup maden (linyit) sahasında üretimin sürdürülebilmesi gerekçesiyle Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, İkizköy, Karacaağaç ve Karacahisar mahallerinde toplam 679 parsel kamulaştırılacak.
10 Ocak 2026 tarihli ve 10848 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, Milas sınırları içinde yer alan ve ruhsatlı maden sahasına ekli taşınmazların 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına hükmedildi. Karar doğrultusunda kamulaştırma işlemleri Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülecek.

KÖYLÜ EVİNDEN, TARLASINDAN, YURDUNDAN EDİLECEK
Akbelen’de daha önce yaşanan ağaç kıyımı ve maden genişletme girişimlerinin ardından gelen bu karar, yöre halkı tarafından “son darbe” olarak yorumlandı. Acele kamulaştırma kararı ile bölgedeki köylüleri yurdundan edecek.
Zeytinlikler, tarım alanları, ormanlar ve yerleşim yerlerini kapsayan parsellerin kamulaştırılmasıyla birlikte, çok sayıda yurttaşın evini terk etmek zorunda kalacağı ifade ediliyor.
Öte yandan kamuoyunda uzun süredir tartışma konusu olan “acele kamulaştırma” yöntemi, olağanüstü durumlar için öngörülmesine rağmen, enerji ve madencilik projelerinde rutin bir uygulamaya dönüşmesi nedeniyle eleştiriliyordu.
Kararın, devam eden hukuki süreçleri ve yerel direnişi fiilen boşa düşürmeyi amaçladığı yorumları yapılırken; Akbelen köylüleri ve çevre örgütlerinin önümüzdeki günlerde karara karşı hukuki ve fiili itiraz süreçlerini başlatması bekleniyor.
AVUKAT CANGI: "YK ENERJİ SIKIŞTIRDI, 679 PARSEL KAMULAŞTIRILDI"
Acele kamulaştırmanın beklendiğine dikkat çeken Akbelen avukatlarından Arif Ali Cangı, şöyle konuştu:
“7554 sayılı kanunun kanunla maden kanununa eklenen Milas ve Yatağan’daki zeytinliklerin sökülüp linyit madenciliğine açılması kuralı bu şekilde uygulanabilecek. Ancak çünkü özel mülke ait olan zeytinliklerin kamulaştırılması gerekiyordu. YK Enerji, Akbelen maden sahasındaki daha önce kamulaştırdığı ya da kendi satın aldığı yerlerdeki zeytinleri köylülerin tepkilerine rağmen söktü ve nereye götürdüğü belli değil. Sıra özel mülkiyetteki zeytinliklerin sökülmesine geldi ve acele kamulaştırmaya kalkıştılar ve toplam 679 tane parsel. Sadece İkizköylülerin meselesi değil, Milas'ı kapsamışlar. Yatağan’ı ele almamışlar. Anlaşılan Yatağan’daki termik santralın böyle bir aciliyeti yok ama Yeniköy, Kemerköy termik santralı için onlar sıkıştırıyorlar. YK Enerji'nin sıkıştırması sonucunda yaşanan bir süreç bu.”
“AYM’DE ‘YÜRÜTMEYİ DURDURMA’ KARARI VERMİŞ OLSAYDI KAMULAŞTIRMA OLMAYACAKTI”
Köylülerle beraber direneceklerini aktaran Cangı, şu ifadeleri kullandı:
“Davacı olmak isteyen herkesi davacı yapmak, dava açmak için pazartesiden itibaren başlayacağız. Kamulaştırmanın iptali için yürütmeyi durdurma ve iptal için Danıştay'a dava açacağız. Bu davalar yanı sıra orada yeniden bir toplumsal direniş başlayacak ve siyasetçilerin de buna destek olması gerekiyor. Zira 7554 sayılı kanun tüm muhalefetin ortak hareket etmesine rağmen çıkan bir kanun ve 260 milletvekilinin ortak imzasıyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulan bir kanun. Burada en önemli görev ve sorumluluk Danıştay ve Anayasa Mahkemesi'ndedir. Zira Anayasa Mahkemesi, eylül ayında açılan dava konusunda ‘yürütmeyi durdurma’ kararı vermiş olsaydı bu acele kamulaştırma olmayacaktı. Yürütmeyi durdurma kararını esas hakkındaki kararla birlikte vereceğiz diye bir ara karar kurdu. Esas hakkındaki kararın ne zaman çıkacağı belli değil. Bu doğrudan doğruya anayasaya aykırı yasanın uygulanmasına yol vermek anlamına geliyor.
“SORUMLULARI AYM VE DANIŞTAY ÜYELERİ OLACAK”
Anayasa Mahkemesi üyelerini ben buradan hukukçu gibi hukuksal kimliklerini, nedenlerini unutmadan işlem yapmaya davet ediyorum. Zira eğer anayasaya aykırılığı açık olan bu kanunun yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmezse orada, Milas'ta yaşanacak olan zeytinlerin sökülmesi, ekosistemin mahvolmasının sorumlusu olacaklardır. Aynı şekilde Danıştay 8. Dairesi'nde zeytinliklerin sökülmesine ilişkin usul ve esasları belirleyen bir genelgenin iptali davası var. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı genelgesinin iptali davasını açmıştık. Danıştay ilk aşamada dava dilekçemizi anlaşılmaz bir gerekçeyle reddetti. Yeniden başvuru yaptık ve bakıyoruz bir türlü yürütmeyi durdurma kararı vermiyor. Danıştay 8. Dairesi Başkanı ve üyelerine sesleniyorum; lütfen varlık nedenlerinin gereğini yapsınlar. Lütfen bu konudaki, bir hafta içinde karar verilebilecek olan bir konuda bu kadar sürüncemeye bırakmasınlar, derhal yürütmeyi durdurma kararı versinler. Çünkü yürütmeyi durdurma kararı verilmez ise zeytinlikler tamamıyla bitecek. O bölgede zeytin kalmayacak, zeytinlerin yerine kömür ocakları oluşacak.”