Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün 107 yıl önce yayımladığı Amasya Genelgesi, ulusal bağımsızlık mücadelesinin ilk yazılı manifestosu olarak tarihe geçti. 22 Haziran 1919’da yayımlanan, “Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” cümlesiyle halk iradesini esas alan bu belge, Cumhuriyete giden sürecin ilk büyük adımı oldu. Atatürk ve silah arkadaşlarının kaleme aldığı Amasya Genelgesi, hem Kurtuluş Savaşı’nın başlangıç belgesi hem de halk egemenliğine dayalı bir yönetim anlayışının ilk sinyaliydi. Mondros Ateşkes Antlaşması’nın 1918 yılında imzalanmasının ardından Anadolu, düşman tarafından işgal edilmeye başlandı. 9. Ordu müfettişi olarak Samsun’a atanan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, milletin bağımsızlığının tehlikede olduğunu görüp kurtuluş mücadelesini başlatmaya karar verdi.

Amasya Genelgesi’nin kaleme alındığı tarihi Saraydüzü Kışlası. Mustafa Kemal, Rauf Orbay (solda) ve Ali Fuat Cebesoy (sağda) Amasya Genelgesi hazırlığı yapıyor.
COŞKUYLA KARŞILANDI
Vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığının tehlikede olduğu dönemde tek kurtuluşun büyük Türk milletine güvenmek ve ona dayanmak olduğunu gören Atatürk, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktı. İngilizlerin denetimindeki Samsun’dan Havza’ya geçen Mustafa Kemal, daha güvenli olan Amasya’ya geçmek için Amasya Müftüsü Hacı Tevfik Efendi’ye telgraf göndererek kente gelmek istediğini bildirdi. Ulu önder, şehrin girişinde coşkuyla karşılandı
Ardından Saraydüzü Kışlası’nda 20. Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa ve “Hamidiye kahramanı” olarak tanınan eski Bahriye Nazırı Hüseyin Rauf Bey, 3. Kolordu Komutanı Refet Bey, Kurmay Yarbay Arif Bey, eski İzmit Sancak Beyi İbrahim Süreyya Bey, Yüzbaşı Osman Nuri, Tufan Bey, Yedek Teğmen Recep Zühtü, Efganlı, Teğmen Abdurrahman, Maliye Müfettişi Arif Bey, Erzurum 15. Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir Paşa, Yıldırım Kıtası Müfettişi Mersinli Cemal Paşa’nın yanı sıra Edirne’de 1. Kolordu Komutanı Cafer Tayyar Bey’in de telgraf aracılığıyla katıldığı genelge görüşmeleri, 21 Haziran 1919’da başladı.
Ertesi sabaha dek süren görüşmelerin ardından tüm dünyaya, vatanın bütünlüğünün ve milletin istiklalinin amaçlandığı yüksek sesle duyuruldu.
ULUSAL DİRENİŞİN ZEMİNİ HAZIRLANDI
22 Haziran 1919’da açıklanan ve Türkiye Cumhuriyeti’nin “doğum belgesi” sayılan Amasya Genelgesi’nin yayımlanmasıyla Kurtuluş Savaşı’nın yol haritası da belirlendi. Genelge, “Vatanın bütünlüğü, milletin istiklali tehlikededir” diyerek işgal ortamını açık bir dille ortaya koydu. Metni tarihsel olarak eşsiz kılan, halkı doğrudan sürecin öznesi ilan etmesiydi. Bu yaklaşım, hem İstanbul’daki merkezi yönetimden hem de işgal kuvvetlerinden bağımsız bir ulusal direnişin zeminini hazırladı. Erzurum ve Sivas kongrelerine uzanan süreç bu ilkenin üzerine inşa edildi.
