Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 2023 yılının Ekim ayında düzenlediği ve Özgür Çelik’in CHP İstanbul İl Başkanı olarak seçildiği CHP 38. Olağan İl Kurultayı’na ilişkin dava, Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi Duruşma Salonu’nda başladı.
TUTUKLU BAŞKANLAR ALKIŞLARLA KARŞILANDILAR!
Davada yargılanan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, tutuklu Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, CHP’den istifa eden Beykoz Belediye Meclisi Üyesi Uğur Gökdemir, eski Beykoz Belediyesi Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş ve CHP Pendik İlçe Başkanı Niyazi Güneri duruşma salonunda hazır bulundu.
Davada sanık olan CHP İstanbul İl Başkanı Yardımcısı Melda Tanişman Tutan, Öznür Çevik, Aydın Karaaslan ve Fahrettin Çırak ise duruşmaya katılmadı.
Duruşma başlamadan kısa süre önce tutuklu belediye başkanları Rıza Akpolat ve İnan Güney yoğun alkışlarla duruşma salonuna getirildi. Salonda uzun süre “Kurtuluş yok tek başına” sloganları atıldı.
Duruşma, yaklaşık 50 dakika gecikmeli olarak başladı. Hakim ilk olarak düzenlenen iddianamenin özetini ve iddianamede yer alan bazı konuşmaları okudu.
"BU DAVANIN AÇILMASI HUKUKA AYKIRIDIR"
Kimlik tespitlerinin ardından duruşma, CHP avukatı Çağlar Çağlayan’ın beyanlarıyla başladı. İddianame ve davadaki usulsüzlüklere dikkat çeken Çağlayan, “Ses kaydı yasaklı bir delildir. Dolayısıyla bu davanın açılması hukuka aykırıdır. Yargılamanın bu aşamada durması gerekmektedir. Davanın düşmesini ve derhal beraat kararı verilmesini talep ediyoruz” diye konuştu.
Daha sonra konuşan İnan Güney ve Rıza Akpolat’ın avukatları da, iddianamede çeşitli usulsüzlükler olduğunu belirterek davanın düşmesi gerektiğini söyledi.
Hakim, avukatların beyanların ardından duruşma salonunda, iddianameye konu olan ses kayıtlarının dinletilmesini istedi. Avukatlar, hukuka aykırı olarak toplanan ses kaydı delilinin mahkemede dinletilmesinin uygun olmayacağını belirterek, itirazda bulundu.
İNAN GÜNEY: "BU DOSYANIN HİÇBİR YERİNDE YOKUM"
Ses kayıtlarının dinlenmesinin ardından ilk savunmayı, İBB soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney yaptı.
Savunmasında CHP’nin yıllara dayanan kongre ve kurultay süreçlerinden bahseden Güney, parti içi demokrasinin önemine dikkat çekti. Güney, “Yüreğimle, gönlümle ve kalbimle kurultayda Özgür Çelik’i destekledim. Aynı şekilde Genel Başkanımız Özgür Özel’i de destekledim. Bugün burada, parti içi değişim sebebiyle yargılanmak kabul edilebilir değildir” ifadelerini kullandı.
“Kongrede herhangi bir hile olduğu, iddianame tarafından ispatlanmış değildir” diyen Güney, “Bizden, varlığı ispat olmamış olan şeylerin yokluğunu ispat etmemizi istiyorsunuz” diye konuştu.
Güney, ses kayıtlarında ve soruşturma kapsamında alınan 27 ifadede isminin geçmediğine dikkat çekerek “Ben nasıl bu dosyada varım, anlamış değilim” dedi.
Güney, sözlerine şöyle devam etti:
“Savcı Sayan’ın sosyal medya paylaşımı dışında bu dosyanın hiçbir yerinde yokum. Kendisi hakkında da suç duyurusunda bulunduk. Şahsımla ilgili tüm suçlamaları reddediyorum.”
ÖZGÜR ÇELİK: “CHP’Lİ OLMANIN SUÇ OLDUĞU GÜNLERDEN GEÇİYORUZ”
Davada üçüncü savunmayı, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik yaptı. Yaklaşık 40 dakika süren savunmasında hayatında ikinci kez hâkim karşısına çıktığını belirten Çelik, daha önce de Çağlayan Adliyesi’ndeki olaylar nedeniyle yargılandığını hatırlattı.
