CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, geçtiğimiz aylarda yoğun yağış sonrası sular altında kalan Antalya-Konya Yolu’nun Eynif ve Gembos Ovaları’ndan geçen bölümüne ilişkin, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Kış, bölgede yapılan çalışmalar için ÇED raporunun alınmayışının sebebini, inşa sürecinde taşkın riski, yer altı ve yer üstü su rejimi, iklim verileri ve ekolojik yapının dikkate alınıp alınmadığını, ihale ve denetim sürecini, soruşturma başlatılıp başlatılmadığını, kamu zararı tutarını, önlem alınıp alınmadığını sordu.
SUÇU YURTTAŞA VE DOĞAYA ATTILAR
Bakan Uraloğlu, Kış’ın sorularının önemli bir kısmını yanıtlamadı. Bakanlık, suçu yine doğaya ve yurttaşa attı. Yanıt metninde, bölgenin doğal yapısına dikkat çekilerek “Bölgede yılbaşından bu yana etkili olan yoğun yağışlar, son 70 yılın Şubat ayında kaydedilen en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Bu durumun doğal drenaj sistemlerinin kapasitesini aşması nedeniyle bölgede su birikmeleri ve taşkınlar meydana gelmiştir. Bu süreçte trafik akışı, geçici olarak alternatif güzergâhlara yönlendirilmiştir” denildi.
KAMU ZARARI YOKMUŞ
İnşaat sürecine ilişkin ÇED raporu bile alınmazken, suçlu yine çiftçi oldu. Metinde, “Yağışsız geçen sezonlarda ovalardaki tarımsal faaliyetlerin devam etmesi sonucu; düdenlere taşınan organik malzemeler ile tıkanmaya sebep olabilecek toprak ve kil gibi maddelerin, suların hızla tahliye edilmesini engellediği değerlendirilmektedir” ifadelerine yer verildi. Yolun alt ve üst yapısında stabilite ve taşıma gücü açısından herhangi bir hasar meydana gelmediği, onarım ihtiyacı bulunmadığı, kamu zararının söz konusu olmadığı ve yolun yeniden açıldığı aktarıldı.
‘BU BİR SORUMLULUK KABULÜDÜR’
CHP’li Kış, Bakan Uraloğlu’nun verdiği yanıtı, Cumhuriyet’e değerlendirdi. Kış, önergeyle ÇED raporundan ihale sürecine, projeyi yapan firmalardan denetim mekanizmalarına kadar kritik başlıklarda net sorular yönelttiğini anımsatarak “Sorularımıza cevap yok… ama bahaneye gelince satır satır anlatmışlar. ÇED’i sorduk, yok. Firmayı sorduk, yok. İhale bedelini sorduk, yok. Denetimi sorduk, yok. Ama ‘yağmur yağdı’ demeyi çok iyi biliyorlar” dedi. Bakanlığın bölgenin karstik yapısına ve doğal drenaj sistemlerine yaptığı vurgunun dikkat çekici olduğunu belirten Kış, bu ifadelerin aslında bir sorumluluk kabulü anlamına geldiğini söyledi.
Kış, “Bölgenin doğal yapısını biliyorsanız, riskleri de biliyorsunuz demektir. Buna rağmen bu projeyi hayata geçiriyorsanız bu bir mazeret değil, doğrudan ihmaldir. Bilerek yaptıysanız sorumluluktan kaçamazsınız, bilmiyorsanız bu ayrı bir sorun” tepkisini gösterdi. Bakanlığın açıklamasında yer alan, suyun çekilmemesinin tarımsal faaliyetlere bağlanmasına da tepki gösteren Kış, “Devlet yol yapıyor, ama yol su altında kalınca suçu çiftçiye bağlıyor. Bu kabul edilemez. Planlamayı siz yapacaksınız, denetimi siz yapmayacaksınız, sonra da ‘toprak tıkadı’ diyeceksiniz. Bu yaklaşım sorumluluktan kaçmaktır” diye konuştu.
‘BAŞARI DEĞİL, PROJE HATASI’
Bakanlığın “drenaj çalışmaları yapıldı, yol yeniden trafiğe açıldı” açıklamasını değerlendiren Kış, “bunun bir başarı değil, proje hatasının göstergesi olduğunu” vurguladı. Bakanlığın “kamu zararı yoktur” yönündeki değerlendirmesine de sert çıkan Kış, “Bir yol günlerce kullanılamıyorsa bu zaten kamu zararıdır. Vatandaşın zamanı, yakıtı, emeği… Bunların hiçbiri zarar değil mi? Kamu zararını yok saymak, gerçeği ortadan kaldırmaz. Bu tabloda sorumluluk yok, şeffaflık yok, hesap yok. Ama suçlu hazır: yağmur, doğa, hatta çiftçi… Yolu kim yaptı sorusuna cevap yok. Ama neden battığını uzun uzun anlatıyorlar. Biz bu işin peşini bırakmayacağız. Bu ülkenin kaynakları sahipsiz değildir” dedi. ANKARA
