Anayasa Hukuku Profesörü Kanadoğlu’ndan mutlak butlan değerlendirmesi: ‘Mahkeme, hukuken kendisine tanınmayan bir yetki icat etti’

Anayasa Hukuku Profesörü Kanadoğlu’ndan mutlak butlan değerlendirmesi: ‘Mahkeme, hukuken kendisine tanınmayan bir yetki icat etti’

21.05.2026 21:20:00
Güncellenme:
Emirhan Çoban
Takip Et:
Anayasa Hukuku Profesörü Kanadoğlu’ndan mutlak butlan değerlendirmesi: ‘Mahkeme, hukuken kendisine tanınmayan bir yetki icat etti’

Anayasa Hukuku Profesörü Korkut Kanadoğlu, CHP’ye yönelik verilen tedbirli mutlak butlan kararını Cumhuriyet’e değerlendirdi. Kanadoğlu, “Mahkeme, hukuken kendisine tanınmayan bir yetkiyi icat ederek siyasi partilerin iç işleyişine müdahalede bulunmuştur” dedi.

Anayasa Hukuku Profesörü Korkut Kanadoğlu, CHP’ye yönelik verilen tedbirli mutlak butlan kararını Cumhuriyet’e değerlendirdi. Kanadoğlu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin verdiği kararın, anayasanın siyasi partilere ilişkin hükümlerine ve seçim hukukunun temel ilkelerine aykırı olduğunu belirtti. Masumiyet karinesine dikkat çeken Kanadoğlu, “Kararın gerekçesinin yürütülmekte olan ceza davalarındaki iddialara dayandırıldığı anlaşılmaktadır. Bu durum başlı başına masumiyet karinesini ihlal edici niteliktedir. Bölge Adliye Mahkemesi’nin gördüğü davada kişiler hakkında dava açılmasına bu şekilde bir sonuç bağlaması masumiyet karinesini ihlal edecektir. Sırf iddialara dayalı bir hukuki gerekçelendirme, temel hak ve özgürlüklerin ihlali olduğu kadar hukuk devleti ilkesine de aykırılık oluşturmuştur” dedi. 

‘SEÇİM USULSÜZLÜĞÜ İDDİALARININ ÇÖZÜM YERİ HUKUK MAHKEMELERİ DEĞİLDİR’

Tedbir kararının ‘Siyasi Partiler Kanunu’na (SPK) aykırı olduğuna dikkat çeken Kanadoğlu, “Bu kararı bir hukuk mahkemesinin vermiş olması, kararı baştan hukuka aykırı kılmaktadır” değerlendirmesini yaptı. SPK’nin ilgili maddesiyle partilerin kongrelerinin denetim ve işleyiş sürecinin Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) bağlandığını anlatan Kanadoğlu, “Seçim sonucunu sakatladığı ileri sürülen usulsüzlüklerin çözüm yeri hukuk mahkemeleri değildir. YSK’nın almış olduğu kararlarda da seçim işlemleri nedeniyle seçimin iptali taleplerinin olağanüstü itiraz yolu ile süresi içinde yazılı başvuru olması halinde incelenebileceği ve seçimin iptali taleplerinin tam kanunsuzluk yolu ile incelenmesine izin verilmediği belirtilmiştir” ifadelerini kullandı. 

‘HUKUKA AYKIRIDIR’

SPK yerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) kullanımına dayanak olarak gösterilen ilgili maddenin de kullanılamayacağını belirten Kanadoğlu, şunları söyledi:

“SPK'nin 121. maddesi, Türk Medeni Kanunu, Dernekler Kanunu’nun ve dernekler hakkında uygulanan diğer kanunların SPK’ya aykırı olmayan hükümlerinin siyasi partiler hakkında da uygulanacağını öngörmektedir. Siyasi partiler için özel kanun özelliğini taşıyan SPK öncelikle uygulanacak ancak burada bir boşluk bulunması hâlinde adı geçen diğer kanunların getirdiği düzenlemeler partiler için de uygulanabilecektir. Bu durumda Mahkeme’nin SPK’nin 21. maddesini görmezden gelerek parti yöneticilerinin görevden uzaklaştırılmasına karar vermesi hukuka aykırıdır. Nitekim siyasi partiler salt özel hukuk tüzel kişileri değildir. Siyasi partiler, demokrasinin vazgeçilmez unsurları olarak üstlendikleri özel işlevlerinden dolayı yarı kamusal bir niteliğe sahiptir. Anayasal kurumlar olarak siyasi partilerin sahip oldukları bu nitelik, siyasi partilerin ayrıcalıklarının da gerekçesini oluşturur.”

‘MAHKEME, YETKİ İCAT ETTİ’

Türk Medeni Kanunu’nun ilgili maddesinin sulh hakimine üç üyeyi seçerek “süreci başlatma görevi” verdiğini aktaran Kanadoğlu, “Mahkeme, hukuken kendisine tanınmayan bir yetkiyi icat ederek siyasi partilerin iç işleyişine müdahalede bulunmuştur” dedi. Kanadoğlu, sözlerini, “Bu takdirde, seçim hukukunun ivedilikle seçim sonuçlarını kesinleştirme prensibi çiğnenerek geriye doğru her seçim için inceleme başlatılabilecektir. Siyasi örgütlenme özgürlüğü, siyasi partilerin yönetim kadrolarını yalnızca kendi üyeleri ve yetkili organları aracılığıyla belirlemesini gerektirir. Bu nedenle, mahkemeler tarafından görev süresi sona ermiş eski genel başkanların yeniden göreve getirilmesi ya da parti yönetimlerinin dışarıdan şekillendirilmesi, örgütlenme özgürlüğünün özünü ortadan kaldırmıştır. Bu durum çoğulcu demokrasi ve çok partili siyasal sistem açısından da endişe vericidir” diyerek sonlandırdı. 

İlgili Konular: #CHP #Kurultay