İl başkanı olduktan sonra 22,5 yıl hapis istemiyle yargılandığını söyleyen Özgür Çelik, “CHP’li olmanın ve kongre kazanmanın suç olduğu günlerden geçiyoruz” dedi.
CHP’nin İstanbul’daki belediye sayısını 14’ten 26’ya çıkardığını ve Özgür Özel’in genel başkanlığında partinin Türkiye’nin birinci partisi olduğunu vurgulayan Çelik, bu tablonun ardından yargı süreçlerinin devreye sokulduğunu savundu.
İstanbul’da özel olarak başlatılmış bir yargı düzeniyle karşı karşıya olduklarını belirten CHP İstanbul İl Başkanı Çelik, “Devletin kurumlarını ve YSK kararlarını yok sayan bir yargı düzeninin içindeyiz. Bu düzen, CHP birinci parti olduktan sonra devreye sokuldu” ifadelerini kullandı.
Belediye başkanlarına yönelik operasyonlarla başlayan sürecin devam ettiğini söyleyen Özgür Çelik, aralarında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu çok sayıda belediye başkanının tutuklu olduğuna dikkat çekti.
"SANDIĞI ASKIYA ALMAK İSTİYORLAR"
“Belediye operasyonlarıyla iktidar yürüyüşümüzün durmayacağı anlaşılınca bu kez partimizi hedef alan yargı süreçlerine yönelindi” diyen Çelik, hedefin yalnızca CHP olmadığını savundu.
Bu sürecin öğrencilerden gazetecilere, sanatçılardan sendikalara kadar geniş bir kesimi kapsadığını belirten Özgür Çelik, “300’den fazla öğrenci, genel başkanlar, sanatçılar, iş dünyası, sendikalar, gazeteciler ve televizyonlar hedef alındı” dedi.
CHP İstanbul İl Başkanı Çelik, “Vatandaşla kurduğumuz bağı koparmak, CHP’nin cumhurbaşkanı adayını tutuklayarak en güçlü adayı oyun dışına itmek ve sandığı askıya almak istiyorlar” ifadelerini kullandı.
İl Kongresi’ne ilişkin ilk davanın 19 Mart’ta açıldığını hatırlatan Çelik, “Görev süremizin bitmesine altı ay kala dava açıldı. Bunun üzerine biri olağanüstü olmak üzere iki kongre daha yaptık” dedi.
"BU İFADELERİN HANGİ KOŞULLARDA ALINDIĞINI..."
İBB soruşturmasından tutuklu olan bir kadın bürokrata zorla ifade verdirilmeye çalışıldığına bizzat şahit olduklarını vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:
"Kaldı ki biz bu ifadelerin ne amaçla verildiğini, hangi koşullarda alındığını biliyoruz. Ben bizzat Genel Başkanımız Özgür Özel ile bir bayram günü birlikte cezaevi ziyaretleri yaptık. Orada bir kadın belediye bürokratı açıkça şunu söyledi:
'Beni sağlık kontrolü diye bir odaya götürdüler. O odada adliyede ifademi alan savcı bana ‘ifadeni değiştir özgürlüğüne kavuş’ dedi. Ben de ne sorduysanız yanıtladım, başka soru varsa cevaplarım dedi. Savcı ‘başka soru yok ifadeni değiştir’ deyince, ne diyeyim yalan mı söyleyeyim dedim. Savcı da bana ‘sen bu kafayla özgürlüğüne kavuşamaz, uzun zaman çocuklarını göremezsin dedi’"
Özgür Çelik “Cemal Canpolat’ın beyanları o dönem çok konuşulmasına rağmen dava 1,5 sene sonra açıldı. Rakibimin listesinde yer alan Veli Gümüş’ün ifadeleri ise Beykoz Belediyesi’ne yönelik soruşturmada tutuklanmasından sonra dikkate alındı” ifadelerini kullandı.
Davada kendisiyle birlikte yargılanan diğer isimlerle ilgili çelişkili delillere de savunmasında uzun bir yer ayıran Çelik, sözlerini “Bu davanın akla ve vicdana uygun sona ermesi en büyük beklentimizdir” diyerek noktaladı.
