Ceren Damar’ı öldüren Hasan İsmail Hikmet’in dedesi aileyi hedef aldı

Akademisyen Ceren Damar’ı öldüren Hasan İsmail Hikmet’in dedesi İsmail Elçi; Hikmet’in yargılanması sırasında Damar ailesine hakaret ettiği iddiasıyla hakkında açılan dava kapsamında ifade verdi. Elçi, Damar ailesine yönelik, “Müşteki vekilinin ve müşteki tarafının adeta Orta çağ zihniyeti ile hareket ederek, tarafımı köşeye sıkıştırmak ve akıllarınca sorular sorarak tarafımı haksız çıkarmaya çalışmak istemeleri sonucunda söz konusu duruşmanın açılmasına karar verilmiştir” ifadelerini kullandı.

20 Aralık 2021 Pazartesi, 15:36
Ceren Damar’ı öldüren Hasan İsmail Hikmet’in dedesi aileyi hedef aldı
Abone Ol google-news

Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi araştırma görevlisi Ceren Damar Şenel’i öldüren ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan öğrencisi Hasan İsmail Hikmet’in dedesi İsmail Elçi hakkında; “hakaret” suçundan dava açıldı. Elçi hakkındaki yargılama başladı.

Hasan İsmail Hikmet hakkındaki yargılama sırasında dedesi İsmail Elçi, Ceren Damar’a yönelik; “Keyfe keyif verir kahvenin kaynaması, eşeği baştan çıkarır sıpanın oynaması” demişti.

(Hasan İsmail Hikmet)

KATİLİN DEDESİ AİLEYİ HEDEF ALDI

Afyonkarahisar’da yaşayan Dede Elçi’nin, hakkında Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan dava kapsamındaki ifadesi talimatla alındı. Dede Elçi, yazılı savunmasında; Ceren Damar’ın annesi Feyzan Damar ve babası Mustafa Damar ile Damar ailesinin avukatlarını hedef aldı.

Elçi, yazılı savunmasında; “Müşteki vekilinin ve müşteki tarafının adeta Orta Çağ zihniyeti ile hareket ederek, tarafımı köşeye sıkıştırmak ve akıllarınca sorular sorarak tarafımı haksız çıkarmaya çalışmak istemeleri sonucunda söz konusu duruşmanın açılmasına karar verilmiştir” dedi.

Damar ailesinin avukatlarından Nadire Durudoğan, Elçi’nin sözlü olarak sorgusunun yapılmadığını ve sadece yazılı savunma verdiğini aktararak, şunları söyledi:

“Biz yazılı savunmanın hukuka aykırı olduğunu, hukukun temel ilkeleri olan sözlülük, yüz yüzelik, doğrudanlık ilkesi gereği yazılı savunmasının alınmasına karşı çıkarak, kişinin ya esas mahkeme Ankara’da dinlenmesini, mahkeme aksi kanaatteyse SEGBİS ile dinlenmesini talep etmiştik. Mahkeme talebimizi reddetse de sanığın ek savunmasının alınmasına karar verip yeniden talimat ile Afyon’a yazı yazdı. Biz duruşma gününün bildirilmesini talep ettik mahkemeden. Duruşma günü geldiğinde sanık mazeret verip duruşmaya katılmadı. Yeni duruşma günü 28 Ocak belirlendi. Fakat sanık celse arasında giderek yine yazılı bir savunmada bulundu. Bizlerin kendisini ‘köşeye sıkıştırdığımızı, Ortaçağ zihniyeti’ ile hareket ettiğimizi söyledi.”