Ekoloji dengesini tehdit eden rant ve linyit madeni projelerine karşı direnen çevre savunucularına yönelik baskılar, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi'nin gündemine taşındı. BM İklim Değişikliği ve İnsan Hakları, İfade Özgürlüğü, Barışçıl Toplanma ile Çevre Özel Raportörlerinin de aralarında bulunduğu 8 kişiden oluşan üst düzey heyet, 23 Nisan’da Türkiye’ye resmi bir yazı göndererek İkizköy Çevre Komitesi üyesi Esra Işık ve Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) Sözcüsü Halime Şaman'ın durumları hakkında bilgi istedi.
ESRA IŞIK’A SÜRGÜN
AKP hükümetinin 60 gün içinde yanıt vermemesi üzerine kamuoyuyla paylaşılan mektupta, Akbelen Ormanı ve çevresindeki zeytinliklerin linyit madeninin genişletilmesi amacıyla acele kamulaştırmalara karşı çıkan Esra Işık’ın 30 Mart gecesi "Görevi yaptırmamak için direnme" suçlamasıyla gözaltına alınarak tutuklanmasına geniş yer ayrıldı. BM raportörleri, Işık’ın yaşadığı bölgeden yaklaşık 300 kilometre uzaklıktaki İzmir Kadın Kapalı Cezaevi'ne sevk edilmesini uluslararası insan hakları ihlali olarak değerlendirdi. Raporda, hükümetten Esra Işık'ın tutuklanmasının hukuki gerekçelerine ve adil yargılanma hakkına dair acil bilgi talep edildi.
MARMARİS'TEKİ RANTA KARŞI ÇIKANA "MAAŞ" ŞANTAJI
Raporda altı çizilen bir diğer isim ise Marmaris Milli Parkı içindeki Kızılbük projesine (Sinpaş GYO) karşı yürüttüğü hukuki ve sivil mücadeleyle bilinen biyolog Halime Şaman oldu. Şirketin, Şaman'a karşı susturma amacıyla açtığı 300 bin liralık haksız tazminat davasıyla başlayan yıldırma politikalarının, idari kurumlara da sıçradığı belirtildi. 2007 yılından bu yana kalıcı sağlık sorunları nedeniyle engelli aylığı alan Şaman'ın, CİMER'e yapılan isimsiz bir "çevre eylemlerinde provokatörlük yapıyor" şikâyetinin ardından hedef alındığı aktarıldı. SGK'nın, mahkeme ve ombudsman süreçlerine rağmen hiçbir bilimsel dayanak sunmadan engelli maaşını iptal ettiği ve Şaman'ın sosyal güvenlik hakkından mahrum bırakıldığı vurgulandı.
"CİDDİ BİR CAYDIRICI ETKİ YARATIR"
BM İnsan Hakları raportörleri, Türkiye'ye yönelttikleri sorularda her iki çevre savunucusunun da yalnızca ifade ve toplanma özgürlüklerini kullandıklarının altını çizdi. Halime Şaman'ın sosyal güvenlik ile sağlık haklarının acilen iade edilmesi çağrısında bulunan heyet, bu tür cezalandırma yöntemlerinin Türkiye'deki diğer çevre savunucuları üzerinde "ciddi bir caydırıcı etki" yaratabileceği uyarısında bulundu ve her türlü baskıya son vermesi çağrısı yapıldı.