RIZA AKPOLAT: "TEK SUÇUM ÖZGÜR ÇELİK’İN YAKIN ARKADAŞI OLMAK"
Daha sonra savunmasını yapan tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ise, sözlerine “Yalnız olmadığımızı hissetmeyi çok özlemişim. Bugün buraya gelen herkese çok teşekkür ederim. 1,5 sene boyunca tutukluluğa itiraz duruşmalarımızda gözümüze bile bakmadan tutukluluğa devam kararı veren hakimlerden sonra bana söz hakkı verdiğiniz için size teşekkür ederim sayın hakim” diyerek başladı.
Bir yıla yaklaşan tutukluluğunda yalnızca, tutukluluğunun 200. gününde itirafçı olduğuna dair çıkan haberler üzerine bir açıklama yaptığının altını çizen Akpolat, “Bu iddiaları dile getiren organize bir kötülükle nasıl mücadele edebilirim diye düşündüm. Ancak kendi kendime, 'Sabredeceğim; iddianame yazılacak, yargılama yapılacak' dedim. Nitekim, itirafçı olduğum yönündeki yalan, iddianame ortaya çıktığında nasıl çürüdüyse, diğer tüm iddiaların da yargılama sürecinde tek tek çürüyeceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.
Hakkındaki suçlamalara ilişkin somut bir delil bulunmadığını vurgulayan Rıza Akpolat, ses kayıtlarında adının geçmediğini ve iddianamede kendisine yöneltilmiş açık bir suçlama yer almadığını söyledi. İddianameyi defalarca okuduğunu belirten Akpolat, “Acaba hukukçu olmadığım için mi anlayamıyorum diye avukatlarıma sordum. Bana isnat edilen bir suç olup olmadığını sordum, onlar da herhangi bir suç unsuru bulamadıklarını söylediler” dedi.
Beşiktaş Belediye Başkanı Akpolat, kendisine yöneltilen suçlamaların esasen siyasi tercihlerine dayandığını savunarak, “Anlaşılan o ki benim tek suçum, Özgür Çelik’in yakın arkadaşı olmak” ifadelerini kullandı. Suçun ne olduğunun dahi net biçimde ortaya konulmadığını söyleyen Akpolat, “Bir delil sunulursa ona göre savunmamı yaparım. Ama ortada ne delil var ne de somut bir suçlama” diye konuştu.
İddianamede kendisine isnat edilen asıl hususun; kongrede Özgür Çelik’i desteklemesi olduğunu ve bu tercihten pişmanlık duymadığını belirten Akpolat, “Tek kişilik hücremdeyken hem bu kararla hem de Genel Başkanımız Özgür Özel’i desteklemekle ne kadar doğru bir karar verdiğimi bir kez daha gördüm ve gurur duydum” dedi.
CHP’de delegenin özgür iradesine müdahale edilmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Rıza Akpolat, “Bu tür süreçlerde her zaman konuşanlar olur, husumet varsa buna rastlanır. Ancak CHP’de delegenin özgür iradesini sakatlamaya kimsenin gücü yetmez. Bugün CHP’li arkadaşlarımın umudunu kaybetmiş bir şekilde beni yargılamasındansa, burada yargılanmayı onur sayıyorum” dedi.
Akpolat, savunmasını “Bu nedenlerle üzerime atılı suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum. Bunlar, içeriden çıkmak için konuşanların ve iftira atanların iddialarıdır” diyerek tamamladı.
"İKİ SANIK CEMAL CANPOLAT'IN LİSTESİNDEYDİ"
Çelik ayrıca, davada sanık olan eski Beykoz Belediyesi Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş ile soruşturmada şikâyetçi sıfatıyla ifade veren Müslim Aytaç’ın, 2023’teki il kongresinde kendisine rakip olan Cemal Canpolat’ın listesinde yer aldığını da savunmasında dile getirdi.
KABOĞLU’NDAN ZİYARET
İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu ile 10 yönetim kurulu üyesinin yargılandığı dava da bugün Silivri'de devam ediyor. Kaboğlu, kendi yargılandığı davaya verilen arada CHP davasını izlemek için salona geldi.
BİR YILDAN 3 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ!
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 4 Mart'ta başlatılan soruşturma kapsamında, 29 Ağustos'ta iddianame düzenlenmişti. Aralarında CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile tutuklu Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ve Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın da bulunduğu 10 kişi hakkında, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun "oylamaya hile karıştırılması" suçunu düzenleyen 112 maddesi uyarıca bir yıldan üç yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
GÜMÜŞ’E PEŞPEŞE SORULAR
Duruşmaya verilen aranın ardından, Beykoz Belediyesi soruşturması kapsamında tutuklu bulunan ve bu davada da sanık olarak yargılanan Veli Gümüş savunmasını yaptı.
Davaya konu olan kurultayda Özgür Çelik’in rakibi Cemal Canpolat’ın listesinde olan ve tutuklandıktan sonra verdiği ifadelerle soruşturmayı şekillendiren isimlerden olan Gümüş, "Canpolat’ın listesindeyken Özgür Çelik’in kazanması adına hile yapmam hayatın olağan akışına aykırıdır. Rıza Akpolat ve İnan Güney ise bu dosyanın tamamen dışındadır. Belki de İl Başkanı Sayın Özgür Çelik de bu konuların içinde değildi” diye konuştu.
Ses kaydında yer alan kişilerin Uğur Gökdemir, Murat Demir ve Fahrettin Çırak olduğunu belirten Gümüş, kaydı ise Uğur Gökdemir’in aldığını söyledi. Gümüş, soruşturma kısmındaki bazı ifadelerinde, ifadeyi alan savcı ile anlaşamadığını ve savcının kendisini eksik anlamış olabileceğini de öne sürdü. Akpolat ve Çelik’in avukatları, savunmasının ardından Gümüş’e beyanları hakkında bazı ek sorular yöneltti.
Yakın zaman önce CHP’den istifa edip bağımsız üye konumuna geçen sanıklardan Beykoz Belediye Meclisi Üyesi Uğur Gökdemir ise Veli Gümüş ile arasında husumet olduğundan dolayı ifadelerinde kendisine çeşitli suçlamalar yöneltmiş olabileceğini söyledi. Kendisinin de yer aldığı ses kayıtlarında ağırlıklı olarak kurultayı değil başka konuları konuştuklarını belirten Gökdemir, ses kayıtlarından hiçbir şekilde haberi olmadığını ve kayıtları kendisinin almadığını belirterek Gümüş’ün kendisine iftira attığını öne sürdü.
ARA KARAR AÇIKLANDI
Ara kararını açıklayan mahkeme, duruşmaya katılmayan 4 tutuksuz sanığın bir sonraki celsede dinlenmesine karar vererek davayı 9 Haziran 2026'ya erteledi.
NE OLMUŞTU?
Ekim 2023'teki 38. İstanbul Kongresi'nde Özgür Çelik CHP'nin İstanbul İl Başkanı seçilmişti. Ancak kongrenin iptali istemiyle açılan davada İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, tedbir kararı vermiş ve 2 Eylül'de mahkeme kararıyla Özgür Çelik'i görevden almıştı. Aldığı ara karar ile kongreyi geçersiz sayan mahkeme, CHP İstanbul İl Yönetimi'ni görevden almış ve kayyım heyeti atamış, heyetin başına da Gürsel Tekin'i getirmişti.
2 Eylül'de mahkeme kararıyla görevden alınan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, 24 Eylül'de yapılan olağanüstü kurultayda bir kez daha CHP İstanbul İl Başkanı seçilmişti. Gürsel Tekin ise 2 gün sonra partiden ihraç edilmişti.
Öte yandan aynı mahkeme, CHP'nin 24 Eylül'de İstanbul'da yaptığı olağanüstü il kongresinin durdurulması için İstanbul Valiliği ve Sarıyer İlçe Seçim Kurulu'na yazı göndermiş ancak YSK, kongrenin devam etmesine karar vermişti. Bu kongrede İl Başkanı seçilen Özgür Çelik, daha sonra YSK'den de mazbatasını almıştı.
Daha sonra CHP 39. Olağan İstanbul İl Kongresi’nde yeniden İl Başkanı seçilen Özgür Çelik, mazbatasını 24 Ekim’de Bahçelievler İlçe Seçim Kurulu’ndan almıştı.